Şiir neyi içerirse içersin sorunlu bulunma ihtimaline rağmen kişisel bir şeydir ve bu özgünlüğünün asıl kaynağıdır. Kendimizle baş başa kaldığımızda gizlilikle yaptığımız bir eylemdir. Bu şiirin her zaman kişisel düzeyi içermesinin ve ordan da toplumsal ve politik olana gitmesinin de nedenidir. Söz konusu kişisellik kimi şairlerde bizin yerini almaya eğilimli toplumsallık ilgisinden dolayı geriliyor...
Son Yazılar:
Poltergeist ya da Sinyalsiz Ekrandan Dışarı Fırlayan Dehşet
Zeki Faik İzer – Zühtü Müritoğlu – Elif Naci Üzerine Bir Kartpostal Okuması
KÜLÜN İÇİNDE KALAN HARFLER
ARAP DÜNYASININ YENİ YILDIZI: HALA BENSAID
11. Hitay Vakfı Sanat Yarışması Başvuruları 30 Haziran’a Uzatıldı
DÜNYANIN EN ÜNLÜ SAHAFI MOHAMED AZİZ: KİTAP YAŞAMDIR
İnsan-Sonrası Bir Dünya: “Three Robots” ve Bir Kedi
MODERNİZMİN GÖRÜNTÜSEL YAPISI
Geçmiş Kimin? Arkeoloji, Siyaset ve Kültürel Mirasın Sahipliği
Hegel’in “efendi-köle diyalektiği” nedir?
Aynalar, Tlön, Kizaemon Ido ve Çatlaklar
“Bir Kentin Hafızası Kaç Dilde Yazılır?”
“Tiffany’de Kahvaltı”dan, “Cesur Yeni Dünya”ya
Star Wars Anlatı Sanatı Müzesi
Jean-Marc Veliscek: “Fransız sineması, bir film laboratuvarıdır.”
Seslerin Yerleştiği Konak: Edirne Müzik Müzesi
Kültürel Zeynalar ve Ninalar: Türkiye’deki Sinema ve Dizi Endüstrilerinde Teknik Alanda Yaratıcı Kadın Emeği
Cumartesi Anneleri ya da Masanın Altındaki Hayalet
Toprağın Altından Vitrine: Kazı Bilgisi Müzeye Ulaşabiliyor mu?
Kategori: Litera
“CERİDE”DEN MEDYA’YA: BABIÂLİ
KAYBOLAN BABIÂLİ’NİN ARDINDAN: Biraz da kaybolan Babıâli’nin ardına düşelim mi, ne dersiniz? 1990’lardan itibaren, eski Babıâli adım adım kaybolup gitti. Şimdinin en genç gazetecisini karşınıza alıp sorsanız; size hiçbir şey anlatamaz eski Babıâli’den…Kentin epeyce uzak semtlerindeki plaza’larda, center’lerde üslenmiş günümüzün gazetelerinden bahsedebilir ancak… Biz şimdi, ilk yıllara gidip, işin başlangıcına bakalım: Banliyö trenlerindeki, deniz hatları...
Ara (Şiir)
Sonra yeniden döndüm eski ve mutsuz günlerime… Kamyonlar geçiyordu uzun ışıklarını yüzüme doğrultarak Bir sorgu odasındaydım sürekli… yalnız ve sinik… Enginlik uçsuz bucaksızlığıyla dağıtmıştı o son alevden şöleni Büyük bir kaza sonrasında yeniden yürümeye çalışırken Koltuk değnekleri konuşuyordu ardımdan: “Ne sağ ne de ölü…” Duyuyordum… Başlamadan bitmiş ve yarım kalmış hikâyem Yalnızca geceye karşı...
SALLY RONNEY’İN NORMAL İNSANLARI, NORMAL MİDİR?
