dalgalar ve alevler kopuk uzam, imgenin felaketi ve tutsağı olduğun sonsuzluk imkansız var oluşun oluşu de ki; biz bir başkasının ölüleriyiz çoktan hareketsiz, yaralayıcı, soğuk bağıran, inanmayan gözlerle baktığımız dünyada. Ey zamanın ve ölçüsüz dönüşün kaynağı o her şeye sızan dehşeti yaşamın. Ben miyim bu, bu ben miyim yaşayan? sürüklenen ve kalan değişmeden, biçimi...
Son Yazılar:
Bir Zaman Haritası
Gerçeğin Gölgesinde İdea’nın Karanlık Metafiziği
Cevat Çapan’dan Hatırlayışlar: Sürgünler Ayrılıklar
Salyangoz Haiku dergisi, ikinci sayısıyla okurla buluştu.
Hikâyede Kalmasın
Barış Yıldırım’ın üçüncü şiir kitabı Rüzgâr Dindiğinde: Seyrüsefer Günlükleri çıktı
Strain: Faşizmin Gen Havuzundaki Sevgi Ve Nefret
Medeniyetin Sonunda Odysseus
PETER PAN: KABUSLAR ÜLKESİ – ÇOCUK EDEBİYATI KLASİĞİNİN KUİR KORKU FİLMİ UYARLAMASI
Odysseia, heyecan verici ve gerici bir ağıttır
Anadolu Keçelerini Dünyaya Tanıtan Sanatçı: Selçuk Gürışık
Odyssey ve kültürel sağın tutarsızlığı üzerine düşünceler
Brecht: O küçük insanları severdi
Karanlıktan Gelen Doğum Sonrası Depresyon Alegorisi mi?
Özer Kabaş Salt’ta: Denizaşırı ve Zamanları
Yüksek Gerilimin Poetik İnşası: Etten Kurgu
Açlığın İçinden Geçerken İnsanlığını Unutan Yazar: Knut Hamsun
Galeride Değil, Enkazda Gezinmek!
Büyük İddia: Proleter Öğüdü Üzerine
Kategori: Litera
VEYAHUT YİNE DE (ŞİİR)
Yaza doğru ilerleyen yapışkan sıcak Ruhun gözelerinde sühalar, kan pıhtıları Kemiriyor efkarımı; git gide kararıyor Sahipsiz rüyalar asılı pencere Gölgede güneşlikler Her gördüğümde teninden bir parça koparıyor Tanrım bana bir avcı gönder Önce öldürsün… Sessiz bir orman, sakin bir nehir Ya kıyısındayım, ya dağ başında Zarif bir kadının ayak sesleri parke taşlarında Işıklı vitrinler karbonmonoksit...
YÜZÜME ÇİZDİM TANRIYI (ŞİİR)
Yüzüme çizdim Tanrıyı, boydan boya yara bandı gözümde kıldan kanı Ellerim dikiş içinde ve de kırbaç! Duvarda sırtım, dönük kalbim mihraba. Buzdan bir kılıç kalbimin karı. Bir gece ay altında, ıslak kum tanesiydi zaman. Geçtiler zihnimden, ayaklarında yanıklar… Alevler, köpek uluması kadar korkunç! Çözdüler zincirlerimi krallığımın. DaNs eden bir ÖlÜmüN etrafındaydı ruhum. Kirli elbiseleri dudağımda...
Hepimizin Hikâyesi: Üç Kadın Bir İstanbul
Iraz Gökçe Zeytinli’nin Potkal Kitap Yayınları’ndan Kasım 2024’de yayınlanan romanı “Üç Kadın Bir İstanbul”, sadece tek düze kurgulanmış bir roman değil, aynı zamanda İstanbul’u, insanın derinlikli iç dünyasını ve toplumsal travmaları sorgulayan, üçü de farklı ama birbiri ile ilişkili hikâye ve karakterlerden oluşan bir roman olarak dikkat çekiyor. Sinemasal bir üslup ve akıcı bir dil...
EDİP AKBAYRAM: SANATI VE TOPLUMCU DURUŞU ÜZERİNE BİR DENEME
Akbayram’ın şarkıları, sadece kulaklara değil, kalplere de hitap eder. “Aldırma Gönül” ve “Eşkıya Dünyaya Hükümdar Olmaz” gibi parçalar, onun toplumcu müziğinin en güçlü örnekleridir. Edip Akbayram, Türk müziğinin önemli figürlerinden biridir. Halk müziği ve Anadolu rock türlerini harmanlayarak toplumsal duyarlılığı ön plana çıkaran bir sanatçıdır. 1950 yılında Gaziantep’te doğan Akbayram, müziğe olan ilgisini çocukluk yıllarında...
EDİP AKBAYRAM: HER EVİN BİR OĞLU ÖLDÜ
Bugün Edip Akbayram, hâlâ her kuşaktan insanın ortak ezgisi olmaya devam ediyor. Şarkıları nostalji değil, yaşayan bir bellektir. Edip Akbayram, sadece bir sanatçı değil, bir dönemin, bir kuşağın ve halkın sesi olmuştur. Onun sesi şarkılardan öte adaletsizliğe ve baskılara karşı yükselen bir direnişin yankısıdır. Müzikal yolculuğu boyunca halkının duygularını, acılarını ve umutlarını ezgilerle ifade etti....
Hologram Etler
Çünkü Hologram Et’in elinden yalnızlığı bile alınmıştır. Yalnızlık, dijital ekranların parlak ışıkları altında varlığa dönüşen bir performans haline gelmiştir. Bu çağın insanı, “Hologram Et”, transparan ama aşılmaz duvarların içinde sıkışıp kalmıştır. Teknolojinin damarlarına işlediği, elektriğin hayatın ritmi haline geldiği bir yüzyılda, bireyler giderek robotik makinelere dönüşmektedir. Endüstri çağı geride kalmış, sanayinin sağladığı fiziksel rahatlık yerini...
BİR KAR GECESİ (ÖYKÜ)
O siluet de karda eriyip gidiyordu. Kalbimde bir eksiklik vardı ama nedenini bilmiyordum. O kış, sanki gökyüzü çok derin bir yaraya düşüp acısını karla gizliyordu. Ne havada ne yerde tek bir temiz alan vardı, her şey beyazdı ama bu beyazlık öyle bir beyazlıktı ki insanın içine düşen yalnızlıkla kararmış durumdaydı. Her bir kar tanesi düşerken...
AŞK’IN KANAYAN HİKÂYESİ
sevmek üzerine bir not Selim İleri bıkmadan, yorulmadan toplumdaki sevgisizliği yansıttı kitaplarında. Aslında benim de katilim oldu: Ben de diğer insanlar gibi gündelik ilintileri aşk ya da sevgi sanacaktım, ve bu bakışla sıradan/mutlu biri olacaktım. Oysa dünyanın en iyi, en güzel insanı tarafından sevildim. Çok rastlanır bir şey değildi bu. Yani Fromm’dan Selim İleti’ye...
KAÇ DUA BAĞIŞLATIR (ŞİİR)
Bir karınca sürüsü bekler Payına düşerse diye umutlar Yavaş yavaş Bir ölünün vedası gibi dünyaya Son kelimeler damlar Kaleminden mürekkebin Kınında saklanmış Hatırı kalmayan anılar Doruğa yükselir Yamaçlarından geçer yarının Bir yetişme telaşıdır Güneşin Kimliğini hatırlamaya çalışması gibi Kaç dua bağışlatır Günahlarını tanrıların Ceza kesilmişse bir ırmağa Derin diye Yağmayı bırakmışsa Yağmuru ormanların Ölen buğdayın...









