Doğasında yansıyor Beşeri akşamında İş çıkışı kararmış zihinler Demirler kısıtlıyor aydınlığı Gölgesinden belli Doğal bir yansıma Oysa; yapraklar ağaca monte ne tezgahlar kurdum koca pazarda beni bul diye Ihlamur çiçekleri bıraktım yatağının dibine; bir pazartesi öğleninde, ‘olma nedeni o’ dedin diye yürüdüm semtinde. Ayrılık kaçınılmaz veda karşılamazdı Deklanşörün takvim yaprakları biliyorum; intiharını yaşamınla süslüyorsun.. Fermanın...
Son Yazılar:
Post-Formal Düşünce Üzerine
Peride Celal: Kurtlar ve Komünistler
Bir Zaman Haritası
Gerçeğin Gölgesinde İdea’nın Karanlık Metafiziği
Cevat Çapan’dan Hatırlayışlar: Sürgünler Ayrılıklar
Salyangoz Haiku dergisi, ikinci sayısıyla okurla buluştu.
Hikâyede Kalmasın
Barış Yıldırım’ın üçüncü şiir kitabı Rüzgâr Dindiğinde: Seyrüsefer Günlükleri çıktı
Strain: Faşizmin Gen Havuzundaki Sevgi Ve Nefret
Medeniyetin Sonunda Odysseus
PETER PAN: KABUSLAR ÜLKESİ – ÇOCUK EDEBİYATI KLASİĞİNİN KUİR KORKU FİLMİ UYARLAMASI
Odysseia, heyecan verici ve gerici bir ağıttır
Anadolu Keçelerini Dünyaya Tanıtan Sanatçı: Selçuk Gürışık
Odyssey ve kültürel sağın tutarsızlığı üzerine düşünceler
Brecht: O küçük insanları severdi
Karanlıktan Gelen Doğum Sonrası Depresyon Alegorisi mi?
Özer Kabaş Salt’ta: Denizaşırı ve Zamanları
Yüksek Gerilimin Poetik İnşası: Etten Kurgu
Açlığın İçinden Geçerken İnsanlığını Unutan Yazar: Knut Hamsun
Kategori: Manşet
Kumaş Katlama Sanatı (Şiir)
“Odanda oturup, Yazıp Çizmek istiyorum saatlerce.” Derdi, Her seferinde Baştan aldığı yabaniliğini Atlattığı o yarım saatten sonraki anlardan Herhangi birinde; “İzlemek istiyorum seni çalışırken Sabahlara kadar.” Severdi Sahillerde, barlarda, Arkadaşlarının evlerinde bir şeyler karalamayı. Dönünce Ahşap paravanın arkasındaki lavabosundan Yamalık’ın, “Gidebilirsin sen istersen.” Diye bir uyarırdı erkenden, Dışarıda geçecek uzun saatlerine Gayet kibar bir davet...
Felsefenin “-e Göre” Şiiri
Felsefe nedir? Bir düşünme etkinliği midir, yoksa düşünülmüş olanın ifade edildiği bir alıntılamalar sıralaması mıdır? Bu soru felsefeyle kurulan ilişkinin yönünün belirlenmesinde önem arz eden bir sorudur. Çünkü felsefe bir yandan sorgulama ve soru sorma cesareti olarak açığa çıkarken diğer yandan düşünülmüş olanı, “düşünceleri” aktarma ve tekrar etme riskini de bünyesinde barındırmaktadır. Bugün felsefeyle kurulan...
Reha Bilge’den “Ressam ve Şair Tevfik Fikret” Kitabı Raflarda
Yazar Reha Bilge’nin imzası ile “Ressam ve Şair Tevfik Fikret” başlıklı kitap, 15 Nisan 2026 itibariyle Arvana Yayınları’ndan okurların beğenisine sunuldu. Türk edebiyatının öncü isimlerinden Tevfik Fikret, bu eserle birlikte yalnızca şair kimliğiyle değil eğitimci ve ressam yönleriyle de yeniden ele alınıyor. Kitap, Fikret’in çok katmanlı kişiliğini bütüncül bir yaklaşımla sunarak, onu hem kendi dönemi...
BAHAR ŞİİRİ (ŞİİR)
Papatyanın ömrü ve kelebeğin Erik çiçeği badem vesaire Kış tohumun ve çekirdeğin uykusuydu Güneş uykusuz Yerlerin göklerin bir rüyâsı var Mesela karıncadan peygamber olsa der Herkes biraz yalnız ve yoksul Ölüm ve ayrılık olmasa ne güzel Öyle olsa herkes Tanrıyı sever 9 Mart 2026 Resim: David Hockney
Kırlangıçlar Gider Gelir (Şiir)
Kırlangıçlar gider gelir, Ulu rüzgârlar gelir geçer, Durmadan eser meltemler, Koku taşır, sevda taşır. Esintiler hızlanır, kırlangıçlar uçar, Göğe yığılmış bulutlar süzülür havada, Ve tam öğleyin, sen ve ben Aynı güneşi görürüz tepemizde. Çiy ve yağmur düşer her yana, Hasat olgunlaşır, güzelleşir çiçekler, Ve yuvarlak yeryüzü boylu boyunca Ay ışığına da açıktır, güneşe de; Ve...
Ağaç ve… (Şiir)
Susmuş o ağacın gövdesinde, sonbaharın hatırlattığı anılar yaşıyor şimdi. Anılar ki ağır ağır birikir ve günbatımı kadar çabuk unutulur. Bir koku gelir; beyaz sabun köpüğü. Islak bir taş yerde yarım kalmış bir cümle. Özür, ...
Modern insan neden kendi efendisi olamıyor?
Bazen bir insanın kim olduğunu anlamak için, yaptıklarından çok, hiçbir şey yapmadığı andaki haline bakmak gerekir. Elinin telefona ne kadar çabuk gittiğine. Sessizlik uzadığında yüzünde beliren huzursuzluğa. Beklemeye ne kadar dayanabildiğine. Bir odada, bir bankta, bir otobüs durağında, bir haberin, bir mesajın, bir yeni uyarının gelmediği birkaç dakikada kendi içine doğru çöküp çökmediğine. Modern insanı...
Yirmi Beş Kuruş İçin… (Öykü)
Can, o sabah hayatının en küçük hatasını yapacağını bilmiyordu. Yirmi beş kuruş, her şeyine mal olacaktı. Gecenin sıcağı, İzmir’in dinmeyen esintisiyle pencereden içeriye hızla girmekteydi ve o yine uyuyakaldı. Sabah güneşi İzmir’i kavurduğunda, ter içinde uyandı. Çukurda kalan semtler yanıyordu; tepelerdekiler serin miydi acaba? İçindeki çukura kızdı, aslında gücü yetmediği için çukurdaki semtlerden ev aldığı...
SANAT HAYATIN GERİSİNE Mİ DÜŞTÜ
Uzun tarihsel dönemi boyunca sanat, bağımsız, eleştirel bir pratikten ziyade, siyasal ve dinsel iktidar yapılarını meşrulaştıran estetiğin taşıyıcısı olarak iş gördü. Antik Yunan’da tapınakları süsleyen kabartmalar, Roma İmparatorluğu’nda zaferleri ölümsüzleştiren anıt heykeller, Orta Çağ’da katedralleri anlamlı kılan dini resimler, zamanın iktidarının ve hâkim ideolojisinin propagandasını yapmak üzere biçimlendiriliyordu. Bu dönemde sanatçı, bireysel bir politik duruş...









