Kucağında ¨Cavalier King Charles Spaniel¨ cinsi köpeği tutmakta devam eden bir gazete okuru, sol eliyle kavradığı gazetesini yanı başındaki üç arkadaşına okuyor. Paris’te basılan ama Napoli’ye galiba birkaç günde ulaşmış Gazette de France’ın son sayısını okuyan, Polonez Kontu Potocki’dir; İtalya’da gönüllü sürgündedir. Diğer üç çehreden biri sanki anlatılanları daha iyi işitmek üzere kulağını yan çevirip...
Son Yazılar:
Poltergeist ya da Sinyalsiz Ekrandan Dışarı Fırlayan Dehşet
Zeki Faik İzer – Zühtü Müritoğlu – Elif Naci Üzerine Bir Kartpostal Okuması
KÜLÜN İÇİNDE KALAN HARFLER
ARAP DÜNYASININ YENİ YILDIZI: HALA BENSAID
11. Hitay Vakfı Sanat Yarışması Başvuruları 30 Haziran’a Uzatıldı
DÜNYANIN EN ÜNLÜ SAHAFI MOHAMED AZİZ: KİTAP YAŞAMDIR
İnsan-Sonrası Bir Dünya: “Three Robots” ve Bir Kedi
MODERNİZMİN GÖRÜNTÜSEL YAPISI
Geçmiş Kimin? Arkeoloji, Siyaset ve Kültürel Mirasın Sahipliği
Hegel’in “efendi-köle diyalektiği” nedir?
Aynalar, Tlön, Kizaemon Ido ve Çatlaklar
“Bir Kentin Hafızası Kaç Dilde Yazılır?”
“Tiffany’de Kahvaltı”dan, “Cesur Yeni Dünya”ya
Star Wars Anlatı Sanatı Müzesi
Jean-Marc Veliscek: “Fransız sineması, bir film laboratuvarıdır.”
Seslerin Yerleştiği Konak: Edirne Müzik Müzesi
Kültürel Zeynalar ve Ninalar: Türkiye’deki Sinema ve Dizi Endüstrilerinde Teknik Alanda Yaratıcı Kadın Emeği
Cumartesi Anneleri ya da Masanın Altındaki Hayalet
Toprağın Altından Vitrine: Kazı Bilgisi Müzeye Ulaşabiliyor mu?
Kategori: Litera
ŞİİRCİ NOTLARI
1 ESİN’in yoğun akışıyla ortaya çıkabilen taşkınlık, çekidüzen eksikliği, sabuklama gibi görülebiliyor. Doğurgan bir baş dönmesi düzenlenebilir mi? Sanatçı, ruh çağırır gibi, davet edebilir mi yaratıcı rüzgârı? “İlhama inanırım ama O gelmese de ben çalışırım”, diyordu Moravia. “Tasarılarla, hazırlıklarla yapılabilen bir şey değildir EDEBİYAT. Gerçek SANAT, özgür ve spontanedir.” diyordu. Çelişki var,...
Burnuma Mars Tozu Kaçtı!
İnsan bir hikâye tutturmuşsa bunu hiç küfürle, hakaretle dolu hayal eder mi? Kibarlığı yok etmek istiyorsa demek ki, işte belki o zaman… Mars’ın meşhur düzlüğüne, Utopia Planitia’ya doğru süzülürken içinde bulunduğumuz aracın iniş takımı kokpitin altından gelen gıcırtılar eşliğinde açıldı. Fakat araç iniş noktasına oldukça yakınken bir anda süzülmeyi durdurdu ve havada asılı kaldı. Pilotun...
sefil köpeğin gevelediği (şiir)
I. Ah, kabuklar. Çekiç seslerinden kulaklarımda kalın bir vurgun. Gözlerim kendini imhaya meyilli, görmekten feragat etmeye… Hatıralar, tekrarlar kendini. II. Soluğuyla etine bağlanan, içine uzak bir ülke nefesim. Kentlerin büyük bulvarlarında, su mazgallarının dumanları arasındaki kayıp köpekler gibiyim. III. Bir zamanlar evcilken sokağa atılmış, yeni sahibi evde değilken alıştığı sokaklara kaçıp, ne sokağa...
