Kamer demiş hançerim mehtap kazır her gece Sizin Hanımefendi yutağınız al yaprak Aşırı teessürden tefessüh etmiş damak Kemik öbür kemiği kırarak burkuluyor Derhal açardım ama gökgötürselim kalkıyor Modern tıbbın bir başyapıtı olarak Şafak sökmeden önce RH Bisturya’ya Dilin gölgesini görmek istiyor baksı Kırçlı dudakta çünkü çok liken birikiyor Öpmeyen, öptürmeyen ağzında cadalozun ...
Son Yazılar:
Bir Zaman Haritası
Gerçeğin Gölgesinde İdea’nın Karanlık Metafiziği
Cevat Çapan’dan Hatırlayışlar: Sürgünler Ayrılıklar
Salyangoz Haiku dergisi, ikinci sayısıyla okurla buluştu.
Hikâyede Kalmasın
Barış Yıldırım’ın üçüncü şiir kitabı Rüzgâr Dindiğinde: Seyrüsefer Günlükleri çıktı
Strain: Faşizmin Gen Havuzundaki Sevgi Ve Nefret
Medeniyetin Sonunda Odysseus
PETER PAN: KABUSLAR ÜLKESİ – ÇOCUK EDEBİYATI KLASİĞİNİN KUİR KORKU FİLMİ UYARLAMASI
Odysseia, heyecan verici ve gerici bir ağıttır
Anadolu Keçelerini Dünyaya Tanıtan Sanatçı: Selçuk Gürışık
Odyssey ve kültürel sağın tutarsızlığı üzerine düşünceler
Brecht: O küçük insanları severdi
Karanlıktan Gelen Doğum Sonrası Depresyon Alegorisi mi?
Özer Kabaş Salt’ta: Denizaşırı ve Zamanları
Yüksek Gerilimin Poetik İnşası: Etten Kurgu
Açlığın İçinden Geçerken İnsanlığını Unutan Yazar: Knut Hamsun
Galeride Değil, Enkazda Gezinmek!
Büyük İddia: Proleter Öğüdü Üzerine
Kategori: Litera
BEN DE UYUMALI UYUMALI VE KANITLAYAMAMALIYIM İKİMİZİ HİÇBİRİMİZ OLMADAN GÖRDÜĞÜMÜ (ŞİİR)
I Denizlerin Samanyolu Kuru toprağın göğünde Yıldızlar kaymaya başladığında, Islak topraklar suyun üstünde yakar Kendi Samanyolu’nu. Denizlerin göğü suyun yüzüdür, Her zamanki geceniz için Yanar denizin ateş böcekleri. İki gök arasında Sallanması durana kadar bekliyor Meyhaneden yeni çıkmış biri. Midesinde, susamadığı Ama dinlemedikleri sözler de çökünce yerlerine; O da kumların üstüne çizilmiş Bir evin kapısına...
ikinci perde (şiir)
mevlana apartmanı 13 numara cumaları işkence nadası fetvası verdi, hocaefendi, ohh ramazanlarda otuz gün nefsinizi azdırmayın vaazı video konferansla ama mevlana apartmanı 5 numaradaki mücahitler: işkence yapmayı özledim, diyorlar, mümin! şu iftar bi bitsin, selamın aleyküm ev ampullerini yakan dini bütünlerin sözü bir edercesine haset kahkahalarını yankılarıyla işitiyorum apartmanımın 13 numarasından iftar lokması ağzında, güya...
MEZARNAĞMELER
sınır stelindeki meriteton: “akhetaton’un doğu dağı benim de mezarım olsun. babam aton’un benim için belirlediği milyonlarca yıl yaşasın ka’m. firavunun kızı [ben] meritaton’un cenazesi bu milyonlarca yıl buraya… büyük kralın hanımı nefertiti’nin başka bir yere gömülmesine izin verin, babam aton’un onun için kararlaştırdığı milyonlarca yıl kalacağı oraya.” derkenar: piramid ölümsüzlüğün sınır...
DÜNLERDEN YALNIZ (ŞİİR)
Dünleri biriktirdik Düğümlerde üfleyerek İçimize serpilmiş Bir avuç ölü toprağı Uyuşan parmaklar Ovuşturuluyor Kenarında dünyanın Önce kalem tutan Sonra yüzüğe boğulan Sırayla Serçe şimdilik suskun Birbiri ardına uluyan Köpekler gibi Takip ve yorgun sesleri Taşıyor boğaz Tadı tuzu kalmamış Abla Pamuklara sarıyor uykumuzu Dünleri uyuyoruz hâlâ Düşümüzde Bir yalnız orman uğultusu _____ NOT ELEŞTİREL...
BİR, BUÇUK BAHAR (ÖYKÜ)
Dün akşam iş yerinden arkadaşlarla iki kadeh içip beş günlük ofis yorgunluğunu birazcık olsun omuzlarımdan atacaktım ama öyle olmadı. Birkaç saat boyunca birim şefinden, müdürden, verilecek zam oranından, torpilli mühendisten konuşup kafa şişirdik. Gittiğimiz barın duvarları şimdinin modası tanınmış şairlerin, şiirlerin, yazarların, özlü sözlerin, dönemin devrimci önderlerinin fotoğraflarıyla kaplıydı. Bir ara arkadaşlardan biri duvardaki fotoğraflardan...
MUHTEŞEM (ŞİİR)
Ben hayatta en çok Süleyman’ı sevdim Adı gibi muhteşemdi Doğuştan bir beyefendi Süleyman Efendi Bir fenomendi. Kimine bir anneydi Kimine bir baba veya bir erkek kardeş Ama her sevdiğine gerçek bir eş Gerçek bir sokak efsanesi Hatta efsanelerin en gizemlisi Kedilerin ve kendisinin efendisi Eşsiz bir marka gibiydi “Çirkin Süleyman” Çirkinlerin en güzeli Onu herkes...
Tozu (Öykü)
“Arada sevda varmış gız annem./ Sözü verdik biz bize.” Anonim-Çankırı Türküsü “Darbuka solosu uzun olan türkülerde tasa, basa basa doldurulan kız annem leblebi de lüks karışığın içine girmeye hak kazandı.” Gram kıra kıra kuyumcuya dönen terazibaşı koltuğu oldum. Adeta altınzade. Altunizade’yle altınzade arasındaki yedi farkı bulunuzu geçmem için köprüsüz otoban yolum gerekse de şimdilik...
Lužánky Park’ta Akşam Senfonisi ya da Atlıkarınca (Şiir)
yepyeni bir gül resmi çiziyorum şakaklarıma avurtlarımda göklerden habersiz, yalımsız bir çiçek açıyor boynumdan geçen akislerin, haberi yok akşamüstlerinden peki ya Cevriye? iki büklüm, bir köşede geçirir kışları çocuk doğurur, ekmek yapar kimsenin haberi yok gözlerinden ılık bir kan dökülse de genzimden, yaşamakları seçtim ben istemezdim böyle olsun senelik refah payı ve yüzde on beş...









