Sabah ezanı alır götürür beni, sevdiğimi gördüğüm yola. “Mahur Beste” çalınca içtiğim acı tütünün koca filtresi gelir aklıma. Montumun naylon astarına dökülen tütün taneleri gelir. Fenerin maçı, kapalı Kadıköy yolları. Uzun yolda dinlenilen müzik, bir kameradan bakmamızı sağlar hayata adeta bir filmin karakteri olurum. Kendi filmimin. Kalasla bakışırız çoğu zaman. Bir fare evine koca bir...
Son Yazılar:
Mélenchon ve Teknofeodalizm: Fransız Solu İçin Strateji Nedir?
Kıyamet Şimdi ve Sonra: Yapay Zekâ, Kapitalizmin Nihai Hedefidir
Misale Masal Hicran (Şiir)
akşam (şiir)
kalbim (şiir)
Soğuk Yazgı (Şiir)
Biraz Daha Ev Biraz Daha Sevgili (Şiir)
yüzleşerek (şiir)
Büyük Çiftlik Sahibinin Kızı (Şiir)
bozuk gül (şiir)
Gökalp’lerin Gülsün’e Limon Çiçeği Kolonyası Şiiri
Aşk Üşümesin (Şiir)
otopsi (şiir)
kendimi kazdığım derin (şiir)
Günümüz Profesyonel Matematiğinin Sonu Üzerine
“Bakışın Nesnesi” Akademililer Sanat Galerisi’nde
Alain Badiou: Başka Bir Dünya İmkânının Savunusu, Felsefenin Yeniden Çağrısı
Hukuksal Emperyalizm: Geç Emperyalizmde Uluslararası Hukuk ve Bağımlılık
Yapay Zekânız Pek Güzelmiş de Mülkiyeti Kimde?
Ana Sayfa
Erdem Ocak
Yazar: Erdem Ocak
Elmalar (Öykü)
Güzel kış sabahında hava sıcak, yerdeki birikmiş kar ayna gibi yansıtıyor güneş ışığını. Çatıların buzu eriyor, damla damla düşüyor karın üstüne. Annem payizden sandığa koyduğu elmalardan birkaçını çıkarmış. Evin kokusuna baskınlığıyla ekşi elma kokusu yayılmış. Elmaların kokusu, renginin yeşili kadar keskin. Tatları akşamı bekleyecek olan keskin elmaların kokusunu evde bırakıp dışarı çıkıyorum. Kış olduğundan hayvanlar...

