Robin Çoban’ın temas, aynı geminin yolcuları, zamana akan, dönüşüm, sıkışanlar ve dünyamın yükü isimli heykellerinden referansla zamandan kurtulan bir şey yuvarlanır...
Son Yazılar:
Nurettin Rençber’den Hüznün ve Halkın Şarkıları
Yaratıcılığın Kıyısında Dengeyi Aramak
ŞEFFAFLIK VE MALZEMENİN DANSI: NAUM GABO’NUN KONSTRÜKTİVİST DÜNYASI
John Ruskin’in Eseri: Modern Düşünce ve Yaşama Etkisi – IV
Sansür Merkezinden, Basın Müzesine: #Ey Özgürlük Sergisi
KUYRUGUNDA DALGANIN ANISI: ESEN SOLTAY’IN LOGİA’SI
Proust’ta Belleğin Hiper-Nesneleri
Enis Batur Denemeciliği Üzerine Eksik Bir Deneme
Epirus Müziği: Dağların Yankılanan Ruhu
Galeri Kev’den Ara Katman Sergisi
Virginia Woolf: Kimseyi Esirgemez Bu Dalgalar
ANKARA’DA TABELA FOTOĞRAFLARI: TOPLUMSAL BOŞLUĞUN YENİ RİTÜELLERİ
Asmalımescit Art Galeri’de Tuba Büyükdoğan Sergisi-Self Portraits: Hedgehog’s Dilemma
CERMODERN, İLK SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK RAPORUNU KAMUOYU İLE PAYLAŞTI
Kırık Bir Formun Melankolisi
Kurşunlu Han’ın Sessizliğinde: Nuray Özler Yolcu ile Ansız Anda Sergisi
Sergi: Maslak 310’da Rastlaşmalar
Yunanistan Sineması Günleri, 2 Aralık’ta başlıyor
SENDEN GERİYE KALAN’IN VE FİLİSTİNLİLERİN MAKUS TALİHİ
Yazar: Hicran Aslan
vay ateşten o topukların hâline (şii)
Ateş Alpar’ın “Arzularımdan Koru Beni”fotoğraf serisinden referansla bilgi zenginliğinin gürültüye dönüştüğü bu sınırda bir topuk en çok nedir ki ten ve hafıza fobik nesneye dönüştürülen aklı aşma yeteneği her türlü ötekilik topuktan bakar dünyaya vay ateşten o topukların hâline ki Onlar’dır cehennemin kalbi tavus kuşunun kuyruğundakiler gibi gözleri vardır...
ŞİİRDE SÜPREMATİK, İNFORMEL VE POSTMODERN EĞİLİMLER ÜZERİNE
Çizgiden renge, renkten ışığa ve onu anlamlandıran gölgeye, tek boyutluluktan çok boyutlu gösterimlere, katı kavramsal içe kapanışlardan soyuta, soyuttan olanaklara ve olasılıkların sonsuzluğuna… Başta göz, bir ayna gibiydi. Olanı görmek, görüntüyü dondurarak detayların algılanmasını sağlamak, tanrıyı aramak, korkunun eşsiz veriminde heyecanla kalmak… İnsanı eğitmek, tanrıyı görünür kılmak, öğreticiliğin gücünü, bilginin egemenliğini ve imzayı keşfetmek, sanatçının...
Queer ve Feminist Pratiğin Performatif Şiire Etkileri Üzerine-2
Performans sanatının ana ögesi beden temsiliyetidir. Elbette şiir daha yazı yokken bile sözle, sesle ve bedenle zaten performatif bir formda ilişkilenir. Şiir yazının kadrajına sığmayacak genişlikte, zamanlılıkta yapısıyla diğer edebiyat alanlarından ayrılır. Burada irdeleyeceğim şey zaten bilinen şeyleri tekrar etmek değil; şiirin rep, hip hop, dengbej, âşık atışmaları, tiyatral formlarda okunarak bir gösteriye dönüşmesinin bunun...
Queer ve Feminist Pratiğin Performans Sanatıyla İç İçeliği Üzerine Bir Deneme-1
Performans sanatının ana ögesi olan beden temsiliyeti 1960’lardan günümüze dramatik hatta distopik dönüşümler geçirdi. Bedeni gösterileştirmek, abu gösteride kurulu tahakkümleri görünür, eleştirilir ve hatta alternatif bir yaşam modelinin hayalini gerçeğe dönüştürmenin anahtarı yapabilir. Queer teorinin ve feminist söylemin zengin argümanlarıyla oluşturduğu tartışma ortamı, alanlara dökülen insanların sanatın bütün yaratıcı kodlarını da üstlenerek geliştirdiği -ben...
Metal Kolektif: Ürettikçe Arınmak
Doğru bakmak, birbirimizin gözlerini yıkamak için bir araya gelen, sesiyle-oluşu- ve duruşuyla birbirine güç veren bir kadın kolektifi. Sanat aslında bitti! Sanat yoktur! Her şeye rağmen sanat! deneysel-dijital-artırılmış gerçekçilik-fütürist, performatif, disiplinler arası tartışmaları içinde sanatı tanrılaştırmayı reddederken; yaptığı işlerden çok oluşturduğu ilişkiler ağıyla konuşulanlardan olmak niyetinde değil. Yeni bir iş sektörü haline dönüşen sanat- kültür-...
AÇIK ŞİİR: HİÇKİMSE!’NİN ŞAİRİ OLMAK
Bireysel şiir yazım anlayışını yeniden sorguluyor Açık Şiir. Şiiri ve şairi kendi merkezinden, çevresinden, kişisel tarihinden, egosundan kurtarmak için şiire bir karşı hamle yapmak için bir şans veriyor. Aynı zamanda malzemenin hakimiyetini, otoritesini de azaltmak için olanaklarla dolu.






