melekgirmez sokak. çivit zürefa. ipek gam. illetli mitoloji bu pastoral iğne kuşların kör edilme çağında floş temas sorulmuyor, olta kısalır sustuğunda kim suyun yerine kararır sesinde boğulan bir sokak oyalanır aksak zaman o temsili boşluk her şeyde her şeyi birbirine karıştırır oyuncak iskeletleri, salya ve makyaj kameraya gülümseyen hangi hayâl daralan makasta kalır gam...
Son Yazılar:
Gerçeğin Gölgesinde İdea’nın Karanlık Metafiziği
Cevat Çapan’dan Hatırlayışlar: Sürgünler Ayrılıklar
Salyangoz Haiku dergisi, ikinci sayısıyla okurla buluştu.
Hikâyede Kalmasın
Barış Yıldırım’ın üçüncü şiir kitabı Rüzgâr Dindiğinde: Seyrüsefer Günlükleri çıktı
Strain: Faşizmin Gen Havuzundaki Sevgi Ve Nefret
Medeniyetin Sonunda Odysseus
PETER PAN: KABUSLAR ÜLKESİ – ÇOCUK EDEBİYATI KLASİĞİNİN KUİR KORKU FİLMİ UYARLAMASI
Odysseia, heyecan verici ve gerici bir ağıttır
Anadolu Keçelerini Dünyaya Tanıtan Sanatçı: Selçuk Gürışık
Odyssey ve kültürel sağın tutarsızlığı üzerine düşünceler
Brecht: O küçük insanları severdi
Karanlıktan Gelen Doğum Sonrası Depresyon Alegorisi mi?
Özer Kabaş Salt’ta: Denizaşırı ve Zamanları
Yüksek Gerilimin Poetik İnşası: Etten Kurgu
Açlığın İçinden Geçerken İnsanlığını Unutan Yazar: Knut Hamsun
Galeride Değil, Enkazda Gezinmek!
Büyük İddia: Proleter Öğüdü Üzerine
ELİF AYDOĞDU AĞATEKİN: KIYIDA, GÖLGELER ve GÜNLÜKLER
Kategori: Litera
İKİ KİMLİK ARASINDA: BİR ÖĞRETMEN-YAZARIN HİKÂYESİ
İmza günlerinde okurlarla buluşmak bir onur nişanesi; entelektüel hayatın taç yaprağı olsa gerek. Sarıyer gibi edebiyatın ve sanatın buluşma noktası olan bir yerde on ikinci kez düzenlenen “Uluslararası Edebiyat Günleri”ne “popüler olamayan yazarlar” (!) kontenjanından davet edilmek, emeğin kutsanmasının kanıtıdır. Saygınlık ve itibar, bir yazarın en kıymetli hazinesidir. Fakat bu ışıkla aydınlanan hayatın arkasında bambaşka...
Mavi Bir Gece
Süveyda Sezgin’in yayımlanan üçüncü şiir kitabının adı: Her Şeyi Bilen Rüzgâr. Bu şiirleri ilk okuyanlardan biri olarak tanıdık buluyorum. Çok fazla sustuktan sonra yazıldılar. Emily Dickinson gibi çok fazla izole olduktan sonra dışarı çıkmayı işaret ediyorlar. Önceki iki şiir kitabı da liriğin klasik anlatımına uyan bir anlatımın içinde kalan Sezgin, son kitabıyla yine ve yine...
ÂŞIK MAHSUNİ ŞERİF: HALKIN GÖNLÜNDE BİR DAĞ GİBİ
Bazen bir türkü, bir halkın içini, yıllarca söyleyemediği kelimelere döker. Bazen bir bağlama teli, yüzyıllık bir kırgınlığı dile getirir. Bazen bir ozan, kendini söylerken bile halkını anlatır. İşte Mahsuni Şerif tam da bu yerden konuşur insanlara: Ne kendini büyütür ne halkını küçültür. Sadece söyler. Öylece, yalın ve derin. O söyleyince dağlar dinler, ovalar karşılık verir,...
