Bir renklenmeyen yanın, bir de her şeyini boyadığın sandal. Bilmez yanılan hangisi, rüzgârı hesaplayan ışığın kâlbine değen küreklerin hangisi yarın kavramına ait. Çift kürek çekmeyi bırakıyorum. Ağır ağır kabarıyor deniz. Eksik bir renk yerden göğe hasır ve kekik kokan hava. Tuzdan artan zamanı vermeyen eşik geçildiğinde dağılacak yıldız tozları kadar pasteliz. Göğe attığı ağı topluyor...
Son Yazılar:
Yapay Zekânız Pek Güzelmiş de Mülkiyeti Kimde?
CEP TELEFONLARI SANATI NASIL DÖNÜŞTÜRDÜ?
THOMAS BALKENHOL: “BİR FİLMİN KURGUSUNU YAPACAK KİŞİ, SENARYOYA BAKAN İKİNCİ KİŞİ OLMALI.”
KİTSCH, İRONİ VE POSTMODERNİZM: JEFF KOONS
ŽİŽEK’İN YAMUK BAKIŞI VE HAKİKATİN KARANLIK YÜZÜ
Anne Carson ile Şiir Üzerine
Yedi Deli Tek Zihin
Hiperpolitikadan Sonra Ne Geliyor?
Lambanın İçindeki Karanlık (Öykü)
Sanat Endüstrisinin İklime Etkisi Üzerine Düşünceler
HALİS DOKGÖZ’DEN “TEMASTAKİ İZ AYRINTIDAKİ ŞEYTAN” RAFLARDA
Gülüşümdeki Hançer İpekte Sınanmıştır
Türk Görsel Sanat Eleştirisinde Retorik Estetik ve Gözün Tasfiyesi
Lucky Luke 80 yaşında
LÉVİNAS’IN ÖLÜM, ZAMAN VE ÖTEKİ İLE HESAPLAŞMASI
En Zararlı Varlık İnsana Karşı Benim Yoldaşım Yapay Zeka
BEYOĞLU’NDA 97 ETKİNLİKLE “MUAMMER KARACA TİYATRO BAYRAMI” BAŞLIYOR!
Algoritmik Kapitalizm: Savaş, Kaos ve Düğümler
Otonom’dan Yeni Kitap: Devrimin Neşesi
Yazar: Ayşen Deniz Onaral
1218. Sokak (Şiir)
melekgirmez sokak. çivit zürefa. ipek gam. illetli mitoloji bu pastoral iğne kuşların kör edilme çağında floş temas sorulmuyor, olta kısalır sustuğunda kim suyun yerine kararır sesinde boğulan bir sokak oyalanır aksak zaman o temsili boşluk her şeyde her şeyi birbirine karıştırır oyuncak iskeletleri, salya ve makyaj kameraya gülümseyen hangi hayâl daralan makasta kalır gam...
fayrap kramp (şiir)
yutacak gibi duruyor suretimi bu vefra. ayna yumağı. açılmamış duyum eriyen kıyı. kazılan yer. çarpıtılmış kül. tende izdüşümü eski bir nefretin. Punto, Pagos arası bir cezalı kök. dönüşümün rahmi. deşildi. metalin ve sütün içini anladık. deşildi. kükürtün ağzını gördüm yamaçta. yakılmak onları birbirine benzetiyor. kesildi rüzgâr. geyik dikeni doyumsuz kızılını kayalara vuruyor. evimiz hangisi. hatırlat,...
kronos (şiir)
uzandım nisanına ağ yırtığında balıkçı sudaki cinayetle ciltlerken bir sevişme risalesini yakamozuna sataştım, külledi paçavramı iğne delirdi. sonsuza dek parmak ucuma batıran hayatı kehanet gibi sun kuytuma. mesela tam yerini bilmiyorum, ama Rilke’de bir kutu yeşilini bulacak şimdi, bir kapak onu gözüne kestirecek, tam bilmiyorum, ama kaçıncı kez o metruk dilin hiç susmayan yağmurunda Lorca’dan...
hay hay böceği (öykü)
sonra “o” sandı ki daima onu yazdım. öldürüldüklerinden, öldürdüklerine tekrar tekrar içime akıtılan bulmacayı yaktım. yakmadım. yazmadım. yüklenip taşıdım janus, j a n u s, … lar; havalandırdım bütün gece amâsei – mâ – tomarla ray cızırtısı, serüvenlerin sustuğu lükens komodin, kapris propagandacısı yatak, kapının arkasında ne var’ı… yargı yok, infaz var. zavallı adanmışlık: dildeki...





