Kristel, Emmanuelle’de göründüğünde henüz 21’indeydi. Film Fransa’da çekilmişti. Yönetmeni Just Jaeckin’di. İlginçtir, filme kaynaklık eden romanın yazarının adı da Emmanulle’di, Emmanuel Arsan. Başlarda soft-sex olarak tanımlanan film, sınır tanımaksızın ülkeden ülkeye sıçradı. Karadeniz’de hoş bir belde: Turhal. Yeşilırmak’ın hemen kenarı… Etrafını ağaçların çevirdiği bir çay bahçesi… Bitişiğinde yazlık bir sinema… Akşamüzeri olmalı. Sabahın köründe inşaattan...
Son Yazılar:
MERDİVEN MASALI (ŞİİR)
1218. Sokak (Şiir)
Çoktan Unutulmuş Günler İçin (Şiir)
Ansızın Giden Güzel Adam: Mustafa Horasan
Kemal Ilıkkan’ın ilk romanı “Zaman Salıncağı” yayımlandı
YOUTUBE HOLLYWOOD’U YENDİ!
Stefan Zweig’den Maxim Gorki’ye: “Mektuplar günün birinde yine anımsanır”
Yerden Göğe Bir Vizyon: Türk Arkeolojisinin Doğuşu ve Epistemolojik Dönüşümü
“Gerçek Ötesi”ne İtalya’dan En İyi Sanat Filmi Ödülü
Poltergeist ya da Sinyalsiz Ekrandan Dışarı Fırlayan Dehşet
Zeki Faik İzer – Zühtü Müritoğlu – Elif Naci Üzerine Bir Kartpostal Okuması
KÜLÜN İÇİNDE KALAN HARFLER
ARAP DÜNYASININ YENİ YILDIZI: HALA BENSAID
11. Hitay Vakfı Sanat Yarışması Başvuruları 30 Haziran’a Uzatıldı
DÜNYANIN EN ÜNLÜ SAHAFI MOHAMED AZİZ: KİTAP YAŞAMDIR
İnsan-Sonrası Bir Dünya: “Three Robots” ve Bir Kedi
MODERNİZMİN GÖRÜNTÜSEL YAPISI
Geçmiş Kimin? Arkeoloji, Siyaset ve Kültürel Mirasın Sahipliği
Hegel’in “efendi-köle diyalektiği” nedir?
Kategori: Litera
Uzaya Kaçan Bir Köpek ve Arkasından Seslenen Rıfat Ilgaz
Uzaya Kaçan Bir Köpek ve Arkasından Seslenen Rıfat Ilgaz Karada yenişemeyen iki güç 50’li yıllarda kendilerini takip eden insanların dikkatini yukarı, yani gökyüzüne çekmek için kıyasıya bir yarışa girdi. Uydu, roket programları, hazırlandı, gidildi hatta bayrak dikildi. Hatta bu iki süper güç o kadar anlaşamıyordu ki insanlar uzay yolcularına astronot mu yoksa kozmonot mu diyeceğini...
Küba Devrimi: Bir Yoldur, Granma
Küba’dan döndüm bu sabah … sen mutluluğun resmini yapabilir misin Abidin 1961 yazı ortalarında Küba’nın resmini yapabilir misin çok şükür çok şükür bugünü de gördüm ölsem de gam yemem gayrının resmini yapabilir misin üstat Nazım Hikmet Granma adlı yat, 2 Aralık 1956 günü şafaktan önce Küba’nın güneydoğu sahiline yaklaştı. Aslında 12 kişilik bir yattı bu,...
Alice, Bob, Eve mi? Yoksa Medusa’nın sır dolu gülüşü mü?
Elektronik devrim yılları çok girift ve içinden çıkılmaz sahalara gebedir, daha yeni oluşturulan üç suni nöron bunca karmaşık biçimde birbirleriyle iletişime geçiyorlarsa, geçebiliyorlarsa insanlığın gelecekteki işi cidden çok zor görünüyor. Google Brain! Google Beyin. Yeni bir “beyin”, tüm bilgilerini insanoğlundan saklamaya-gizlemeye hevesli : Google Beyin. Az çok bilgisayar yazalım dilini bilenler “google brain”in nedenli zarif,...
