Bir renklenmeyen yanın, bir de her şeyini boyadığın sandal. Bilmez yanılan hangisi, rüzgârı hesaplayan ışığın kâlbine değen küreklerin hangisi yarın kavramına ait. Çift kürek çekmeyi bırakıyorum. Ağır ağır kabarıyor deniz. Eksik bir renk yerden göğe hasır ve kekik kokan hava. Tuzdan artan zamanı vermeyen eşik geçildiğinde dağılacak yıldız tozları kadar pasteliz. Göğe attığı ağı topluyor...
Son Yazılar:
Soluk Soluğa (Şiir)
Herkes Kahraman Olmak İster; Peki Delikanlılık Nedir?
Savaşın Çocukları (Şiir)
Bu Önemsiz Sabah (Şiir)
Umut evden dışarıda (Şiir)
EFLATUN (ŞİİR)
İNMELİ KEDİ (ŞİİR)
Deniz Çöpçüsü (Şiir)
Hiçbir Şey Öğrenmemişiz Tarihten (Şiir)
Acıda Dinlenmiş Yüz (Şiir)
YAŞAM DERDİ (ŞİİR)
Carlo Ginzburg: Tarihte olduğu gibi sinemada da her yakın çekim, perde arkasında yaşanan bir sahneyi ima eder.
MERDİVEN MASALI (ŞİİR)
Solis (Şiir)
Çoktan Unutulmuş Günler İçin (Şiir)
Ansızın Giden Güzel Adam: Mustafa Horasan
Kemal Ilıkkan’ın ilk romanı “Zaman Salıncağı” yayımlandı
YOUTUBE HOLLYWOOD’U YENDİ!
Stefan Zweig’den Maxim Gorki’ye: “Mektuplar günün birinde yine anımsanır”
Yazar: Ayşen Deniz Onaral
1218. Sokak (Şiir)
melekgirmez sokak. çivit zürefa. ipek gam. illetli mitoloji bu pastoral iğne kuşların kör edilme çağında floş temas sorulmuyor, olta kısalır sustuğunda kim suyun yerine kararır sesinde boğulan bir sokak oyalanır aksak zaman o temsili boşluk her şeyde her şeyi birbirine karıştırır oyuncak iskeletleri, salya ve makyaj kameraya gülümseyen hangi hayâl daralan makasta kalır gam...
fayrap kramp (şiir)
yutacak gibi duruyor suretimi bu vefra. ayna yumağı. açılmamış duyum eriyen kıyı. kazılan yer. çarpıtılmış kül. tende izdüşümü eski bir nefretin. Punto, Pagos arası bir cezalı kök. dönüşümün rahmi. deşildi. metalin ve sütün içini anladık. deşildi. kükürtün ağzını gördüm yamaçta. yakılmak onları birbirine benzetiyor. kesildi rüzgâr. geyik dikeni doyumsuz kızılını kayalara vuruyor. evimiz hangisi. hatırlat,...
kronos (şiir)
uzandım nisanına ağ yırtığında balıkçı sudaki cinayetle ciltlerken bir sevişme risalesini yakamozuna sataştım, külledi paçavramı iğne delirdi. sonsuza dek parmak ucuma batıran hayatı kehanet gibi sun kuytuma. mesela tam yerini bilmiyorum, ama Rilke’de bir kutu yeşilini bulacak şimdi, bir kapak onu gözüne kestirecek, tam bilmiyorum, ama kaçıncı kez o metruk dilin hiç susmayan yağmurunda Lorca’dan...
hay hay böceği (öykü)
sonra “o” sandı ki daima onu yazdım. öldürüldüklerinden, öldürdüklerine tekrar tekrar içime akıtılan bulmacayı yaktım. yakmadım. yazmadım. yüklenip taşıdım janus, j a n u s, … lar; havalandırdım bütün gece amâsei – mâ – tomarla ray cızırtısı, serüvenlerin sustuğu lükens komodin, kapris propagandacısı yatak, kapının arkasında ne var’ı… yargı yok, infaz var. zavallı adanmışlık: dildeki...





