Bin telkin niyetiyle elini omzuna atıp arkadaşına seni ambulansla Mars’a sevk ettireceğim, diyor. Kara mizacı yırtılıp ayrı yere konuyor bu bir anlatıymış gibi Buraya kadar her şey normal diyerek güne başlıyor başhemşire. Her gün. Sonra işinin yolunu tutuyor. Kızı kreşe gidiyor. Oğlan babasında. Ölüler derneği kuruyor bir şair Fizan’dan yolu açıp tanrılara aldırmadan. Daha doğrusuna...
Son Yazılar:
ZYGMUNT BAUMAN’IN AYNASINDA MODERN İNSANIN SESSİZ ESARETİ
Sanatın Eşiğinde: Bakmak, Anlamak ve Söz Almak
JOHN PERKINS VE ROGER CROWLEY YENİ KİTAPLARIYLA TÜRKİYE’YE GELİYOR
EDWARD SAİD’İN “ENTELEKTÜEL” FİGÜRÜ ÜZERİNDEN ÇAĞIMIZIN VİCDAN KRİZİ
Kıkırdama (Öykü)
1. FETHİYE-ÜZÜMLÜ SANAT VE EDEBİYAT FESTİVALİ
NON-CONTEMPORARY
Hüseyin Gökdeniz Özertaş’ın Zaman Koleksiyoneri Üzerine Bir Polemik!
BİR SOPRANONUN ÖZEL DÜNYASI
Roman Sahnede Bilim Işıkçı: Bilişsel Edebiyat Eleştirisi Ne Yapar, Ne Yapmaz?
Kıraathaneler, kültür ve aydınlar
Neden resme bakarız?
Plastik Dil, Estetik Donuklaşma ve Yaratıcılıksız Sanatçılık Üzerine
Anarşinin Maskeleri: Percy Shelley’den Triangle Fabrikası Yangınına Radikal Bir Şiir’in Tarihi
ŞEHRİ FOTOĞRAFLA BULUŞTURAN 212 PHOTOGRAPHY ISTANBUL 26 EYLÜL’DE BAŞLIYOR!
Cevat Çapan’ın Anılarında Özer Kabaş ve Zamanları
Levent Karataş’ın Melez Peri Kitabı Üzerine Bir Poetika ve Direniş Okuması
Haftanın Kitap Seçkisi
Sanat Eleştirisinde Üretken Yapay Zekâ Kullanımı
Kategori: Litera
GECENİN GÖZLERİ (ŞİİR)
İnsanlardan ve sorulardan uzakta Kısa bir süre önce, hiç üzülmediler Mutlu anlarında aç ve kokan nefesleri Siyaha boyadıkları kırmızı duvarımız Seni benden alırken zamanla bir Geceler geçer, alma içeri rüzgarı Onlar çekilince Seviştiğim seninle, her bir sonda Merdivenlerinden sarkarken ipleriyle kalbim Sıra gelmiyordu belki ölüme Duyuyorum yolu olan günün ihtimalini Ve bakarak sevdiğin gecenin iktidarını...
GÜNDELİK ANESTEZİNİN ANTİ-TEZİ (ŞİİR)
Bezginliğin yapıtı devasadır: Gaddarlığında çalışkan dünya, şu kımıl kımıl vahşetle dolup taşan arı kovanı, bu yapıtın içinde atan nabızdır. Aslında ne de zordur, hiçbir şey yapmamak: Dakikalar, günler, aylar boyunca. Durakalmak, bulanık bir gölün kıyısında, yıllar boyunca. Çamurlu su yüzeyinde yansımanı bile göremezken. Sonunda kaygan pullu balığa dönüşen yıllar, kayıp gider, avuçlarının arasından. Yaptığın gözünün...
gerdâniye (şiir)
Suphi Ezgi’nin Gerdâniye Saz Semâîsi eşliğinde düşmüyor dilimden sözün kemi karanlık yükseliyor sönmek üzere kalbimin kandili… dinliyorum...
orphic trilogy (şiir)
jean cocteau’ya… 1. le sang d’un poète çünkü eylem ve su kıstırılmıştır damarda ve akan zaman maddenin kanına dönüşür ruhta yıkılışı yığınla benliğin...
KALBİ AĞZINDA (ŞİİR)
Sana denizler biriktirdim Sır dolu aynalar ve gölgeler Yorgun Közde uzun geceler biriktirdim Çıplak Öfkesi terli yalnızlıklar Yalan Yontusu kalabalık taşlar biriktirdim İhaneti yakalayan ellerim Kan revan Uçuşan eteklerinde sesimin Güller, yaseminler biriktirdim Bembeyaz Sana Kalbi ağzında bir kadının Düğümlerini çözdüm Biriktirdiği talan _____ NOT Erkan Karakiraz’ın editörlüğünü yapıp seçtiği eserler, ELEŞTİREL KÜLTÜR internet sitesinin...
VARSIL (ŞİİR)
ormanların bir gümbürtüsü var köşeyi dönmenin heyecanı sokağın bir ortası var gelince bitmiş hissettiren kuşun bir kanadı var daha çok imgesi zincirlerinden kurtulamamış salıncaklar var ileri geri konuşur havayla durakların bir nefeslik canları var yoldan çıkaran masaların mutlak sallanan ayakları mutlak yalnızlıkları dükkanların panolarından düşmüş sesleri var sokağa karışan...
Z İ G G U R A T (ŞİİRLER)
Tramvayın üstünde ziggurat ilanı var Ona umut bağlayan mut yüklüyor bindiyse İnerse Azrail’ in sandığını oyluyor Umarsız bir çorluyu oyuyor hunhar kamar Ellerinde bisturi, üç bin olçum iniyor Dehlizine hangarın Tapınağın dibinde tramplenler hopluyor 40.000 kulaç topluyor neşterin döktüğü şavk Yüzmeye katran gölde *** P A P...
MY FUNCTIONS (ŞİİR)
my functions= (einem geschenkten gaul schaut man nicht ins maul) Bir ağacın yongasına, bir taşın köşesine, bir dağın yamacına, bir dalganın genliğine, bir nehrin yatağına ve nicelerine de yazmıştım: “Hayattan en az şairler kadar, bir beklentim olmadığı için nasıl davrandıklarını kavrayamıyorum bazen. Onun için kıtı kıtına iyiyim.”. Kuşaradım. Hiç kırık. Bu, ama;...
çakallar kapıda (şiir)
adınız ihanet kurşunu ülkeme doğrultulan aralanan sayfalarda duyulur dünyanın soluduğu hastalıklı boşluk hatırlanmaz hangi anıların güldüğü geceyle gündüzün çelişkisi gibi bir suçluluk gelip oturur soframıza çünkü kendi kanını içmektir tarih arayış çabası bu yol hep isyana çıkar incinmiş okul çatılarında dedim bir ülkeyi sevmek uzun uzun düşünmeye benzer ölümü ve insan çok denklemli...









