yarım bir bestenin damarlarından tuhaf bir rüzgârın ağıtlarına geliyorum zihnimde kaybolarak adımlarım zamandan geri kalarak zincirlerin ötesindeki dünyaya hasret ben melodilerle baş başayım, nedir beni yakan – bu denli yorgun yıldızlar mı, yoksa suskun toprak mı? nehir akıyor, yalnız ve düşünceli dedi ben yaşamıyorum, yüreğimin yarısı ölümde, yarısı hayatta… _____ ERKAN KARAKİRAZ’IN YORUMU Akasya Günsan,...
Son Yazılar:
Kumaş Katlama Sanatı (Şiir)
Felsefenin “-e Göre” Şiiri
Reha Bilge’den “Ressam ve Şair Tevfik Fikret” Kitabı Raflarda
BAHAR ŞİİRİ (ŞİİR)
Kırlangıçlar Gider Gelir (Şiir)
Ağaç ve… (Şiir)
Modern insan neden kendi efendisi olamıyor?
Yirmi Beş Kuruş İçin… (Öykü)
SANAT HAYATIN GERİSİNE Mİ DÜŞTÜ
Eril Rapunzel (Şiir)
KIYI ÖPÜŞMESİ (ŞİİR)
ANLATILMAYAN (ŞİİR)
Osman Hamdi Bey: Resim Geleneği İçindeki Yeri
Mustafa Ağatekin: “İşin sonu, neticesi” demek encam
Yeni Dünya Düzeni: Etobur Yırtıcıların Geçit Töreni
haplar ve laflar dünyasının paslı yazgısına şiirden merhem ezen çocuğun hikayesi (şiir)
ÇAĞILTI (ŞİİR)
KOMANDOKARA III. FASİKÜL (ŞİİR)
HAYDAR ÜNAL’DA TARİH, BELLEK VE DİRENİŞİN POETİKASI
Kategori: Litera
Peki, Haydar’a Ne Oldu?
İngiliz William Hogart’a tarihsel sosyolojinin realist ressamı deniliyorsa, Hollandalı ressam Jan Steen’e bu unvanı yetmiş yıl öncesinden haydi haydi vermek gerekir. Hogart 1697 doğumludur; Steen 1627. Steen’in realizminde tıp doktorları sıkça yer alır; âdeta hekimler ve hastalar olmaksızın tuvaline konu bulamaz. Üretken ve bereketli bir ressamdır Steen, yüzlerce değilse bile, hani bir o kadar da...
“HU!..” EMEL İRTEM
“Rüzgâr okusun şimdi kutsal kitabı”. “Üf desin”. Emel İrtem, bence günümüz şiirinin en önemli şairlerindendir. Şiiri de şiirin sorunlarını da bilir. Kasım 2020’de ‘yeni’ ve ‘son’ kitabı, “Hu!..” Yitik Ülke Yayınları etiketiyle çıktı. Kitap üç bölümden oluşuyor. İlk kapı PLATO, ikinci kapı KOYAK ve üçüncü kapı KESAFET. Şairin 1999’da “Divaneliğe Dönen Pergel”, 2006’da “Zehirli Rüya”,...
E-Posta Mesajın Kara, Seninki Benden Kara!
1979’dan kalma dinlemesi epey keyifli bir şarkı, bir yandan kulağımızda tıngırdarken diğer yandan kısa bir hikâyeyi de anlatır. 1980’lerin meşhur grubu The Police’in vokalisti Sting, bu hikâyede şişeye koyup denize fırlattığı mesajlardan bahsetmektedir. Mesajlarda ne yazar bilinmez fakat bunları görmezden gelmeye yüz tutmaz; eminim, her biri demir olsa paslanmaz, azar duysa utanmaz mesajlardır. Alıcısı muhakkak...
ZAMANSIZ DERGÂH
Gecenin ikisiydi, üç tane ses beni rahatsız ediyordu. Birincisi arada bir duyduğum köpek sesleriydi, ikincisi kendime hazırladığım atıştırmalıkların dişlerimin arasında ezilip dağılırken çıkardıkları seslerdi, üçüncüsü de sessiz sedasız olan ve bizzat benden kaynaklanan iç seslerim! İçten seslerimdi… Yazmaya çalışırken yazdıklarımı sesli olarak tekrarlıyordum. Bitirdiğim her cümleyi sesli olarak tekrar ediyordum, yani beynim kendi sesimi dinliyordu...
Deli Ağlatan Diyarı (Öykü)
Sabah ezanı alır götürür beni, sevdiğimi gördüğüm yola. “Mahur Beste” çalınca içtiğim acı tütünün koca filtresi gelir aklıma. Montumun naylon astarına dökülen tütün taneleri gelir. Fenerin maçı, kapalı Kadıköy yolları. Uzun yolda dinlenilen müzik, bir kameradan bakmamızı sağlar hayata adeta bir filmin karakteri olurum. Kendi filmimin. Kalasla bakışırız çoğu zaman. Bir fare evine koca bir...
N’EN VAR KUZUM! SOLGUN GÖZÜKÜYORSUN…
Badi Ekrem: Ben bu yaz neredeydim? Şaban: Nerden bilelim ya… Badi Ekrem: Size soruyorum ben bu yaz neredeydim? Şaban söyle ben neredeydim? Şaban: Valla Kayseri’de olabilirsiniz. Üzerinden çok sular aksa da bazı şeylerin modası hiç geçmez. İzlediğimiz Yeşilçam filmleri, okuduğumuz klasikler gibi bırakamadığımız birçok alışkanlık, günlük hayatımızda bizi biz yapan karakterimize dönüşüyor....
MİTOS ÜZERİNE
“Simgenin miti simgenin kendisinden daha önemlidir.” A. De Saint Exuspery 1. Hegel “Mitos, kendini bağımsız olarak ortaya koyamayan düşüncenin güçsüzlüğünün bir anlatımıdır” der. Bu ifadede iki bölüm göze çarpıyor: • Kendini bağımsız olarak ortaya koyamama. • Bu anlamda düşüncenin güçsüzlüğü. Düşünce, maddi dünyanın temellendirdiği insan beyninde biçimlenen ve oluşan kurgusal bir yapı. Maddi dünyayı oluşturan...
Bir Damat Ferit
Birinin gülüşü hoşunuza giderse onun iyi biri olduğundan tereddüt etmeyiniz » der Dostoyevski. « Damat Ferit’in » zamane genç kızlarının kalbini feth eden ve onun iyi biri olduğunu ele veren bir gülüşü vardı. Makinistin kestiği film parçalarını yazlık sinemanın arka duvarının dibinden toplayan çocuklardık biz. Birçoğumuz taşra dışındaki dünyayı, sinemada gördü ve onun filmleriyle tanıdı....
Jorge Luis Borges: Arjantin edebiyat Panteonunun ölümsüz tanrısı
Borges Arjantin edebiyat panteonunun ölümsüz tanrılarından biriydi. Yaşadığı çağ, kelimenin tam anlamıyla, aile hafızası ile sınıf arasına, tarihi mitler ve kurgu arasına sıkışmış karakterleri biriktiren bir yüzyıldı. Bu karakterlerin kişiselleştirilmiş temsilleri Borges’in yapıtlarında başarıyla gerçekleşti. Yüzyılın entelektüel kuşağı, Hispanizm savunması etrafında safları sıklaştıra dursun, arka planda ideolojik ve kültürel cephelerin hizalandığı bir süreç yaşanıyordu. Borges,...









