Türk edebiyatında II. Dünya Savaşı dönemine ait romanların sayıca azlığından ara sıra söz edilir. Kurgulanmış metinlerin çoğu, ülkenin son dakikada Almanya’ya ve müttefiki Japonya’ya savaş ilan edişi dikkate alınmazsa, aslında teyakkuzda kalıp savaşa girmemiş olması nedeniyle cephelere ait değil, tümüyle toplumsal sorunlara yöneliktir. Dönemin Milli Şef’i İsmet Paşa’nın ¨Hudutlarımızda her taşın altına bir asker koyduk¨ sözünü...
Son Yazılar:
Cevat Çapan’dan Hatırlayışlar: Sürgünler Ayrılıklar
Salyangoz Haiku dergisi, ikinci sayısıyla okurla buluştu.
Hikâyede Kalmasın
Barış Yıldırım’ın üçüncü şiir kitabı Rüzgâr Dindiğinde: Seyrüsefer Günlükleri çıktı
Strain: Faşizmin Gen Havuzundaki Sevgi Ve Nefret
Medeniyetin Sonunda Odysseus
PETER PAN: KABUSLAR ÜLKESİ – ÇOCUK EDEBİYATI KLASİĞİNİN KUİR KORKU FİLMİ UYARLAMASI
Odysseia, heyecan verici ve gerici bir ağıttır
Anadolu Keçelerini Dünyaya Tanıtan Sanatçı: Selçuk Gürışık
Odyssey ve kültürel sağın tutarsızlığı üzerine düşünceler
Brecht: O küçük insanları severdi
Karanlıktan Gelen Doğum Sonrası Depresyon Alegorisi mi?
Özer Kabaş Salt’ta: Denizaşırı ve Zamanları
Yüksek Gerilimin Poetik İnşası: Etten Kurgu
Açlığın İçinden Geçerken İnsanlığını Unutan Yazar: Knut Hamsun
Galeride Değil, Enkazda Gezinmek!
Büyük İddia: Proleter Öğüdü Üzerine
ELİF AYDOĞDU AĞATEKİN: KIYIDA, GÖLGELER ve GÜNLÜKLER
İsyankâr Dişli: Dennett, Smolin ve Dostoyevski’nin İzinde Varoluşsal Bir Sentez
Kategori: Litera
ORHAN KEMAL’İN ‘KIZ MESELESİ’ VE NÂZIM HİKMET
Her sene 2 ve 3 Haziran tarihlerinde içimi bir hüzün kaplar. Çünkü Cumhuriyet sonrası Türk edebiyatında, eserlerinde kendimi en çok bulduğum edebiyatçılardan üçünün vefat tarihleridir: 2 Haziran 1970 Orhan Kemal, 3 Haziran 1963 Nâzım Hikmet, 2 Haziran 1991 Ahmed Arif. Bir yazarı ya da şairi sevmişsem onların günlük yaşamlarını, mektuplarını, günlüklerini merak eder ve irdelerim....
Anlam Üzerine
Sanat nesnesinin anlamının kolaylıkla çözülmesi onun enigmasının olmadığını ve labirentin çözüldüğünü fark etmektir. Nereye gideceğimizi biliriz artık. Yapıt açık ve her şeyiyle ortadadır. Ancak beğeni çağından bu yana bu anlaşılır bir durum. Aydınlanma ile birlikte beğeninin sorun edildiği felsefi estetik, beğeni sahibi olmanın birikim istediği bir zümrenin kültüründe anlamak ve değer vermek, yargıda bulunmak konusunda...
İdris Sezgin Şiirine Bakış Denemesi
İdris Sezgin’in Yasakmeyve yayınlarından çıkarmış olduğu Doğu’nun Belleği (Ekim 2015 ) kitabı, doğunun izinden batıyı, batı izleğinden doğuyu, yaşanmışlıklar ve yaşanmamışlıklar arasından şairlerin ortak bir duyarlılığına yaklaştırır, var olma kaygısıyla hesaplaşır şiirlerinde. Birey olmanın getirdiği savrulmaları bir misafir gibi karşılar doğu belleğiyle ve teslim eder şiirini, ama insanın doğusundan gidemeyeceğini bilir de bırakır, kitaptaki...
