Sanat nesnesinin anlamının kolaylıkla çözülmesi onun enigmasının olmadığını ve labirentin çözüldüğünü fark etmektir. Nereye gideceğimizi biliriz artık. Yapıt açık ve her şeyiyle ortadadır. Ancak beğeni çağından bu yana bu anlaşılır bir durum. Aydınlanma ile birlikte beğeninin sorun edildiği felsefi estetik, beğeni sahibi olmanın birikim istediği bir zümrenin kültüründe anlamak ve değer vermek, yargıda bulunmak konusunda...
Son Yazılar:
Ahmet Güntan’a Birinci Mektup
1937 Enternasyonal Fuarının Kayıp Maketleri: Efes ve Bergama Harabeleri
Uzaktan Dokunmak: Bakılmanın Hissi
Felsefe Bilmeden Çağdaş Sanat Yapılabilir mi?
Primitif Sanat ve Uygarlık: Sanatsal Düşüncede İlkel İmgelerin Yeniden İnşası
Ömer Erdem’in Evvel’inde Dilin Kaybettiği Dünya ve Dünyanın Kaybettiği Dil
NÂZIM HİKMET’İN EN KAPSAMLI SERGİSİ “ROMANTİKA” İZMİR’DE AÇILDI
Boşluğun Çağrısı Üzerine: İntihar, Hayat ve Direniş Üstüne Kazı
Cenk Gündoğdu’nun son kitabı üzerine: Yaz Bunaltısı, Yaz Melankolisi
Edebiyatta Teorinin Gerekliliği
Yapay Zeka Devrimi Neden Kapitalizmi Öldürebilir?
Sinopale’nin 10. Edisyonu 2 Eylül’de Üretim Süreciyle Başlıyor!
Yazma Uğraşı, Ockham’ın Usturası Ve Bir Tohum Sözcük
Beste Naz Karaca: Özne Olma Sürecinde Benlik İnşası
“Tek başımayım ve perişanım”: Stefan Zweig, Joseph Roth dostluğu
Yapay Zeka İşlerimizi Ele Geçirmeye Gelmiyor. Ücretlerimizi Ele Geçirmeye Geliyor.
Hızlı Gazeteci’nin ilk, daha karikatürize dönemi (1980-1981)
Epik Tiyatro: Brecht, Öngören ve diğerleri…
2025 Arthur C. Clarke Ödüllü ANNIE BOT Şimdi Raflarda!
Kategori: Litera
İdris Sezgin Şiirine Bakış Denemesi
İdris Sezgin’in Yasakmeyve yayınlarından çıkarmış olduğu Doğu’nun Belleği (Ekim 2015 ) kitabı, doğunun izinden batıyı, batı izleğinden doğuyu, yaşanmışlıklar ve yaşanmamışlıklar arasından şairlerin ortak bir duyarlılığına yaklaştırır, var olma kaygısıyla hesaplaşır şiirlerinde. Birey olmanın getirdiği savrulmaları bir misafir gibi karşılar doğu belleğiyle ve teslim eder şiirini, ama insanın doğusundan gidemeyeceğini bilir de bırakır, kitaptaki...
Hepimiz Siyah Poşetten Çıktık…
Uzun zamandır söylemek istediğim bir şey bu. Kendi kendime düşünüp durduğum, abartmış olacağım ihtimalini göz ardı edemediğim, alalede bir şey… Bilirsiniz, “felsefe yapmak” dilimize olumsuz manada girmiştir. “Amma felsefe yaptın” deyiverirler alnının ortasına. Öte yandan, kahve köşelerinde, ayak üzeri sohbetlerde, ağız bulan konuşur. Dostoyevski, Gogol’e atfen; “Hepimiz onun Palto’sundan çıktık,” der. Ben de şöyle eğiyorum...
Temsil-iyet krizine bir geç-iş.
