Sol tarafımda oturuyordu. “Şarap içerim normalde Ama neyse rakı alayım ben de.” Dedi. Bir ödül töreni sonrası, Kutlama yemeğindeydik Hep beraber. Servis başlamıştı. “Yemek yemek en büyük zevkimdir, Yapmayı da çok severim. Çok güzel tatlılar, mezeler, Salatalar yaparım. Sen neler yapıyorsun, Görünmüyorsun hiç ortalıkta?” Dedi. Çatalına dizdiklerini İştahla çekerken dişleriyle, “Gerçi ne haltlar karıştırdığını Şiirlerinden...
Son Yazılar:
Dünyadaki Bütün Restoranların Tek Rüyası: Lastikçi
Mizahın Kavramsal Arketipi: Nasrettin Hoca, Çağdaş Felsefe ve Güncel Resim Pratiklerindeki İzdüşümleri
Elliler Apartmanı: Öykünün ve Şiirin Yeniden İnşası Üzerine
Hasan Sarıtaş Gallery Sergi: COMMON GROUND
Sanat ve Ölümsüzlük Arzusu: Gılgamış Destanı Üzerine Felsefi Bir Deneme
11. Hitay Vakfı Sanat Yarışması Kazananları Belli Oldu
Teknofeodalizm: Kapitalizmi Öldüren Neydi?
Çatışan Laiklik Anlayışları Arasında Daralan Laiklik Ufku
Aşı Yarası
Odysseus ve Sisyphos’un “Korkunç İşkence”si
TOMITA: BİR JAPON MÜZİK DEHASI
TÜRK SANAT PİYASASINDA ELEŞTİRİNİN ÖLÜMÜ
YAPAY ZEKA FİLM YAPIMLARINDA
Frank Zappa: Sosyo-Politik Hicvin Bestecisi
TEKNİĞİN GÖLGESİNDE RUH ARAYIŞI: YARATICILIKSIZ SANATÇILIK
Doğanın Kanı, Şairin Mürekkebi: Kökler ve Kemikler
Hayatın Kıyısında Durmak: Erdost Akbaba’nın Neredeyse Romanı
Bodrum Golf Club’ta Ayla Turan ve Kemal Tufan’ın Heykel Sergisi Sanatseverlerle Buluştu.
EKSANAT 3. Seçki Çıktı!
Kategori: Manşet
Hatırlarsan Kırılmaz Sergisi ile Red Rouge Art Gallery Yeni Adresinde
Nişantaşı’na giderken genelde Maçka Parkı’nın içinden süzülen eski teleferiği kullanmayı pek severim. Şehrin gürültüsünü yukarıdan seyrederken, ağaçların arasından yükselen gri apartman cephelerine, ara sokaklara karışan o kentsel dokuya bakmak insanın içini hem tuhaf bir huzurla, hem de eski bir özlemle doldurur. O kısa yolculuk, İstanbul’un zamanla kurduğu ilişkide bir kesit gibidir; durur, sallar ve geçer....
NÜ (ŞİİR)
Aralıklı puslu perdeden Gözlerim haramdan habersiz Soyuyordu sarraf bedenini Zevk veren bir korkuyla derinden Göğsümde doğmaya yakın şiddetiyle harlanan zelzelen Nefesimde daha önce adını hiç bilmediğim Sıra dağlara Bendeki seni resmeden bir hastalık Bilmiyorum belki de erişilmesi Azgın ufuk çizgisinde salonu inleten bir tragedya Yakarışlar sahnenin ızdırabını ele verirken Hıçkırıklarım dilimde buharlaşıyordu Harabeleşmeye...
Gecenin Adları (Şiir)
Beyaz kurnadan su içen Kuşların bekçisidir o: Ak güvercinler eğildiğinde suya, Kol kanat gerer, Kim onun gözüne girer Kalbinde yer ederse Bir acı ıslık gibi geçen hayat Turnanın gözünde sona erer: Bakar aşağılara, süzer Son bir bakışın güzelliğiyle Daima ilktir o gezinti ve dala konma Sulardan içersin ve sessizdir. Borcu ödenmiş bir gece, Yalın bir...
FEHMİ GERÇEKER 24 EKİM’DE TRABZON’DA
Uluslararası ödüller kazanan sinema, televizyon ve sahne yapımlarına yapımcı-yönetmen olarak imza atan Fehmi Gerçeker 24 Ekim Cuma günü saat 13:00’de Trabzon Sanat Evi’nde önce “Hollywood- Görsel Sunum”u gerçekleştirecektir. “Hollywood- Görsel Sunum” da 70 adet slide gösterimi eşliğinde sinema tarihi perdeye yansıtılırken Fehmi Gerçeker bütün içyüzü ve sırlarıyla sinema tarihini anlatacaktır. Bugüne kadar New York, Paris...
AŞK ÖLDÜRÜR (ÖYKÜ)
1. Uçurum. Vedanın gözyaşları. Büyük bir kırgınlık ve yenilmişlik. İlk kez kendi için ağlamak. Son melankoli. Korku yok. Çünkü asıl yaşamak korkusu sarıyor bir zamanlar aşkla yanan bedenni. Böyle olmamalıydı: (Korkunç kelime) Az sonra bitecek ama…. Damlalar: Boş gözlerle dünyaya bakış. Dehşet yok. Kötü bir sevgiliye sarılmak gibi her şey. Ölüm de öyle… Düşerken ne...
40 (ŞİİR)
Kırk kapıdan geçtim de Ne girdim ne de çıktım Beşikte kırk cevher buldum Her eşikte bıraktım ** Bitsin istersin bitmez Döküp saçsan eksilmez Sen bu tası kimden aldın Baksan dibi görünmez Kâğıt bitti taşa kazdım Taş almadı yere yazdım Kardaşlarım göğe ağdı Elde kalem kalakaldım O göklerde kuşlar uçar Kuşlar uzağımdan...
KÜS (ŞİİR)
Nasıl mı yaşıyorum son zamanlar? Babamın kış günlerindeki yarası gibi… Gün boyu alçak taburelerden insan yamaçlarına bakarak. Hiçbiriyle göz göze gelmeyerek omur kaymasından ötürü. Dört yanım beş yıldızlı denizlerle çevrili ama su damlasından daha çorak. Bazı teraslara çıkıyorum gölge yapmak için gecede. Arafım bildiğim dağlar sımsıcak. Düşüyorum kalbimdeki bir yere, sarmaşık mezarı bahçe duvarlarına tutunarak…...
Eloğlu’nun Güneşi (şiir)
Eloğlu Metin’e Üsküdar’ı kuşladın mı kuşladın, oh be baba! Sen git Üsküdar’ı ‘öylebigüzel’leki gazeller filan yanaşamasın yanına, öylebigazel, sonra da sokak sesini duymasın, güneş seni görmesin diye...
DİONİZYAK TAŞKINLIK (ŞİİR)
sürüncemede kafileler geçiyor bir zaman sonra eksik saracak sarmal. numune saklamak istiyoruz, doğacı android bir seçenek. sağlam bağışıklık kazanacak önermeler ve kesinlik arayan nesillerde derimizin sertliğinden bahsediyorum. bize yaramasa da anlık duygu durumunu elbette bir yere taşıyacak. oldu epey, akladım deliliği ecza dolabında serserilik. makbet koşusuna kadar ben ki hâlâ sevmenin en bereketsiz yerindeyim: “kımıldamaya...









