Mustafa Ağatekin, cama biçim vere vere geldi ve işin sonunda çembere dayandı. Arka planı alabildiğine zengin bir kavram çember; fiziksel formundan öte, metaforik çağrışımları yaygın olarak dolaşımda. Edebiyatta, felsefede, iletişimde ve toplumsal konularda sıkça yararlanılan bir imge.
Toplumsal alanda yaşanan sorunlar, çağından sorumlu bütün insanlarla birlikte önce sanatçıların radarına takılıyor. Sanatçılar, yapıtlarında sorunlara büyüteç tutuyor, farkına varılmayan kimi gerçekleri görünür kılıyorlar. Cam heykellerini “Çember” adıyla Ankara’daki Armoni Sanat Galerisinde sergileyen Mustafa Ağatekin de tam olarak bunu yapıyor. Sanatçı kavramı şöyle açıklıyor:
“Çember formu, hareketin mümkün olduğu ama ilerlemenin gerçekleşmediği bir yapı olarak tam da bu noktada belirir. İçinde dolaşılır ama çıkılamaz. Figürler bu döngü içinde ne tam olarak içeridedir ne de dışarıda; bir eşikte, bir belirsizlikte konumlanırlar. Bu durum, çağımız insanının temel açmazına işaret eder.”

Ağatekin, çağdaş insanın açmazlarını görünür kılmak için malzeme olarak camı seçiyor. Maddenin cam hali bir mucizedir; kimyası, fiziği ve doğasıyla büyüleyicidir. Cam saydamdır su gibi, saydamlık ise temizliktir. Isıyla akışkan hale gelse de katıdır; ancak bu katı halin ruhu incedir. İçi dışı birdir. Işıkla oynaşmaya başladığında halden hale, formdan forma geçer. Büyülüdür cam; fiziksel nitelikleriyle sizi fizikötesi düşlere sürükler.
Camın bu zengin nitelikleri, tarih boyunca sanatçıları kendine çekmiştir. Işığı vitray süzgecinden geçiren sanatçılar, başka hiçbir malzeme ile elde edemeyecekleri renk tatlarını yakaladılar. Özellikle kutsal mekânlar, ışığı evcilleştirerek renklendiren vitraylar sayesinde duyguları besleyen alanlara dönüştü. Zamanla cam, sadece iki boyutlu alanlarda değil, üç boyutlu formlarda da kullanılmaya başlandı; yani sonunda heykelle buluştu. Heykele, üç boyutun ötesinde ışıkla gelen anlık değişim ve dönüşüm imkânını ekledi.

Bu albenisi yüksek madde, yaratıcı ellerde etkileyici yapıtlara dönüşüyor. Isıtılarak akışkan hale getirilen camı ustalıkla biçimlendiren veya soğumuş camı işleyerek duygularını somutlaştıran usta isimlerden biri de Mustafa Ağatekin’dir. Anadolu Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Cam Bölümü’nde öğretim üyesi olan Prof. Mustafa Ağatekin, 2000’li yıllardan bu yana hem akademisyen hem de sanatçı kimliğiyle cam yolculuğunu sürdürüyor. Bu yolculuğun şimdiki durağı ise Ankara’daki Armoni Sanat Galerisi. Ağatekin, son dönem cam heykellerini Nisan 2026 boyunca Ankaralı sanatseverlerle buluşturuyor.
Camın hem hocası hem de ustası olan Ağatekin’e göre: “Cam; şeffaflık, optik etkiler, kırılganlık ve plastisite gibi niteliklerle sanatçıların ifade olanaklarını zenginleştirmektedir.” Sanatçı, camdaki yansıma, kırılma ve mercek etkilerinin izleyicinin bakış pozisyonuna göre değişen sonsuz bir anlatı sunduğunu belirtiyor.
Dışarıdan bakınca oldukça zor görünen bu süreç, ustanın ellerinde doğallığa kavuşuyor. Camın ısı karşısındaki katı-esnek-yumuşak döngüsü, Ağatekin’in yapıtlarında farklı malzemelerle de birleşerek zengin bir anlatım diline dönüşüyor.
Özellikle Mustafa’nın üç boyutlu veya rölyef olarak işlenmiş portreleri, adeta feleğin çemberinden nasıl geçtiklerini fısıldıyorlar. Elbette heykel sanatı sadece kullanılan malzemeyle değerlendirilemez; ancak camın mayasındaki o ışık, Ağatekin’in dünyasında gözlerimizi kamaştırmaya devam ediyor.


Bir Cevap Bırakın