Hayat, bir gün daha fazla düşünmekten ileri geliyordu… Bir kıvılcım en az iki etkenle ve farklı kombinasyonlarıyla büyüyebilirdi: – Rüzgâr ve hava – Kıvılcımı beslemek – … Hangisinin ya da hangilerinin olası bir büyümeye vesile olduğunu anlamak, bunlardan en az birisini deneyerek ve kıvılcımı gözlemlemekle mümkündü. Ne sen ne de ben göreceli sonlukta ve/veya sonsuzlukta...
Son Yazılar:
Kumaş Katlama Sanatı (Şiir)
Felsefenin “-e Göre” Şiiri
Reha Bilge’den “Ressam ve Şair Tevfik Fikret” Kitabı Raflarda
BAHAR ŞİİRİ (ŞİİR)
Kırlangıçlar Gider Gelir (Şiir)
Ağaç ve… (Şiir)
Modern insan neden kendi efendisi olamıyor?
Yirmi Beş Kuruş İçin… (Öykü)
SANAT HAYATIN GERİSİNE Mİ DÜŞTÜ
Eril Rapunzel (Şiir)
KIYI ÖPÜŞMESİ (ŞİİR)
ANLATILMAYAN (ŞİİR)
Osman Hamdi Bey: Resim Geleneği İçindeki Yeri
Mustafa Ağatekin: “İşin sonu, neticesi” demek encam
Yeni Dünya Düzeni: Etobur Yırtıcıların Geçit Töreni
haplar ve laflar dünyasının paslı yazgısına şiirden merhem ezen çocuğun hikayesi (şiir)
ÇAĞILTI (ŞİİR)
KOMANDOKARA III. FASİKÜL (ŞİİR)
HAYDAR ÜNAL’DA TARİH, BELLEK VE DİRENİŞİN POETİKASI
Kategori: Litera
Tiyatrodan kalkıp romana varan Hakan Güneri
Bir yıl önce Mahmut Şenol’un son romanı “Bir Roman Yazılıyor ~ Nicky’i Öldürmek” üzerinde yazdığım, K24’te yayınlanan eleştiri yazısında şöyle demişim: “Roman denen edebiyat türü karakterler üzerine kurulur. Bırakın sadece sağı-solu, aşağıyı-yukarıyı, havayı-suyu-manzarayı ya da duyguları yansıtan post-modern ötesi kitapları; bunlar roman kategorisine girmez aslında. Nitekim, ‘Roman karakterler üzerinden dünyayı algılamaktır,’ der Mahmut Şenol.” Öte...
KAÇAK (ŞİİR)
Ne çok sevi eklemlendi Geçmiş zaman tümcesine ömrümün Binbir haz sonrası Kabuğuna çekilmiş Kirene Özledim o günleri Acısını da, sevincini de Duyumsardım yalımını Soluğunu şiirin Çıktığım yolculuklarda Bakardım gözüm gibi Kalbi kanatan hevese Ve rastlantılara bıçağımla düzelttiğim Ne çok severdim Nedeniydi Yürekte yanan her şeyin Sekiz kez tekrarladım bunu Koklarken güneşin taze meyvesini Dokunurdum halesine...
ŞİİRCİ NOTLARI-4
Fahrettin’e (Koyuncu) takılıyorum bazen telefonda: Ne var ne yok, ŞİİRİN GECESİNDE yıldız savaşları devam ediyor mu? Ediyor Hocam, olanca hızıyla. Az da olsa azalma yok mu? Hayır, hiçbir zaman da olmaz. Ben anlam veremiyorum, sebebi ne bu harplerin? SANAT falan değil tabii, İKTİDAR SAVAŞI bunlar. İddia Makamı itiraz ediyor. Yargıç haklı buluyor ve diyor ki:...
Sitenin Kedileri ve Apartmanın Ahmakları
Hikâyenin geçtiği sitede ilginç takma isimleri olan sevimli mi sevimli kediler vardır. Birçoğu farklı sebeplerle bakıma muhtaç duruma düşmüş ve site sakinleri tarafından sahiplenilmiş, bazısı ise bu siteye keyfî göç etmiştir. Bu sevimli kediler hikâyemizin devamında epey haylazlık etmektedirler fakat evvela onları tanımak gerekir. Bunlardan ikisi Şirin ile Sarışın, her eve lazım denecek türden uslu...
Yasemin Onat’tan öyküler “Nihayetinde Dönülen Yerler”
Hukukçu Yasemin Onat’ın ilk öykü kitabı “Nihayetinde Dönülen Yerler” Epona Yayınları etiketiyle raflardaki yerini aldı. On bir öykü ve 150 sayfadan oluşan kitabın kapağından içeriğine kadar özenli tasarımı ve sadeliği hemen dikkat çekiyor. “İkindi akşama kavuşurken mazinin heybetli gölgeliğine sığınmış, müstakbel sevdalılardık. Taş duvarlar günden duyacaklarını duyuyor, hellikler tüm sesleri sıkıştırıp sır üstüne sır saklıyordu....
Kaçak (Şiir)
Mavi kargalar! Mavi kargalar! Dayandığı duvarda yüze kadar saydı. Önü, arkası, sağı, solu… Tanınmak büyüyen inciniş. Kaldırımlar uzuyor, sokak neden dar? Seslerde ıslanan yara uykuyla açılıyor göğsünün korkuluğu; kaçarken dünyayı dolaşan av. Dünyayı. Tanıyor yüreğini… Mavi kargalar! Mavi kargalar! ERKAN KARAKİRAZ’IN YORUMU Orhan Kınacı’nın Kaçak başlıklı şiirinin dört bir yanını...
hay hay böceği (öykü)
sonra “o” sandı ki daima onu yazdım. öldürüldüklerinden, öldürdüklerine tekrar tekrar içime akıtılan bulmacayı yaktım. yakmadım. yazmadım. yüklenip taşıdım janus, j a n u s, … lar; havalandırdım bütün gece amâsei – mâ – tomarla ray cızırtısı, serüvenlerin sustuğu lükens komodin, kapris propagandacısı yatak, kapının arkasında ne var’ı… yargı yok, infaz var. zavallı adanmışlık: dildeki...
KEKEMEYİM
ihnim kekeme! Gözlerim kekeme! Kulaklarım kekeme! Duygularım kekeme! Bedenim kekeme! Kekemeyim bütün bileşenlerimle… Diyojen, kekeme değildi, sığındığı ve güvendiği bir fıçısı vardı! Kendisi de fıçısı da gerçekti, doğaldı; o yüzden meydan okudu ya İskender’e… Şimdi tam olarak tanıyamadığımız, bilemediğimiz ve çözemediğimiz bir yokluğa/yok oluşa karşı savaşmaya çalışıyoruz… Bu gün, geleneği ve gelenekten beslenme parazitliğimi öldürmeye...
FANTASTİK SANATIN TARİHÇESİ VE EVRİMİ
İKİNCİL DÜNYALAR VE TOPLUMDAKİ YERİ Çağdaş fantezi sanatını anlamak fantezi türünün film, kitap, dergi ve video oyunlarının resimlemelerinden çok daha fazlasını gerektirir. Fantezi sanatı mitolojik, büyülü ve doğaüstü temalar ile ilgilidir. Fantastik sanat tarihi sanatçıların hikâyeleri, şiirleri ve imgelerinde mitolojik karakterleri tasvir ettiklerinde Antik dönemlere kadar uzanabilir. İtalyan rönesansında, Yunan ve Roma mitolojik karakterleriyle ilgilenen...