Hemen her birimiz, günlük dilin sınırları içinde, aile bireyleri arasında, sokakta, iş yerinde, sosyal ortamlarda “normal olmak, normalim, normal değilim, bu normal değil, sen normal misin, ben neden normal biri gibi olamıyorum vb. ” dilsel ifadeleri sıkça kullanır ve “normal” sözcüğünü farklı bağlamalar içinde tartışırız. Bununla birlikte sözcüğün taşıdığı, işaret ettiği anlamsal kodlar ile ilgili...
KÖR YUSUF (ŞİİR)
Kör ebe kör ebe, Kör bir derinlikten çektiğim su Kaçış izleri yüzünde Biriktirdiğim, bu ıslak suret bir gün Eğri bir ağacın gövdesi olur. Yücelir, buhar olup tavanda Nemli ve çay kırmızısı, toprak mavisi lekeler Eşelerim bir sırma suyu, Yine bu kör derinlikten çektiğim Çıplak vücudu. Sırça bir surette, ışık hiç eskimez, Renkler...
Nehir (Şiirler)
George Szirtes Macar – İngiliz şair ve çevirmen. George Szirtes İngiltere’nin önde gelen, çağdaş şairlerinden biridir. Macar asıllı şair 1948 yılında Budapeşte doğmuş. II. Dünya savaşının son yıllarında ailesiyle birlikte toplama ve çalışma kamplarında hayatta kalmış, 8 yaşında bir göçmen olarak İngiltere’ye gitmiştir. Szirtes’in ilk şiirleri 1979 yılında İngiltere’de yayımlanmaya başlamış. Aslında sanat eğitimi...
480 TL’LİK HAYATLAR
Karaköy’ün tarih ve Derby yapıştırıcısı kokan rutubetli sokak aralarından çıkarak Bankalar Caddesi’nden taksiye bindik. Vakit, günün en umutlu zamanıydı: 10.05. Ekonomi ve hayat ne kadar kötü olursa olsun sabah vakitleri, esnafın gün içerisinde en umutlu olduğu saatlerdir. Tıpkı gençlik gibi. İnsan gençken umutlanır, değiştirebileceğine dair umudu daha fazladır bazı şeyleri. Yaşlandıkça artar korkuları, umutsuzlukları...
1,618 (şiir)
şimdi bir kez yazacağım. en azından yaşam boydan boya çizsin karanlığın üstünü. o vakit ben de harelerin bodrumların kilerlerin üstünü çizerim. aydınlıkla. bilmiyorum neyle. hem nasıl çizebilir yaşam. ne ki o. çözülecek denklem değil kafa yorduğum. kokusu tanıdık gelmeyen bir tür sebzeye seslenerek. ey kereviz olabilir bu seslenmenin yankısına bulaşan. gücümü toplayıp tamamlayabilirim duamı. bir...
Kapıyı çalan da kim?
On sekizinci yüzyıl ortasında buharı sıkıştırıp bundan müteharrik makine imal etmeye dayanan icatlar sürecine Endüstri Devrimi diyoruz. Bu icatlar laf olsun diye meraktan yapılmamıştır, kapitaliste para kazandırır. Endüstri Devriminin başladığı yer İngiltere, münhasıran Manchester şehri… Aslında buharı tenceresinde muhafaza eden Fransız mucit Denis Papin’dir, fakat Fransız bilim tarihçileri ne kadar tepinse bu şeref bir kez...
İZMİR’DE FANZİN APARTMANI VE BİR SOSYALBİLİNÇ HAREKETİ
Medya çağındayız. Teknolojik gelişme, bilginin ve haberin yayılmasını çok kolaylaştırdı, çok hızlandırdı. Bu olgu sayesinde 1980’lerden bu yana hızla yayılan neoliberal politikalar, başta ekonomi olmak üzere bütün toplumsal ilişkileri büyük değişime uğratmış, piyasa ekonomisini her alanda geçerli kılmıştır. Kitle iletişim araçlarının mevcut piyasa koşullarının dinamikleriyle şekillendiği ortamda kültür de piyasalaşmış, değerinden çok şey yitirmiştir. Egemen...