Hepimiz Siyah Poşetten Çıktık…
Uzun zamandır söylemek istediğim bir şey bu. Kendi kendime düşünüp durduğum, abartmış olacağım ihtimalini göz ardı edemediğim, alalede bir şey… Bilirsiniz, “felsefe yapmak” dilimize olumsuz manada girmiştir. “Amma felsefe yaptın” deyiverirler alnının ortasına. Öte yandan, kahve köşelerinde, ayak üzeri sohbetlerde, ağız bulan konuşur. Dostoyevski, Gogol’e atfen; “Hepimiz onun Palto’sundan çıktık,” der. Ben de şöyle eğiyorum...
Temsil-iyet krizine bir geç-iş.
Jean-François Niceron, “Anamorphose: Louis XIII in front of the crucifix” 1638-42. “Görmekle her yer arzuya açılır, fakat arzu görmekle tatmin olmaz.” Jean Starobinski Temsiliyet, yargı gücünü iyi kullanan erklerin giyindiği toplumsal maskedir. Bir temsiliyet formu ve formlarının tarihsel çerçevede düşünülmesi ve sosyolojik olarak düzenlenişi, burjuva toplumunun çok değişkenli örülmüş (publicus) kamu modeline dayanır. Fakat genel...
HALA BAUDELAIRE KADAR YALNIZIZ
Sanatı endüstrileşmeyle birlikte düşündüğümüzde kabaca üç dönem saptıyoruz: Endüstri devrimi öncesi, endüstri devrimiyle kültür endüstrisi arası ve kültür endüstrisi sonrası. Bu dönemselleştirme, kapitalizmin geçirdiği aşamalara da denk düşüyor elbette: Pre-kapitalist dönem, sömürgeci kapitalizm, postkolonyal globalist kapitalizm. Her şeyi metalaştıran yeni bir paradigmanın evrensel ölçekte egemen hale gelmesiyle birlikte sanat yapıtı da ister istemez metalaşacaktı. Özerk...
Bitmedi Kavga, Bitmeyecek!
Duydunuz mu, Üreticiler Birliği işçi ücretlerinde indirim yapmış! O vadide binlerce işçi çalışıyor. Elma topluyorlar. Her yıl olduğu gibi yine geçici olarak bölgede kurulan çadır alanlarına yerleştirilmişler. Elma işinden sonra, çoğu güneye inecek. Pamuk toplama işine başlayacaklar. Çalışma koşulları zor. Yaşam koşulları zor o vadide. Çiftlik sahiplerinin adamları gün boyunca başlarından hiç ayrılmıyor. Şefler....
LORD BYRON’IN ROMANTİZMİNDE LİBİDO ve DESTRUDO
Shakespeare’den sonra, Dickens’la beraber muhtemelen en çok okunan İngiliz yazarı olan Lord Byron skandallarla ve kahramanlıklarla anılan sıradışı bir hayat yaşadı. Eğer 19. yüzyılda, 20. yüzyıldaki James Dean tipi bir “Hızlı yaşa, genç öl” felsefesi varsa, o kesinlikle Lord Byron’dan ilham almıştı. Byron 19. yüzyılın ilk çeyreğinin gerçek anlamda “rock star”ıydı. İnsanları şaşkınlığa uğratan sansasyonel...
HAYATI HATIRLAMAYA DAVET: MAHMUT ŞENOL VE BİZİM UNUTTUĞUMUZ ŞEY
Romanlarıyla bilinen edebiyatçı Mahmut Şenol’un öykü derlemesi Bizim Unuttuğumuz Şey, başkalarının yargılarıyla etrafı sarılmış hissedenlere terapi niyetiyle yazılmış sanki. Temposu yüksek, mizahı ince, şaşırtmacası son dakika gollerinde değil oyunun oynanış biçiminde. Mahmut Şenol tatlı bir alayla yatak odalarında, iş yerlerinde, bazen de Amerikan banliyölerinde gezinirken mizahının içinde âşıkları, arsızları, utangaçları eritiyor. Hangisi cevher, hangisi cüruf...



![30422010_10214186150879823_507801463_n[1] İdris Sezgin Şiirine Bakış Denemesi](https://ekdergi.com/wp-content/uploads/2018/05/30422010_10214186150879823_507801463_n1.png)