Jean-François Niceron, “Anamorphose: Louis XIII in front of the crucifix” 1638-42. “Görmekle her yer arzuya açılır, fakat arzu görmekle tatmin olmaz.” Jean Starobinski Temsiliyet, yargı gücünü iyi kullanan erklerin giyindiği toplumsal maskedir. Bir temsiliyet formu ve formlarının tarihsel çerçevede düşünülmesi ve sosyolojik olarak düzenlenişi, burjuva toplumunun çok değişkenli örülmüş (publicus) kamu modeline dayanır. Fakat genel...
HALA BAUDELAIRE KADAR YALNIZIZ
Sanatı endüstrileşmeyle birlikte düşündüğümüzde kabaca üç dönem saptıyoruz: Endüstri devrimi öncesi, endüstri devrimiyle kültür endüstrisi arası ve kültür endüstrisi sonrası. Bu dönemselleştirme, kapitalizmin geçirdiği aşamalara da denk düşüyor elbette: Pre-kapitalist dönem, sömürgeci kapitalizm, postkolonyal globalist kapitalizm. Her şeyi metalaştıran yeni bir paradigmanın evrensel ölçekte egemen hale gelmesiyle birlikte sanat yapıtı da ister istemez metalaşacaktı. Özerk...
Bitmedi Kavga, Bitmeyecek!
Duydunuz mu, Üreticiler Birliği işçi ücretlerinde indirim yapmış! O vadide binlerce işçi çalışıyor. Elma topluyorlar. Her yıl olduğu gibi yine geçici olarak bölgede kurulan çadır alanlarına yerleştirilmişler. Elma işinden sonra, çoğu güneye inecek. Pamuk toplama işine başlayacaklar. Çalışma koşulları zor. Yaşam koşulları zor o vadide. Çiftlik sahiplerinin adamları gün boyunca başlarından hiç ayrılmıyor. Şefler....
LORD BYRON’IN ROMANTİZMİNDE LİBİDO ve DESTRUDO
Shakespeare’den sonra, Dickens’la beraber muhtemelen en çok okunan İngiliz yazarı olan Lord Byron skandallarla ve kahramanlıklarla anılan sıradışı bir hayat yaşadı. Eğer 19. yüzyılda, 20. yüzyıldaki James Dean tipi bir “Hızlı yaşa, genç öl” felsefesi varsa, o kesinlikle Lord Byron’dan ilham almıştı. Byron 19. yüzyılın ilk çeyreğinin gerçek anlamda “rock star”ıydı. İnsanları şaşkınlığa uğratan sansasyonel...
HAYATI HATIRLAMAYA DAVET: MAHMUT ŞENOL VE BİZİM UNUTTUĞUMUZ ŞEY
Romanlarıyla bilinen edebiyatçı Mahmut Şenol’un öykü derlemesi Bizim Unuttuğumuz Şey, başkalarının yargılarıyla etrafı sarılmış hissedenlere terapi niyetiyle yazılmış sanki. Temposu yüksek, mizahı ince, şaşırtmacası son dakika gollerinde değil oyunun oynanış biçiminde. Mahmut Şenol tatlı bir alayla yatak odalarında, iş yerlerinde, bazen de Amerikan banliyölerinde gezinirken mizahının içinde âşıkları, arsızları, utangaçları eritiyor. Hangisi cevher, hangisi cüruf...
Bir Afrika Hikayesi: Kililana Şarkısı
Yayınlandığı dönem Quest-France ve Lucioles gibi ödüllere layık görülen Kililana Şarkısı Dokuzuncu Sanat yayınları tarafından geçtiğimiz yıl Türkçe’ye kazandırıldı. Muhafazakar toplumlar pek çok sıkıntıyla boğuşurlar, bunlardan biri de hikaye anlatımı. Her şeyi üstü kapalı bir şekilde yapmaya şartlanmış zihinler özgürce yaşama şansı tanındığında, ellerine imkan verildiğinde dahi açık olmayı başaramazlar, artık o yeti kaybolmuştur zira....

![30422010_10214186150879823_507801463_n[1] İdris Sezgin Şiirine Bakış Denemesi](https://ekdergi.com/wp-content/uploads/2018/05/30422010_10214186150879823_507801463_n1.png)







