Dünyanın sonu bu. Hiçbir şey kalmaz ama ayrılık Orada bir mezar kazacağım Yırtık bayrağınla taşı sarılı Ve sonra hoşça kal diyeceğim. İstilalar çağı geçmiş, yoldaşlar da ölmüşler ve yine öksüzüz biz Ne yapabilirim mezarının üzerine iki çiçek koymaktan Ve ayağımı bağlayan zincirleri koparmaktan başka Seni izledim düşün başlangıcından beri Çaresizliğin başlangıcından bitişine kadar, Yerine getirdim...
Son Yazılar:
NON-CONTEMPORARY
Hüseyin Gökdeniz Özertaş’ın Zaman Koleksiyoneri Üzerine Bir Polemik!
BİR SOPRANONUN ÖZEL DÜNYASI
Roman Sahnede Bilim Işıkçı: Bilişsel Edebiyat Eleştirisi Ne Yapar, Ne Yapmaz?
Kıraathaneler, kültür ve aydınlar
Neden resme bakarız?
Plastik Dil, Estetik Donuklaşma ve Yaratıcılıksız Sanatçılık Üzerine
Anarşinin Maskeleri: Percy Shelley’den Triangle Fabrikası Yangınına Radikal Bir Şiir’in Tarihi
ŞEHRİ FOTOĞRAFLA BULUŞTURAN 212 PHOTOGRAPHY ISTANBUL 26 EYLÜL’DE BAŞLIYOR!
Cevat Çapan’ın Anılarında Özer Kabaş ve Zamanları
Levent Karataş’ın Melez Peri Kitabı Üzerine Bir Poetika ve Direniş Okuması
Haftanın Kitap Seçkisi
Sanat Eleştirisinde Üretken Yapay Zekâ Kullanımı
Görünür Olanın Ötesinde: İran Resim Geleneğinden Güneş Mehrnoosh Goodarzi’nin Ruhsal Evrenine
Fırtına Dindi: Kadir İnanır
Geç kalınmış gibi değil de, artık gerek kalmamış gibi NİHİL
Mesut Aşkın: Şiirin Soğuk Mevsimi ve Bir Hafıza Arkeolojisi
İçimdeki Yabancı – Geri Gelmemecesine Yitirdiklerimizden Baki Kalan Anılarımız
Yılmaz Kömürcü “Büyük Yalnızlık”la Geri Döndü
Ana Sayfa
Ahmed Abdel- Mo’ti Hegazi
