https://ekdergi.com/category/litera/
Son Yazılar:
Öncü Bir Sanatçı: Yücel Dönmez
Mehmet Raif Ersoy: Figür, Emek ve Kültürel Bellek Üzerine Bir Resim Pratiği
İnsanın Bilişsel Üç Sorunu: Kurgucunun Üç Oyunu
ŞİİRİMİZİN “ANDRE BRETON”U!
CNN-MTV VE YAPAY ZEKA
Edip Diye Bir Çocuk -Aynadaki Kelebek (Öykü)
KEDİYE DÖNÜŞEN KADIN (ÖYKÜ)
GOREE ADASI – KÖLELİK – HOLLYWOOD
Gaye Boralıoğlu: İstanbul, Yurtsuzluk ve Varoluş
Ahmet Cemal: Adaşımı anarken
Deniz Göktaş veya “Bulutsuzluk Özlemi”
BABAOCAĞINDAN AYRILMAK DURUMUNDA KALAN SUPERGIRL
Mehmet Atlı: Kürt Müziğinin Modern Sesi
EVREN EROL’DAN “BAŞKA BİR PENCERE” SERGİSİ
Kuzguncuk Sanat Tiyatrosu’ndan “Hrisantos’u Kim Öldürdü?”
DİSTOPİK BİR DOYUMSUZLUK: ”IŞILTILI HAŞERAT
Yolun Yükü
Kadir Ağabey’in Ardından
ustam dağınıktır dağınıklıktır benim
Kategori: Manşet
MÜZE, MELANKOLİ, BURUKLUK YA DA ÇALMA, AŞIRMA, ARAKLAMA EYLEMİ ODAĞINDA MASUMİYET MÜZESİ
Çalma eylemi, etik dışı özelliği bir yana, aynı zamanda her zaman “içinde bulunulan o an”dan koparılana işaret eder; şimdiyi ötelere fırlatma, yarına bir şeyler saklama… Gelecekte var olacak özneye şimdide var olan şölenden bir şeyler araklama… Araklama için önce bir “aralama” gerekiyor. Yani ayırt etme, seçme. Aralama sözcüğü içinse uyanık bir akıl. Dürer’in zamanın ağırlığına...
James Monroe’nun Çiti ya da Donroe’nun Altın Varaklı Balyozu Arasında
Monroe’nun Çiti (1823 – Başlangıç) ABD Başkanı James Monroe, Kongre’de o ünlü sözleri (“Amerika Amerikalılarındır”) sarf ettiğinde yıl 1823tü ve aslında Latin Amerika’nın etrafına görünmez bir çit çekiyordu. Bu çit, sözde “Avrupalı sömürgecilere” karşı kalkandı; ama özünde, kıtanın tapusunu Washington’daki kasaya kilitleyen bir mülkiyet ilanıydı. Bugün de Donald Trump’ın, Amerikan basınında verilen ismiyle “Donroe Doktrini”...
gün batımı (şiir)
güneşi önüme aldım bulutlar beklesin iz verdim cigaraya dönüyor sırılsıklam ateşi çalan çalmış bize kalan kül her taraf kapital ve sürekli reklam güzellikler hep bir badireyle eklem seçimi kazansa da içeride ekrem söz ulaşmaz muktedire yetişmez eylem bizim sonumuz ancak mutsuz bağlam söylenerek yorulan dil bir mevsime salata yürek ve böbrek ayrı usul doğrama senden...
ÇUHA (ŞİİR)
‘’umur-ı mülkiyede müstahdem olacak memurlara mahreç olmak üzere’’ açılmış mektepte ben, leyli denirmiş, parasız yatılı. Lisan-ı Rumi ve Lisan-ı Bulgari dersleri kaldırıldı. Artık o topraklar başkalarının vatanı. Koğuşumda demirden dolap, yırtık pabuçlar ve jilet kâğıtları. Usturamın ucunda altın bir güvercin. Kirli ayıptır eski değil. Bitmiş yılların ardından sesleniyorum sana Yeşil çuhalı üstenci masaların gücü...
Aedh* Sevgilisinin Ölü Olmasını Diler (Şiir)
Ah bir yatıyor olsaydın, soğuk ve ölü, Batıda ışıklar solup giderken yavaşça, Gelip de buraya, eğseydin başını, Ben de başımı yaslardım bağrına; Ve sen şefkatli sözler fısıldardın, Affederdin beni, çünkü artık ölmüştün: Ne kalkıp giderdin ne kaçardın uzağa, Ruhunda yaban kuşları kanat çırpsa da, Ama bilirdin ki saçların bağlanmış ve dolanmış, Yıldızlara, aya ve güneşe:...
Truva: Heinrich Schliemann Kahraman mı? Sahtekar mı?
Sadece günümüzde değil, tarih boyunca kahraman ve sahtekar kavramlarının tam olarak netleşemediği bir çok kişiye rastlarız. Geçtiğimiz yazın sonunda, değerli arkadaşım Kamil Yüceoral’ın (emekli müsteşar) daveti üzerine, Ekim 2018’de açılan ve 2020 yılında Avrupa Yılın Müzesi Ödülü’nü alan Troya Müzesi’ne gittim.. Bu müzede Truva’dan elde edilen eşsiz tarihi eserleri yer almakta. Truva kazılarını başlatan ve...
Altın Ayı ödüllü “Sarı Zarflar”, Cuma günü sinemalarda
İlker Çatak’ın Altın Ayı ödüllü son filmi “Sarı Zarflar”, 27 Mart Cuma günü Türkiye’de sinemaseverlerle buluşuyor. Özgü Namal ve Tansu Biçer’in performanslarıyla dünya basınında yankı uyandıran ve yılın en çok beklenen yapımları arasında yer alan film, bir çiftin idealleri ile hayatta kalma arzusu arasındaki etik ve politik yol ayrımlarını merkezine alıyor. Oscar® adayı yönetmen İlker...
Bunları Duymalısın Pan (Şiir)
sevgili pan gidişinin üstünden kapkara bir mevsim geçti uzun botlarıyla yaprakları ezen bir adam gibi hâlâ şiirlerimi kimseye okutmuyorum hâlâ biraz büyük geliyor aldığın kazak kapımın önüne diktiğin çiçekler kocaman oldular evimle sokağı birbirine bağlayan tek şey şu çift taraflı iki menekşe dikişi yüzünü anımsayamadım geçenlerde ama parmakların hâlâ bileğimde duruyor bana demiştin ki paran...








