Ana Sayfa Manşet

Kategori: Manşet

Yazı
Pompei (Şiir)

Pompei (Şiir)

sessizlik örter taş bedenleri kül, zamanı gecenin taş kalbi bir unutuş çatlağına kör rüzgâr suskun gövdeye hafızanın külleri ışığa doğru savrulur gölgeleriyle konuşan ses boş odalarda ve sessizliğin ortasında yalnızlığın beden çığlıkları karanlığın derinliğine zamanın dilin sustuğu fısıldar geceye bir an bir çırpıda ve kül ışığa doğru sonsuz bir sessizliğe kayıp şehir için pompei  

Yazı
Şairin Odası Nasıl Çalındı?

Şairin Odası Nasıl Çalındı?

‘Göçmen Türk aile tablonun çalıntı olduğunu bilse bunu kabul eder miydi?’ Bana göre elbette etmezdi. Ulay kelimenin tam anlamıyla yapılan bir hırsızlığı sanat adına yoksullara ipoteklemişti. Carl Spitzweg’in 1839 tarihli “Yoksul Şair” tablosu 19. Yüzyıl romantik sanatçısının ve bohemin unutulmaz imgelerinden biridir. Tuhaftır Adolf Hitler’in de en beğendiği tablo olduğu söylenir. Çatısı damlayan perişan bir...

Yazı
YAŞADIKLARIM ÜZERİNE BİR YAPBOZ DENEMESİ

YAŞADIKLARIM ÜZERİNE BİR YAPBOZ DENEMESİ

Günlük tutmak, anıları yaşatmanın en güzel yoludur. Anlar ve anılar yazıya dökülürken kişi, iç dünyasını gözden geçirir; iç sesini dinler ve dünyanın gürültüsünden, anlık da olsa, uzaklaşır. Hayatın getirdiği baskıya bir direniştir günlük — kendi kendine verilen bir mücadele… Her gün not edilen birkaç satır, bir paragraf, bir günün kaydı; insanın kendini kaybetmemesi için çizdiği...

Yazı
Yahya Kemal Beyatlı ve Rindlerin Akşamı

Yahya Kemal Beyatlı ve Rindlerin Akşamı

Rindlerin Akşamı   Dönülmez akşamın ufkundayız. Vakit çok geç. Bu son fasıldır, ey ömrüm; nasıl geçersen geç.   Cihana bir daha gelmek hayal edilse bile avunmak istemeyiz öyle bir teselliyle.   Geniş kanatları boşlukta simsiyah açılan ve arkasında güneş doğmayan büyük kapıdan   geçince başlayacak bitmeyen sükûnlu gece. Guruba karşı bu son bahçelerde keyfince  ...

Yazı
Cinler Sınırımızdaydı Yapıştırılmış Kaşlarıyla (Şiir)

Cinler Sınırımızdaydı Yapıştırılmış Kaşlarıyla (Şiir)

Yeni vurulmuş bir aile vardı Evdi, attı, eldi, avdı saat iki miydi Tam, vanadan bardak bardak Buram buram yangın Yerde newrozlar damla damla belirdi Aşk ayan bu bu bir yurt Madara güne bir gurur verdi işte ateş Kılıklar bazen yarının uzvu Dinlenen makamlar sille sille silah bırakmış bir hatıra kaldı Naneli, neneli anneli lamla türken...

Yazı
YANGI (ŞİİR)

YANGI (ŞİİR)

Orada incecik bir bahar duruyordu Zifiriyle ramak kalmıştı aramızda Karsız kayınsız ormansız gecede Bir sıcak aradıktı Şi Tek yeşil damla göçer gagalarımıza Yeri göğe işleyen teyel çözüldü Nedensiz kanayan ağaç kesti sütünü Turnam allı turnam ne yatarsın çorakta Bütün davaları bir bir kaybettik Şi Cümle anlam şaibeli İnsan yangı mıdır Şi Akıl vahim arıza Umut...

Yazı
Ankara Garı (Şiir)

Ankara Garı (Şiir)

Tepeden tırnağa derin bir yara, Döner de devran, açar mıyız bahara?   Susturulmuş türkülerin tınısında unutulduk, Lal bırakılmış bir dağın tipisine tutulduk.   Yitti baş üstlerimiz, sıcak kalbimiz. Ağırladı, ağırladık, ağladık. Her birimiz!   Şimdi yarım ağızla bir tebessüm konsa, Koparmak isterim dudağı, tebessüm oysa!   Ne kırgınlık ne naz, çekilmiyor bu ara, Gözlerimi kaçırsam...

Yazı
Kafka’nın Dönüşüm Kitabının Çeviri Karşılaştırmaları

Kafka’nın Dönüşüm Kitabının Çeviri Karşılaştırmaları

 1- Artık bir böcek olan Gregor Samsa işe gidemediği için eve müdür gelir. Oğlunu savunmak için baba her şeyin yolunda olduğu konusunda müdürü teskin etmeye çalışır. Kafka[1]: Der Junge hat ja nichts im Kopf als das Geschäft. Ich ärgere mich schon fast, daß er abends niemals ausgeht; jetzt war er doch acht Tage in der...

Yazı
Dahi Kadınlar – Dikkate Alınmayan Kadınlardan Dünyayı Değiştiren Kadınlara

Dahi Kadınlar – Dikkate Alınmayan Kadınlardan Dünyayı Değiştiren Kadınlara

Janice Kaplan’ın “Dahi Kadınlar” adlı eseri, tarih boyunca dâhilik kavramının erkeklik ekseninde tanımlanış biçimini sorgulayan ve bu kalıpları tersine çeviren bir çalışma. Yazar, kadınların tarihsel görünmezliğini yalnızca bireysel hikâyeler üzerinden değil, aynı zamanda kültürel ve sistemik önyargılar bağlamında ele alıyor. Bu yönüyle kitap hem bir entelektüel yeniden değerlendirme hem de bir kültürel hafıza düzeltmesi işlevi...

Yazı
şimdi bir ömür daha lazım (prolog) 

şimdi bir ömür daha lazım (prolog) 

pencerenin önünde bir ölü bir anlam şairin pişmanlığı belki de niyesi niçinini inkâr eden soru aldanışla geçer mi ömür sarı bir kalem yazabilir mi hakikat ne, sözcük nasıl, acı niye   dünya…çırpınıyor   oysa sözcüklerle döndük yıkımdan sonra virane ten sağalmadı ve arzu özneyi dışlarken döndük rüzgarı anlamaya…rüzgarı o metruk çağrı ve gaip sızı neden...