tutup bir gül getirsem saf tutmuşların bakışlarından yontulmuş bir gül uzuvları yeryüzüne dağılmış İsa kucaklasın donmuş çocuk bedenlerini ki orada acı devinimsiz kaya kesik bir el gibi boğazına dizilen dünya saflar karıştı biz kimlerdik haritaya yayılan...
Son Yazılar:
Kültürel Miras Kimin? Devletin, Kentin, Yoksa Hepimizin mi?
Hasan Sarıtaş Gallery: Are You Content?
Kesişen Gerçeklerin Biçimi: Sait Mingü’de “İnsan Doğası”
Tevfik Talha Okan: Mekanın Gerilimleri
Kapitalizmin Kökleri Köleliğe Dayanır
Post-Formal Düşünce Üzerine
Peride Celal: Kurtlar ve Komünistler
Bir Zaman Haritası
Gerçeğin Gölgesinde İdea’nın Karanlık Metafiziği
Cevat Çapan’dan Hatırlayışlar: Sürgünler Ayrılıklar
Salyangoz Haiku dergisi, ikinci sayısıyla okurla buluştu.
Hikâyede Kalmasın
Barış Yıldırım’ın üçüncü şiir kitabı Rüzgâr Dindiğinde: Seyrüsefer Günlükleri çıktı
Strain: Faşizmin Gen Havuzundaki Sevgi Ve Nefret
Medeniyetin Sonunda Odysseus
PETER PAN: KABUSLAR ÜLKESİ – ÇOCUK EDEBİYATI KLASİĞİNİN KUİR KORKU FİLMİ UYARLAMASI
Odysseia, heyecan verici ve gerici bir ağıttır
Anadolu Keçelerini Dünyaya Tanıtan Sanatçı: Selçuk Gürışık
Odyssey ve kültürel sağın tutarsızlığı üzerine düşünceler
Kategori: Manşet
Kıyısız Fotoğraf (Şiir)
Gittim geldim yağmur gözlü odanın kayaç çukuruna bağışladım canını sabah aklığında Acısı var solgun fotoğrafların kıtalarından kırgın bakıyorlar diz bağımın koptuğu eşiğe daima püsküren kalabalık ağızları da var onlar havaya yağmura toprağa bir cevizin yaprağına çekildiler Boynumdan öte kırmızıyım bugün nefesimle ütülediğim çarşaf sıcak halen imkânsız olan uzak noktanın hasadı kim dediyse bilinç dili aşar,...
UÇURUM (ŞİİR)
aramızda hep o gizli uçurum ne kadar kapansa da kapıları uzaklığın yine bir çatlak ağrılı, suskun. solup gider çiçekleri sevginin değmeden yürekler birbirlerine paslanır kilitleri kalplerdeki hazine sandığının el bile değmeden mücevherlere adı suskunluk olan evlerde ayni odalarda ayrı ülkelerde yaşıyoruz kısacık hayatlarımızı kötürüm kuşlar gibi açmaya korkuyoruz uçurum kadar geniş kanatlarımızı belki de...
İnbu Bel Arhi (Şiir)
ay kavminin şavkı dönünce meydanın sargısında yel seslendi Asinnu nehir kenarında açtığı çukura kan döksün sürsün altın çemberi yedi kez ...
dörtleme (şiir)
gerçek bir gösteri 1. saçaklanıp bir çarşı kıyı eşrafında elbiseden çıkmış bir kadın, parası tükenince– tanrının bile duyamadığı bir sesle soyunmuş dünyaya, çatısının altında tanrı biliyor ya, hiçbir şey bilmiyor dünya! 2. -karım bir şeyler anlatıyor, eşyalarımız mezatta taksitle satıyormuş kendini- piaf sesinden emin, müslüm can kaybı bir tuğla daha, kırılıyor gün ortası! palto yırtık...
New York’ta Bir Ugandalı: Zohran Mamdani
Carl Jung “Bir kişi için en büyük trajedi anne-babanın yaşanmamış hayatlarıdır”der. Anne babanın dopdolu yaşanmış hayatları varsa bu onların yarattığı kişiye yansır. Jung’un bu deyişinin ne kadar doğru olduğunu bu günlerde bütün dünyaca bir kere daha yaşamaktayız. Babası uluslararası ödüller alan kitaplarıyla tanınan eğitmen, annesi aralarında Cannes Film Festivali de olan ödüllü filmleriyle bilinen yönetmen...
Offspace’in İlk Sergisi: Metamorfoz Pop-Up Üzerine
Arnavutköy’ün sokaklarında kaybolmak, sanki eski İstanbul’un rüyasına karışmak gibi. Zaman, bu semtlerde başka türlü akar. Taş duvarların gölgesinde, paslı demir kapıların ardında bir çağ hâlâ nefes alıyor gibidir. Beyazgül Caddesi boyunca yürürken, bir Rum konağının önünde duruyorum. Tam karşımda Türkan Saylan’ın yaşadığı o güzel köşk uzanıyor. O derin sessizlikte, bir an için o pencereden son...
İNSANİ DEĞERLERİN MASALSI BİR YORUMU: KİSE-YE BERENÇ
Mohammad Ali Talebi’nin 1996 yapımı filmi Kise-ye Berenç (Pirinç Torbası ya da Pirinç Çuvalı), İran sinemasında daha evvel pek çok örneğini gördüğümüz, bir çocuk hikayesi etrafında şekillenen ve yönetmenin bize dünyayı bu gözle sunduğu bir film. Bağımsız İran sinemasının karakteristik özelliklerinden biri sayabileceğimiz isimsiz, hatta pek fazla oyunculuk deneyimi olmayan isimlerin oynadığı filmde iki önemli...
Kurdun Ayak İzleri: Romanya
Romanya’ya H. Hesse’nin kurduna belki rastlarım umuduyla geldim. Romanya’daki Karpatlar, Avrupa’nın en büyük kurt sürülerinden birine ev sahipliği yapıyor. Karpatlar otel odasının penceresinden görünüyorlar: Kurt soyunun dağları. Bu dağların havası serttir ama ruhu diri tutar. Bir çekirdeğin içinde bir ormanın gizli olduğunu; her insanın içinde, çok uzun süre yalnız kaldığında, bir kurdun uluduğunu anlatırlar. Rüzgarla...
TİTANE ve ALPHA: ŞEFKATİN SAĞALTICILIĞINDAN ŞEFKATİN SINIRINA MI?
Çok iyi tasarlanmış, çok iyi uygulanmış çok sayıda mizansen perdeye geliyor film boyunca, özellikle müzik kullanımının öne çıktığı sahneler çok etkileyici. “Arabayla seks” filmi olarak sansasyon yaratmanın yanı sıra Cannes Film Festivali’nde festivalin en büyük ödülü Altın Palmiye’yi kazanmış olan Fransa-Belçika ortak yapımı Titane’nin (2021) senarist-yönetmeni Julia Ducournau’nun yeni filmi Alpha dünya prömiyerini yaptığı Cannes...









