üşüyorum güneşsiz bir kış sabahında yer beyaz gök kül rengi ıssız yolların kavak ağaçlarıdır düşünceler-giderek eriyorlar siste. kumsalda terk edilmiş bir gemi enkazı zaman- yavaş yavaş ve kendiliğinden çürüyor- kargalar kederli bir dize yazıyor bulutların sayfasına geçip giderken, fırsatı kaçırmış karşılaşmalara dair… üşüyorum uzakta yalnız bir ağaç direniyor karlarla kaplı düzlükte simetrisini çoktan yitirmiş...
Son Yazılar:
23 NİSAN ÇOCUK BAYRAMI NEW YORK BİRLEŞMİŞ MİLLETLER’DE
Meçhul (Şiir)
Kumaş Katlama Sanatı (Şiir)
Felsefenin “-e Göre” Şiiri
Reha Bilge’den “Ressam ve Şair Tevfik Fikret” Kitabı Raflarda
BAHAR ŞİİRİ (ŞİİR)
Kırlangıçlar Gider Gelir (Şiir)
Ağaç ve… (Şiir)
Modern insan neden kendi efendisi olamıyor?
Yirmi Beş Kuruş İçin… (Öykü)
SANAT HAYATIN GERİSİNE Mİ DÜŞTÜ
Eril Rapunzel (Şiir)
KIYI ÖPÜŞMESİ (ŞİİR)
ANLATILMAYAN (ŞİİR)
Osman Hamdi Bey: Resim Geleneği İçindeki Yeri
Mustafa Ağatekin: “İşin sonu, neticesi” demek encam
Yeni Dünya Düzeni: Etobur Yırtıcıların Geçit Töreni
haplar ve laflar dünyasının paslı yazgısına şiirden merhem ezen çocuğun hikayesi (şiir)
ÇAĞILTI (ŞİİR)
Kategori: Litera
Antigone’nin direnişi
İki Yunan “khiton”u giymiş kadın sağ ve sol elleri başında sanki sokaktan geçenlere bakmaktadır. Mimarlık tarihinde narin ve kıvrımlı İon, sağlam ve bombeli Dor, çiçekli yapraklarla kıvrım kıvrım, detaylı Korint olarak bilinen Yunan sütunlarına eklenen dördüncü bir sütun olarak adlandırılır Karyatidler. En ünlü örneği ise M.Ö. 406’da inşa edilen Atina Akropolisi’ndeki Erekhtheion Tapınağı’ndaki kadın sütunlarıdır....
Naif (Şiir)
incirin içinde kurt var ısırdım ekmeğin kâbus gibi bozulan et kurt kaynıyor bir umudu çalmak ne kadar kolay avakado kumruları ne kadar naif çevreye bakındım hiçbir zaman net yanıtlar bulamadım öngörülmez şeylerdi kaygan taşlar toplanan dağılan açılan kapanan bezgin ya da kaygılı düşmanca bir ihtiyatla dikiliyordu çatılar ve yollar kayboluyordu son bir kavisle ...
GÜZEL İNSAN
Akıttığım kanımdır yazdığım her bir dize…1 Böyle puslu kasım akşamları, kaldırım taşlarında tekerlenen kuru çınar yapraklarını çiğneyerek yürürken, çıtırtılarında bazen Aragon’u düşünürüm. … Diyeceğim, her şeye rağmen şu hayat güzeldi… …Geçin delişmen anılarım ah senelerim benim Ve sen geldin, aylardan kasımdı…2 Sonra Attila İlhan, …Aylardan kasımdı üşüyorduk Ağacın biri bulvarda ölüyordu..3. Bu arada bazen ağaçlı...
Kısmetse Olur- I
“Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu? Bunu ancak akıl sahipleri düşünüp öğüt alır.” Zumer Suresi 9.Ayet Newton’dan Çıktık Yola Freud’da Verdik Mola Memlekette her gün yeni ölümler oluyor, içim yanıyor, elimden gelen herhangi bir şey olmadığından üzüntüden kahroluyorum. 13 Mart 2016 Ankara katliamından sonra kafam aylarca durdu – işlemez hale geldi, günlerce sokağa çıkamadım. Bu...
AVARE KELİMELER PANDEMİSİ: SİMYA SORGUSU
Tanrının eğlencesi biz miyiz, sinekler mi? Düşündükçe siniyorum, sessiz kuyu içime anlıyordur elbet Tanrı, neden sakındığımı sinekler bulmasın, tin, ten ve tün endişemi sonsuzluğa sarktığımda… sineklerin yazdığı vızıltıdan baht mı dokunur? doğayı leş otağı bellemişken o zar kanatlılar hem, covid-19 tutsaklığı belki sabrın provası kuluçka ağı, parazit yazgı;kâr rahat olur mu? 65 üstü...
SALİH AYDEMİR: RETORİK VE ŞİİR
Sözün hakimiyeti bazen tahakküm ile son bulurken, bazen de demokrasiyle; belleği güçlü ve özgürlüğü bir kere tatmış topluluk ya da toplumlarda daha çok demokrasiyle kendini bulurken bu durumdan yoksun olanlarda ise tahakkümü kökleştirir. En küçük birim olan aileden tutun da toplumlara ve dünyaya baktığımızda sözün ikna (etkileme) gücünün yabana atılır bir şey olmadığını görüyoruz; özellikle...
DÜN’ÜN ve YARIN’IN KAPISINI ARALAMAK
“kapı aralığından” ŞİİR KİTABI ÜSTÜNE İnsan kısa yaşamında en az bir kez “öteki”leştirilmeye maruz kalmıştır. Sınıfta, dolmuşta, pasaport sırasında, meydanlarda, karakolda veyahut işkencehanelerde. Mekanın öneminin ötekileştirmenin şiddeti ile orantılı olmasını bir kenara bırakırsak her insanın bu çağda en az bir kere maruz kaldığı ötekileştirmeyi bilerek ya da bilmeyerek bir başkasına yapması aklın neresine sığmakta? Utkun...
yokuz bugün ölecek kadar (şiir)
I … k a l b i m … yalnızlık özgürlüktür olağan işleyişin sakin kumaşını yırtar vücudu ölmekle kusurlu dikine bir bıcak yarasıdır yalnızlık istanbul uyurken kanar yanıp devrilen odunların küllerinden bir yeraltı örgütü yalnızlık sur dibinde şarap...
E(K)-MEKTUP
yeni bir yaşam formu kalmamıştır; yenisi de hızla yoldadır. Bir takıntı mıdır (!) bilinmez, insanlar bana sürekli ‘e-posta’ ifadesiyle geldikçe, onlara karşı, ‘elektronik posta’ ifadesini kullanıyorum. Tabii, ben bir sözcüğü tam haliyle yazana kadar, karşıdaki kişiler (editörler, akademisyenler, yazarlar ve diğer sanatçılar da dahil) ‘tmm, mail, eposta, eps’ vb. ifadelerle olayı kapatıveriyorlar. Sıklıkla, kendimi hızın...








