Bu ülke insanına “Neden küfür ederiz “ diye bir soru sorsak nasıl yanıtlar alırdık acaba? Saygısızlık, terbiyesizlik, alışkanlık ilk üçe girerdi sanki… Küfür çeşitleri kadar küfrün nedenleri de değişkenlik gösteriyor ülkeye ve topluma göre. Ötekileştirmekten beslenen coğrafyamız insanı genellikle cinsel kimlik, cinsel içerik, inanç ve değerlere yönelik küfürler ediyor. Çoğumuzun ağzına biber sürülmesine veya biber...
Son Yazılar:
Moksvin (Öykü)
Ahmet Güntan’a Birinci Mektup
1937 Enternasyonal Fuarının Kayıp Maketleri: Efes ve Bergama Harabeleri
Uzaktan Dokunmak: Bakılmanın Hissi
Felsefe Bilmeden Çağdaş Sanat Yapılabilir mi?
Primitif Sanat ve Uygarlık: Sanatsal Düşüncede İlkel İmgelerin Yeniden İnşası
Ömer Erdem’in Evvel’inde Dilin Kaybettiği Dünya ve Dünyanın Kaybettiği Dil
NÂZIM HİKMET’İN EN KAPSAMLI SERGİSİ “ROMANTİKA” İZMİR’DE AÇILDI
Boşluğun Çağrısı Üzerine: İntihar, Hayat ve Direniş Üstüne Kazı
Cenk Gündoğdu’nun son kitabı üzerine: Yaz Bunaltısı, Yaz Melankolisi
Edebiyatta Teorinin Gerekliliği
Yapay Zeka Devrimi Neden Kapitalizmi Öldürebilir?
Sinopale’nin 10. Edisyonu 2 Eylül’de Üretim Süreciyle Başlıyor!
Yazma Uğraşı, Ockham’ın Usturası Ve Bir Tohum Sözcük
Beste Naz Karaca: Özne Olma Sürecinde Benlik İnşası
“Tek başımayım ve perişanım”: Stefan Zweig, Joseph Roth dostluğu
Yapay Zeka İşlerimizi Ele Geçirmeye Gelmiyor. Ücretlerimizi Ele Geçirmeye Geliyor.
Hızlı Gazeteci’nin ilk, daha karikatürize dönemi (1980-1981)
Epik Tiyatro: Brecht, Öngören ve diğerleri…
Yazar: Sahra Hülya Aydın
Kelimeler Aşkına!
Düşünce evreninde kelimelerin cümbüşüne denk geliyorum bazı geceler, çoğunlukla dolunayda. Birbirinin kuyruğuna takılmış uçurtmalar gibi, döne dolana bir alçalıp bir yükselerek ama düşmeden süzülüşlerine… Kelimelerin karanlıkla öpüşmeleri cümlelerle sevişme arzusu yaratır da, aklı baştan alan hazza mı dönüşür acaba diyorum yazmaya aşık olan insanlarda… Şiir mi olur, şarkı mı olur, bazen bir cümle mi olur...
BİR BEYAZ BULUTUN PEŞİNDE KOŞANLAR: TAVHANE ÇOCUKLARI.
– Tavhane Çocukları “kader” diye adlandırılan olgunun hiyerarşik düzende iktidarı-gücü elinde tutanlarca yazılan, kapkara bir lekeden başka bir şey olmadığını romandaki çarpıcı karakterler görünür kılıyor. -Adnan Gerger’ in sosyal psikoloji(k) bakışın hakim olduğu perspektifi, Tavhane Çocukları’nın nezdinde kronikleşmeye doğru evrilmekte olan toplumsal solunum yetmezliğimizin patolojik verilerini olanca nezaketiyle bir kitap halinde avuçlarımıza bırakıyor. Yarası yaşından...


