(dersim için
bir gece ilahisi)
bu dağlar anne
ve rüzgâr
kırık testilerin süt kokusu
ben burada değilim
bir taşa gömüldüm
uzak vadilerde
unutulan çocuk sesleri
kim çağırıyor beni
bu kadar külden sonra
gecenin ağzında
ninniler memelerini ısırıyor
söyle şimdi
en eski korkuya kim tanıktır
çünkü biz
en uzun ölümü yaşıyoruz
ceviz kabukları ve yıldızlar
çok ağladığında bir halk
yetim kentler
şiire meze ilan edilir
büyüyen yalnızlık haritalara işlenir
biz yenildik belki
kar yağıyor çatılara
karanlıkta adını sayıyor biri
ama o dağlar anne
biraz daha sessizliğe
biraz daha sürgüne
hayat
bir nar ağacı gibi çatlayarak
tanır kendi yaralarını


Bir Cevap Bırakın