sibel’e kıyıyı siliyor sis, uzaklaşıyor kentin yarısı suyu ürperiyor denizin, titriyor kürekleri koyunlarında yatan kayıklar çıplak ağaç direkte sönüyor kış feneri içten içe bağlanıyorum nemli sabah göğünün ipek gri yoğunluğuna yaşamın derin hazzı seyreltiyor ağırlığımı çatıları kolaçan ediyor kuşlar, ayağı kayıyor bir martının nasıl da maceralı olmalı kuşların bir günü isterse başka bir hayata...
Son Yazılar:
Kıkırdama (Öykü)
1. FETHİYE-ÜZÜMLÜ SANAT VE EDEBİYAT FESTİVALİ
NON-CONTEMPORARY
Hüseyin Gökdeniz Özertaş’ın Zaman Koleksiyoneri Üzerine Bir Polemik!
BİR SOPRANONUN ÖZEL DÜNYASI
Roman Sahnede Bilim Işıkçı: Bilişsel Edebiyat Eleştirisi Ne Yapar, Ne Yapmaz?
Kıraathaneler, kültür ve aydınlar
Neden resme bakarız?
Plastik Dil, Estetik Donuklaşma ve Yaratıcılıksız Sanatçılık Üzerine
Anarşinin Maskeleri: Percy Shelley’den Triangle Fabrikası Yangınına Radikal Bir Şiir’in Tarihi
ŞEHRİ FOTOĞRAFLA BULUŞTURAN 212 PHOTOGRAPHY ISTANBUL 26 EYLÜL’DE BAŞLIYOR!
Cevat Çapan’ın Anılarında Özer Kabaş ve Zamanları
Levent Karataş’ın Melez Peri Kitabı Üzerine Bir Poetika ve Direniş Okuması
Haftanın Kitap Seçkisi
Sanat Eleştirisinde Üretken Yapay Zekâ Kullanımı
Görünür Olanın Ötesinde: İran Resim Geleneğinden Güneş Mehrnoosh Goodarzi’nin Ruhsal Evrenine
Fırtına Dindi: Kadir İnanır
Geç kalınmış gibi değil de, artık gerek kalmamış gibi NİHİL
Mesut Aşkın: Şiirin Soğuk Mevsimi ve Bir Hafıza Arkeolojisi
Yazar: Elif Firuzi
Bir Başka Coğrafyadan Yalın Zaman Şiirleri – Cevat Çapan’a
İyilik Mektupları (*) Sabahın en taze saatleri, ışıklı bir pencerenin önünde İstanbul’un kuşlarını seyrediyorum. Gök açık, kusursuz mavi. Kent günlerdir ücradaki bir köy sessizliğine gömülü. Az sonra yeni bir kitabı okumaya başlayacağım: Bir Başka Coğrafyadan. Kitaba başlamadan önce şairle İngiltere’de ilginç bir tesadüf sonucu tanışmam canlanıyor zihnimde. Yabancı bir kentin mesafeli sokakları; şairle tanışıp, şiirlerini...
Sanayi Mahallesi’nde Sabah (Şiir)
Dükkân önlerinde sabah sigarası içiyor sanayi mahallesi’nde börekçi çocuklar. Dünden kirli masalar yıkanmamış yüzleriyle sokaklar sabaha yorgun uyanıyor. Teklifsiz çığlığıyla bir araba gelip duruyor önlerinde işaret verilmiş gibi dönüyor başlar ağır çekimde bir kadın dargın iniyor alt dudağındaki küsü kapatmıyor yüzündeki boyalar isteksiz uzanıp alıyor arka koltuğa savrulmuş çantasını sokağa eğreti oturan arabadan. Başı dönmüyor...