NİLGÜN MARMARA’NIN GÜNAHKAR ŞİİRİ
13 Ekim 1987’de daha 29 yaşındayken ‘intihar’ eden ve Cemal Süreya’nın “Zelda”sı olarak da bilinen şair Nilgün Marmara’da kişiliksizliğin zorunluluğuna karşı verilen toplumsal mücadeleyi modernizmin reddetmesi üzerine oluşan itirafçı bakış açısı, şiirini kendi içinde bir keşif toprağı haline getirmiş ve çözülmemiş çatışmaları dramatize ederek birinci şahıs dizelerinde son derece sahici ve içtenlikli konular üzerine yazmasını...
CHATTERTON’IN ÖLÜMÜ, SANATÇININ ÖLÜMÜ
Bu yazı Corona salgını sırasında onuru için intihar eden müzisyenlere ithaf olunmuştur. “Uzun süren güzelim bir intihardır sanatçı yaşamı.” Oscar Wilde Romantizmin belki de en kalıcı imgesi, küçücük bir tavan arasında, yatağında sırtüstü uzanan bir şairin imgesidir; genç ve güzel, göz alıcı bir cesettir bu. Meleksi bir ışığı olan bu şair, dehası nedeniyle acı çekmiştir;...
Lambo’da (Öykü)
Sesleri kaçırmamalıydım. Her an eksilen şehrin seslerini. Talan devam ediyordu. Önce insanları göçmüştü bu şehrin. Güzel insanları. Sonradan kumrular azaldı. Şehir eksilirken ben sesleri düşündüm burkularak. Sesler de yitiyordu. Şehrin o seslerini yakalamalıydım. Hiç olmazsa bulabildiklerimi, onlar da gitmeden. Hangi gündü? Sesleri kaydetmeye çıktığımız o kışın soğuk günlerinden biriydi. Bunu hatırlıyorum. Koyu, kurşun...
Hepimiz Masumuz
Weidmannsheil! Geçen hafta faili meçhul bir cinayet işlendi. Sahibi tarafından tasması biraz gevşek bırakılan bir köpek, her zamanki masumane tavrıyla etrafı kokluyordu. Sokak boyunca uzanan ağaçların ve çalıların arasında kimisi çocuklarıyla geziniyordu, kimisi market arabasını evine doğru itekliyordu, mevzubahis köpeğin sahibi ise hemen yanındaki bir başka köpekli dostuyla sohbete dalmıştı. Tam o esnada acıyla dolu...
küçük İSKENDER ŞİİRİ VE MARJİNAL DEVRİM!
Eskiden çok güzel türküler söylerdi, artık onları söyleyemez. Fıkralar anlatırdı, artık onları da anlatamaz. Çünkü, 3 Temmuz 2019’da onu yitirdik. Ölüm nedeni: Kanser! “Erotika”yı onunla öğrendik. Rimbaud’un ruh dünyasında, bizi o gezdirdi. Aşkın, bildik popüler tanımların dışında bir şey olduğunu anlatırken bir yandan da Türkçenin enfes kıvamına gönüllerimizi hazırlıyordu. Kökü mazide bir geleceğin dili olarak...
DİDEM MADAK ŞİİRİ YA DA KUTUPLARI
Gezi Parkı direnişinden sonra Taksim Meydanı ve Gezi Parkı’nın bariyerlerle kapatılmasıyla birlikte, kohezyon merkezi Türkler için kayboldu. İnsanlar şehirlerden dışarıya ve yeni yaratılan banliyölere doğru hareket etmeye başladı. Kadınlar, Gezi Parkı direnişi zamanı istihdamının tadına baktıktan sonra ev işlerine geri dönmek istemedi. Azınlıklar da yeni bulunan özgürlüklerin etkisini hissetti. Her şeyi merkezleyen atomu böldük ve...









