Birincisi o incecik, o dal gibi kız, Şimdi galiba bir tüccar karısı. Ne kadar şişmanlamıştır kim bilir. Ama yinede de görmeyi çok isterim, Kolay mi? İlk göz ağrısı. Orhan Veli “Bugün zengin olsaydım kendimi suçlardım. Fakat hiçbir şeyim yok, her şeyi çarçur ettim; bu beni biraz avutuyor ve yaptıklarımı haklı çıkartıyor.” Tarihin en şöhretli çapkınına...
Son Yazılar:
Beat kuşağı ve Beatnikler hakkında 10 film
Osmanlı’da Bayramın Zarafeti: Bir Kartpostalın Anlattıkları
Göğün Altında (Şiir)
Bir Tiyatro Mirası: Antonin Artaud ve Bali Tiyatrosu
SENDEN YANA
BESBELLİ (ŞİİR)
Döngü (Şiir)
Leyla Qasim’a (Şiir)
Işıkla Yazan Yaprak: Işıkla Yazılan Fotoğraf
FİKRET MUALLA’NIN FİLMİNİ ÇEKMEK VE ANILAR…
Galeri Kev’den Yeni Sergi: Fırat Altındal-Yapısöküm
John Ruskin’in Eseri Modern Düşünce ve Yaşama Etkisi – V
cenneti gördüm (şiir)
Gözleri İki Pankart! (Şiir)
ŞAMDANLARI DONATINCA (ŞİİR)
EDİP CANSEVER ŞİİRLERİ ÜZERİNE BİR OKUMA
Yanılgı Lekesi (Şiir)
SÖYLEŞİRKEN BİR ŞAİR DOSTLA (ŞİİR)
Stefan Zweig ve Viyana
Kategori: Litera
IPHONE KULAKLIĞI VE AHMET MİTHAT EFENDİ
36.İstanbul Kitap Fuarı dokuz gün boyunca toplamda 742.445 kişi tarafından ziyaret edilip Türkiye rekoru kırarak geçtiğimiz pazar günü son buldu. Lise yıllarımda, Nisan ayı geldiği zaman İzmir’de kitap fuarı heyecanı başlar, bende de aynı heyecan misliyle yeşerirdi. Kitaplarını okuyarak adeta bir “süper kahraman” haline getirdiğim yazar ve şairleri görecek ve hatta onlarla konuşacak olmanın duygusu...
KIRMIZI ŞAPKALI TESPİT BÖCEĞİ
Kolaylıkla zenginleştirebildiğimiz, kendimize göre yeniden biçimlendirebildiğimiz popüler masal hangisidir? Kırmızı Şapkalı Kız, doğru bildiniz! Öncelikle bir cazibe barındırıyor; evet, yalnızca anlatıcı olmakla yetinmeyin, masal kahramanlarından birinin rolünü de üstlenmek için özel bir çağrı mı bekliyorsunuz yoksa? Rol seçiminde sonuna kadar özgürsüzünüz ama kulağınıza fısıldayıverelim; seçim meselesinin işin içine karıştığı her durumda olduğu gibi, burada da...
ŞİİR’İN DİRENİŞİ
Şiir, esas itibariyle, şiirin kendisinden daha fazlası ve daha başka bir şey olandır. Ya da daha doğrusu, şiirin kendisi, şiirin aslında hiç olmadığı bir yerde daha yerinde olabilir. Anlıyorsak eğer, eğer şu ya da bu şekilde bir anlam eşiğine erişiyorsak, bu şiirsel olarak gerçekleşir. Bu şiirin bazı anlam biçimleri ya da erişim aracı oluşturduğu...
Post-modernist Şiirler(!) Sirki
Şiir okurunun mumla arandığı coğrafyamızda, var olan az sayıdaki şiir okurunu da şiirden soğutan post-modernist şiir anlayışının görsel şiir algısı dışında kalan yazılı metin örnekleri, hiç şüphesiz çağımızın genel politik tavrının ürünüdür. Edebiyat dergilerine ve şiir yıllıklarına göz attığınızda, başat olan anlayışın hâlihazırda post-modernist şiir anlayışı olduğunu görürsünüz. Uzun yıllardır ülkemizin şiir düzleminde ağırlığı olan...
ŞİİRİMİZİN SON DÖNEM BAKİYESİ : 2000’ler
-Cenk Gündoğdu’nun “2000’ler Şiiri Antolojisi” Üzerine Tespitler- Geçmişin geleceğe doğru taşınması adına yapılanların kayıt altına alınması, nitelikli görülenlerin diğerlerinden ayrılarak bir köşeye yazılması önemli bir iştir. Edebiyatta ve daha özelde şiir namına bu işi dergilerden ziyade yıllıkların ve antolojilerin yük edindiği bir gerçek… Dergiler; daha sıcak ve yaşayan mevkilermiş gibi görünse de hem düzensiz bir...
Yaşamın Sanatlaştırılması
Özellikle 80’li yıllarda başlayıp bugüne kadar romanımızda süren etkilerden birinin de 60’lı ve 70’li yıllarda devrimci mücadelenin içinde bulunmuş insanların yazar, özellikle de romancı olarak bu dönemde yaşadıklarını romanlarında, öykülerinde aktarma çabalarıyla ilgili olduğunu gördük. Çoğu da bildiğimiz gibi bu yaşadıklarını; solu, solcuyu, sol mücadeleyi aşağılamak, karalamak için kullandı. (Bunda, ne kadar karalar, aşağılarlarsa, edebiyat...
Tottenham’ın “Tutunamayan” Çocukları
Gençlik yıllarında başladığı yazın hayatını kadın, göçmenlik ve ırkçılık temalarının ağır bastığı öyküler ile sürdüren, “Londra’dan Bir Kadın Döndü”, “Fakir Cennet”, “Zabit Londra’da” gibi öykü kitaplarıyla tanınan Dursaliye Şahan ile ilk romanı “Tottenham Çocukları” üzerine bir sohbet yaptık. Bize daha doğrusu bu röportajı okuyan okurlara biraz kendinizden söz eder misin? Yazın hayatına öykü ile başlamış,...
Athanatos: Değişmeyen tek şey direncin kendisi
Modern insan amaçsızca yer değiştiren tek canlı türüdür herhalde. Göçebe topluluklar, tıpkı göçmen kuşlar gibi bir doğal sebeple yer değiştirirler. Suyun ya da avın peşindedirler. Fakat modern insan, yalanların peşinde yer değiştiriyor. İsmiyle çağrışımların hükmünü peşine takan, peşin hükümlere kapı aralayan ancak kendisi ön yargılarla hesaplar kapatan ”Athatanos” bir ilk kitap olarak Mahir Ergun imzası...
Ezilenler olarak “yabancı”
“Kölelerin çoğunun akıllı, cesur ve hatta filozof olduklarına ilişkin yeterli kanıt vardır” Macrobius Ezilenler, toplumsaldır/apaçıktır. Bir insan ezilen olabilirken bir diğer insan ezen olabilir. Ezilen sadece insan mıdır? Nerede bir trajik unsur varsa orada ezilme olduğu anlamına mı geliyor? Gizemli veya antik bir bilge, mesela Diyojen’in lambası karanlıkta kalmış köleleri gösterirken, köpek de “kinik”leri ifade eder....









