Şiir neyi içerirse içersin sorunlu bulunma ihtimaline rağmen kişisel bir şeydir ve bu özgünlüğünün asıl kaynağıdır. Kendimizle baş başa kaldığımızda gizlilikle yaptığımız bir eylemdir. Bu şiirin her zaman kişisel düzeyi içermesinin ve ordan da toplumsal ve politik olana gitmesinin de nedenidir. Söz konusu kişisellik kimi şairlerde bizin yerini almaya eğilimli toplumsallık ilgisinden dolayı geriliyor...
Son Yazılar:
yüzleşerek (şiir)
Büyük Çiftlik Sahibinin Kızı (Şiir)
bozuk gül (şiir)
Gökalp’lerin Gülsün’e Limon Çiçeği Kolonyası Şiiri
Aşk Üşümesin (Şiir)
otopsi (şiir)
kendimi kazdığım derin (şiir)
Günümüz Profesyonel Matematiğinin Sonu Üzerine
“Bakışın Nesnesi” Akademililer Sanat Galerisi’nde
Alain Badiou: Başka Bir Dünya İmkânının Savunusu, Felsefenin Yeniden Çağrısı
Hukuksal Emperyalizm: Geç Emperyalizmde Uluslararası Hukuk ve Bağımlılık
Yapay Zekânız Pek Güzelmiş de Mülkiyeti Kimde?
CEP TELEFONLARI SANATI NASIL DÖNÜŞTÜRDÜ?
THOMAS BALKENHOL: “BİR FİLMİN KURGUSUNU YAPACAK KİŞİ, SENARYOYA BAKAN İKİNCİ KİŞİ OLMALI.”
KİTSCH, İRONİ VE POSTMODERNİZM: JEFF KOONS
ŽİŽEK’İN YAMUK BAKIŞI VE HAKİKATİN KARANLIK YÜZÜ
Anne Carson ile Şiir Üzerine
Yedi Deli Tek Zihin
Hiperpolitikadan Sonra Ne Geliyor?
Ana Sayfa
Halim Şafak
Yazar: Halim Şafak
AHMET ERHAN ŞİİRİNDE RUHSAL VE HAYATİ ETRAF
Okur özellikle şair, yazar için etrafı canlılardan sonra ev, sokak, köy, mahalle, kasaba, şehirle birlikte kendi hısım akrabası kadar hem ruhsal hem de hayati anlamda edebiyat dünyası oluşturur. Şair, yazar dergilerde, gazetelerde yazmaya ve kitap çıkarmaya başlamakla birlikte söz konusu dünya kan bağı eksenli hısım akrabaya ve kasabalıya, mahalleliye, köylüye komşuya, dosta arkadaşa kastedebileceği gibi...