İNSANLIĞIN TEMSİLCİSİ
Gölge’nin Amerika’dan ayrılarak başladığı yolculuğu İskoçya’da son bulmuştur. Canavarlarla insanların arasındaki savaşta sadece bir yabancıdır Gölge. Yalnızlığını doğanın kendisiyle gideren biri. Tarihi belirsiz bu savaşta insanlığın temsilcisi. Şimdilerde onun adını yeni sayılabilecek dizilerden biri olan American Gods ile daha çok biliyor insanlar: Neil Gaiman. Diziye uyarlanan Amerikan Tanrıları adlı romanın yazarı. Gaiman, Kendini hem eserleriyle...
Katil Belli!
Kırmızı Pazartesi’de “herkes” diye bir özne var. Santiago Nasar’ın öldürülmesi gerektiğini kimse kişisel görüşü olarak savunmuyor, ama “herkes” doğrusunun bu olduğunu düşünüyor. “Herkes”, tüm toplumların tüm dönemlerinde yaşıyor. O gün, Santiago Nasar’ın öldürüleceğini daha ilk cümlede öğreniyorsunuz. Pedro ve Pablo Vicario adlı ikiz kardeşler, genç adamı bıçaklayacaklar. Cinayetin nedenini de fazla merak etmenize gerek kalmıyor,...
Borges’e Saygı…
Fernando Savater’e Mektup, Paris 10 aralık 1976 Sevgili dostum, Kasımda Paris’e uğradığınızda, Borges’e saygı kitabı için benden işbirliği yapmamı rica etmiştiniz. İlk tepkim olumsuzdu… ikincisi de öyle. Üniversiteler bunu yapıyorken onu övmek neye yarar? Tanınmış olmanın bahtsızlığı çöktü omuzlarına. Daha iyisini hak ediyordu. Gölgede, farkedilmezlikte yaşamayı, nüans kadar kavranamaz, nüans kadar popülerlikten uzak kalmayı hak...
Aşkın kapitalizmle bir ilgisi olabilir mi?
Birincisi o incecik, o dal gibi kız, Şimdi galiba bir tüccar karısı. Ne kadar şişmanlamıştır kim bilir. Ama yinede de görmeyi çok isterim, Kolay mi? İlk göz ağrısı. Orhan Veli “Bugün zengin olsaydım kendimi suçlardım. Fakat hiçbir şeyim yok, her şeyi çarçur ettim; bu beni biraz avutuyor ve yaptıklarımı haklı çıkartıyor.” Tarihin en şöhretli çapkınına...
IPHONE KULAKLIĞI VE AHMET MİTHAT EFENDİ
36.İstanbul Kitap Fuarı dokuz gün boyunca toplamda 742.445 kişi tarafından ziyaret edilip Türkiye rekoru kırarak geçtiğimiz pazar günü son buldu. Lise yıllarımda, Nisan ayı geldiği zaman İzmir’de kitap fuarı heyecanı başlar, bende de aynı heyecan misliyle yeşerirdi. Kitaplarını okuyarak adeta bir “süper kahraman” haline getirdiğim yazar ve şairleri görecek ve hatta onlarla konuşacak olmanın duygusu...
KIRMIZI ŞAPKALI TESPİT BÖCEĞİ
Kolaylıkla zenginleştirebildiğimiz, kendimize göre yeniden biçimlendirebildiğimiz popüler masal hangisidir? Kırmızı Şapkalı Kız, doğru bildiniz! Öncelikle bir cazibe barındırıyor; evet, yalnızca anlatıcı olmakla yetinmeyin, masal kahramanlarından birinin rolünü de üstlenmek için özel bir çağrı mı bekliyorsunuz yoksa? Rol seçiminde sonuna kadar özgürsüzünüz ama kulağınıza fısıldayıverelim; seçim meselesinin işin içine karıştığı her durumda olduğu gibi, burada da...









