Bir hayat, dört köşelisinden kesin dönüş, bir ortaoyunundan. Altın boşluğun yüz çeşidinden keskin bir dönüş. Estiğinde rüzgarlar, kokulu, savurgan toplanırdık masada, yüzümüz içe dönük. “Çocuklar uyanır, berrak bir su gibi akardı hayat” fundalı, defneli, leylalı. Resim: Andrew Wyeth
Son Yazılar:
Gerçeğin Gölgesinde İdea’nın Karanlık Metafiziği
Cevat Çapan’dan Hatırlayışlar: Sürgünler Ayrılıklar
Salyangoz Haiku dergisi, ikinci sayısıyla okurla buluştu.
Hikâyede Kalmasın
Barış Yıldırım’ın üçüncü şiir kitabı Rüzgâr Dindiğinde: Seyrüsefer Günlükleri çıktı
Strain: Faşizmin Gen Havuzundaki Sevgi Ve Nefret
Medeniyetin Sonunda Odysseus
PETER PAN: KABUSLAR ÜLKESİ – ÇOCUK EDEBİYATI KLASİĞİNİN KUİR KORKU FİLMİ UYARLAMASI
Odysseia, heyecan verici ve gerici bir ağıttır
Anadolu Keçelerini Dünyaya Tanıtan Sanatçı: Selçuk Gürışık
Odyssey ve kültürel sağın tutarsızlığı üzerine düşünceler
Brecht: O küçük insanları severdi
Karanlıktan Gelen Doğum Sonrası Depresyon Alegorisi mi?
Özer Kabaş Salt’ta: Denizaşırı ve Zamanları
Yüksek Gerilimin Poetik İnşası: Etten Kurgu
Açlığın İçinden Geçerken İnsanlığını Unutan Yazar: Knut Hamsun
Galeride Değil, Enkazda Gezinmek!
Büyük İddia: Proleter Öğüdü Üzerine
ELİF AYDOĞDU AĞATEKİN: KIYIDA, GÖLGELER ve GÜNLÜKLER
Kategori: Litera
Kalbim Sarsılır Ülke Olursun (Şiir)
tesadüflerin tırmaladığı bir soru işareti aramızda salınmakta demiştim bir vakit, öyle işte, bir yanım bir şarkının içinden esintiyle geçen günlerin özlemi diğer yanım reflüsü şiddetlenmiş bir balıkçının hüznü dünya desen kaplumbağaları inciten unutkan bir çayır, nano teknoloji sapmasıyla akbaba kesilen gelecek sevincini geometrik tasarımlara bırakan akara gölgedir bu müzayedede seni düşünmek, bilirim bulut dansıdır gamzesini...
Denizlere giden yılan (Şiir)
Her sloganda atılan gibi Biz kazanacağız bir gün, senle ben. Her yarım kalmış zafer gibi Kazananları belirsiz, karışmış biraz toprakla Uzanmışlarsa da semaya bilirler kazandıklarını içten bir tutkuyla. Öyle sanılan gibi de çok şaşaalı, gürültülü değil Senle ben kazanacağız sessiz, sedasız. Kimi devrimcilerin yanında karışmış vaziyette Biraz toprakla. Resim: Marc Chagall
ÖYKÜM (ŞİİR)
Hep istedim kök salayım. Talih bu ya, göçebelik düştü bana Ağaçlığa öykü-nürken, kuş olmaklığa şiir Soluklandığım hanlardı dallar, geçip gittim o adamlardan. Gökyüzümdü salt benim olan. Onun oldum. Dilerim son göçümde yine mavi, edepsiz Kırılıversin kanatlarım o hür tarlada. Resim: Matisse
BİBLO (ŞİİR)
tatlı şurup kaldım kavun kokulu saf su ile çalkalandım. zehri sağılmış yılan kadar tehlikesiz. siniri alınmış diş kadar sancısızım öfkemi kaybedeli ahşap bir çan kaldım pencere önünde tok sesli öfkemle biz parmaklarını birbirine takmış iki tırmıktık. iki bezelye kabuğunda iki muhafızdık sınırda şimdi gelseler ki geldiler sınırları aşsalar ki hoyratça vursalar kırsalar yalan...
Kusurlu Harede Kusursuz Sörf (Şiir)
Hiromi’ye… Yanımdasın ve sarılıyorum sana sonsuz Ama sonsuz da yetersizmiş, öğrendim Yanımdasın ve hasretim sana, hâlâ Bilmiyorum ki nasıl anlatsam Hani bir gözün...
geri sar. (şiir)
belki dylan ehyeh asher ehyeh’ye atıfta bulundu, exodus 3:14’e inşa ettiğimiz ne varsa kırılgan, dedim ben de sahte belgeseller gösterdi gerçeği hepimize (hepimiz -konuşanın kendisi de içinde olmak üzere onunla bir arada olanların tümü- diye değil). geri sar. ali’nin bir şairden bahsettiğidir: hem zampara hem kulampara yüz mil 160,9344 km ne de olsa...
ÖZGÜL AĞIRLIK (ŞİİR)
Sadece insanlar para kullanır Sen köpek misin diye bağırdı yanından geçen adama Ve sen kedi misin? diye sordu kadına Ya sen dedi bir semender olmadığından Ne kadar emin olabilirsin ki? Para ve insan ne korkunç bir ikili Ayladı kadın hööö’ledi adam Semender bir ara sokağa dalmıştı çoktan Ölüler kadar bilemezsiniz her şeyi dedi Ölüler zarif...
YOKLUĞUN SANCISI (ŞİİR)
Şiir yazamıyorsam artık Bil ki susmuşum kapında Göçmen kuşlar terki diyarda Susuz kalmışız besbelli Toprak cılız rengini çalmış bizden Yok yüzünde tek gülümseme. Yapraklarını döker ağaçlar Yalnızlığın ormanındayız Dargın kalmış ayrılıklar Söylemeye gücümüz yok Ölmeyi beklemektir tek suçumuz Adını koymasak da. Resim: Anselm Kiefer
ESKİ BİR KALP AĞRISI İÇİN (ŞİİR)
hangi tanrının esiriyiz -ki, güneş burada nasıl soldu- burada! bu esrarlı bir tarihe uzanan kapılarda leylaklar uzardı: modigliani boynu kadınlar ay yüzüyle tül perdeler aralığından çiçek sulayan parmaklar ayrılık kokardı her yer kapalı bir hüzün kokardı -ıpıssız- karanlık bir yaraydı geçmiş zamanlardan o eski aşklar veda kokardı eksik tanrıların yalnız bıraktığı gönüller her...