Çekirdek kabuğu
İnsan uzun bir süre boyunca hayal ettiği durumlara gerçekten sahip olunca bazen bu his yeterli gelmiyor sanırım. Sorun değer bilmeyen bir varlık olmamız mı? Yoksa hayallerimizden mi emin değiliz? Hayal olarak adlandırdığımız şeyler ne? Hedef demek daha mı sahici geliyor sahi? Hayal değil hedef diyebilmek ve bu doğrultuda düşünebilmek, kişiyi özgürleştirir mi? İnsan soru sormadan...
AŞK ÜZERİNE ÇİZGİ DIŞI BİR TEZ
yaşamımızın şiiri: kirletilmiş aşk duygusu / SELİM İLERİ Beni mi sordunuz? Dünyanın en yalnız erkeğiyim . Ama fiziki ve ruhsal açıdan değil. Düşlerim/düşüncelerim/fikirlerim yalnız. Bunları acı. Yani demiryolu rayları üzerinde yürürken her an bir tünel/bir tren… Kiminle konuşsam…. “vazgeçilemeyen bir aşk”tan söz ediyor. Ünlü yazarlar da öyle. İyi de herkes için bunu düşünmek doğru değil....
KÖYÜN KALBİNDEN YÜKSELEN BİR UYGARLIK HAYALİ
Köy Enstitüleri’nin en büyük başarılarından biri, birey olmanın yanında yurttaşlık bilincini de inşa etmesiydi. Bir ülkenin en kadim sorusudur: Nasıl kurtulur bu toplum? Çaresizlikle bezenmiş bu soru, ya içe kapanarak ya da dışa açılarak yanıt bulur. Bazıları Batı’dan devşirilecek reçetelerle ilerleme umar, bazılarıysa geçmişin tozlu sayfalarında altın çağlar arar. Oysa bazen bir halk kendi cevabını...
TARİHİN İLK PSİKOLOGU: MEVLANA
Türkiye’nin “Mevlana’nın Dünyanın İlk Psikoloğu” gerçeğini kullanmamasına hayret ediyorum. 29 Ocak 1998 Cumartesi gecesi, New York’ta Amerikan Doğal Tarih müzesinin ana salonunda seyirciler perdenin açılmasını bekliyorlardı. 1871 yılında kurulmuş olan bu müze, bugün dünyanın en büyük alana kurulu olan müzesidir. Bu tarihi müzede o akşam tarihi bir gerçek ilk defa ortaya çıkmaktaydı. Perde açıldığında oynanan...
NÂZIM HİKMET NEW YORK’TA (OYUN)
New York ta bir kilisede tiyatro festivali yapılmaktaydı. Seyirciler kilisedeki sıralarda oturmaktaydı. Kilise tamamen seyircilerle dolmuştu. Oyun başladı. Bütün ışıklar kapandı. Karanlıkta kilisenin çanı üç kere çaldı. Sonra tekrar kilisenin içindeki bütün ışıklar yandı. Ortaya anlatıcı aktör çıktı. Konuşmaya başladı: Kilisede erkeklerin hepsi ihtiyardı kadınların değil, içlerinde büyük memeli kızlar, ve sarı saçlarına ak düşmemiş...
AGORA (ŞİİR)
I uyandırıyor ölü çimenleri çığlığı bakire annelerin tükenişe yelken açan tapınak şövalyesi aşkı seçiyor ölümsüzlük seferinde ellerimde etezyenle geliyorum açılıyor gövdenin bütün körfezleri tek hatırlayan benim atların sezdiği şifreleri her yol gözlerine çıkıyor cevabı geleceğe bırakan papatyalar gövdenden emiyor aydınlığı hiçbir ölümlü meyvede olmayan renkleri mahzende çürüyor erteleme sarılmaktan korktukça yayılıyor...









