Daha değil, vakti gelince bileceğim yazmam gerekeni. –Bento Şiirsel bir dile sahip olan Bento’nun Tuhaf Huyları adlı roman, yaşama dair felsefi bir kavrayışın güçlü bir anlatısı. Burada konvansiyonel yaklaşımla bu anlatıya dair çözümleme yaparak metnin ne’liği üzerine konuşmak yerine, içerisinde sürüklendiğimi inkâr edemeyeceğim okuma maceramda nelerle karşılaştığımı kısaca paylaşmak ve Bento’nun iç ve dış dünyasının...
Son Yazılar:
Eril Rapunzel (Şiir)
KIYI ÖPÜŞMESİ (ŞİİR)
ANLATILMAYAN (ŞİİR)
Osman Hamdi Bey: Resim Geleneği İçindeki Yeri
Mustafa Ağatekin: “İşin sonu, neticesi” demek encam
Yeni Dünya Düzeni: Etobur Yırtıcıların Geçit Töreni
haplar ve laflar dünyasının paslı yazgısına şiirden merhem ezen çocuğun hikayesi (şiir)
ÇAĞILTI (ŞİİR)
KOMANDOKARA III. FASİKÜL (ŞİİR)
HAYDAR ÜNAL’DA TARİH, BELLEK VE DİRENİŞİN POETİKASI
Karanlık Kuşağın Künhü (Şiir)
Dip Adası (Şiir)
kan kırmızı gecelerin masalları (şiir)
Deniz Kıyısındaki Meyhane (Şiir)
Kütleçekim (Şiir)
Kaç Adım (Şiir)
Yapay Zeka Çağında İş Nasıl Bu Kadar Kötüleşti
NURETTİN BELİKIRIK: “NEDEN SORUSU, YAPTIĞIM RESİMLERİMİM BİR İFADESİ OLARAK ORADA DURUYOR.”
Sven Beckert: Kapitalizmin bir başlangıcı vardı ve bir gün sona erecek!
Kategori: Litera
Kalecinin Penaltı Anındaki Endişesi Hakkında Kısa Bir Değerlendirme
2019 Nobel Edebiyat Ödülüne değer görülen Peter Handke’nin Ayrıntı Yayınları tarafından yayımlanan Kalecinin Penaltı Anındaki Endişesi kitabının ana karakter Bloch, bir barda bira söyler; bira gelmez ve Bloch gider. Sonra o gitme/yer değiştirme roman boyunca devam eder. Bloch her yerdedir: otelde, ormanda, okulda, yemekhanede… Ana karakter Bloch, bir kalecidir ve kalecilerin penaltı vuruşu esnasında yaşadıkları...
KIRIK BİR AŞK HİKÂYESİ GİBİ
-Selim İleri anısına- **** Sana hep yalan söyledim. Yani hep sevdim seni, dostluğunla ışık buldum, varlığınla, teninle sevdim seni. Bedensellik olmayan bir bedensellik vardı; bu çelişki değil, ruhu sevgide özgür bırakmaktı. Selim İleri’nin sevgiye o acılı bakışıyla bu sevgisiz toplumda şunu söylemek istedim: Her şeye rağmen bütün kötücül ilişkiler dünyasına direnip: “biz sevmiştik, sevebilmiştik. ”...
SEFİL DOSTUM (ŞİİR)
Söylediklerim değil Yazdıklarım gerçektir Sessiz durduğuma bakma Gözlerim bilinçaltının röntgenini çoktan çekmiştir Varlığından haberin olmayan Gizli geçitlerinden geçmişimdir Sanırım kahin olmak istiyorum Kendimi ne sanıyorsam Ciğerlerimiz Islak nefeslerimizle aynı şeyi söylüyor Hiçliğimi isler içinde kutlarken Sen ateşi yakamayan beceriksiz dostum Duman duman tüten sefilliğimizin nemisin Sen rutubeti var içimde sefil dostum Ondan tutuşamıyoruz İstesem de...
Elegant Blues ve Sait Faik’in Bir Öyküsü Üzerine
Senaryoya devam etmek fikri aklına şöyle bir geldiyse de vazgeçti. Yarın sınavı vardı. Ya devamsızlıktan kalırsa! Ne yapacaktı!? Kötüyü düşünmek istemedi. Bir şekilde geçerdi. Gece saat dört olmuş, o hala uyumamıştı. Uyuyacağım deyip yatağına uzanmış, telefondan bir şeylere bakmış ama uyumamıştı. Kahve yapmak için aşağıya indiği zaman, “ooo fener sönmemiş daha” dedi. “Feneri üçümüz söndürmeliydik!”....
HAVUZ PROBLEMLERİ (ŞİİR)
Yetimhanelerin mütevazi hayalleri için Gökyüzünden biraz yıldız çalacağım Tanrılığa değil Deliliğe soyunacağım Deliliği övecek Ve tanrılara küfredeceğim Depresyon hırkamı sırtımdan çıkaracak Ve çırılçıplak kalacağım. Gözüm kanlı Kanım ilaçlı İnanç Süt kesmiş ağzımda kurak bir arazi Günahlarım tuzlu bir içki Midem doğmayacak çocuklarımın mezarlığı Peşimden nereye gidiyorsun diye bağıracak kimse yokken Kimsesizler mezarlığına gömün beni Doğmamış...
YIL DÖNÜMÜ (ÖYKÜ)
Zamanın içinde kısa bir sessizlik olsa da, o an Emine’nin zihninde yıllar geçiyor, yüzlerce kelime kasırga gibi uçuşuyor başını döndürüyordu. İstanbul, bardaktan boşalırcasına yağan yağmurla başlamıştı güne. Doğa ana, ayrım yapmaksızın, şehrin bütün semtlerini yıkamıştı. Kenar mahalle kadınları bugün, daha bir şevkle, dip bucak temizlik yapacaklardı temizliğe gittikleri evlerde. İstanbul’ da bahar temizliği zamanıydı. Emine...
Anakronik Bir Darbe Teşebbüsü (Şiir)
seninle biz bu dünyada sırt sırta verebilirdik gibi anakronik bir darbe girişimiyle tarihi alt edebilseydim bugünkü bilinç, o günkü heyecan , zamansız mekanlar vejetaryenliğin sorun olmasın için bu barbarlık çağında marine ederdim zamanı sebze sularıyla birkaç bin yıl kadar geçmişe sövüş, geleceğe dönüş, an’a müdahale evrimci anlatıların propagandası ikinci bir emre kadar yasak hava güneşli,...
Kaçmak (Şiir)
Sarı yaprakların inişi gibi Gözlerimde hüzün oturuyor Acı beni parçalıyor Ve yaralar ısınır gaddarlıkla dolu İçimde kök salan hasret doluyum bavulu alıyorum Kalbimi uzak yerlere bırakıyorum Gökyüzünün öfkesi yüzümde patlıyor gözlerim titriyor aklımda tekrar ediyorum Biri beni gözyaşlarımın izinden bulacak… Tersi Gülümsemeler nereye gidiyor? Şiirler kendilerini nerede saklar? Bir parçam hala anıları örüyor Pencereler,...
VAHİY (ŞİİR)
Beni porselen bir bebeğe dönüştürene kadar öp lütfen Yüzüme ölüm gibi gülümse Kalbindeki hayattan bana da ver Midemde kelebekler uçmuyor Birbirimizden başka kimsemiz yok Öyle bir sarıl ki Kaburgalarım kırılacak sanayım Vahiy getir bana Sonsuza kadar unutmayayım Hava inadına hayat dolu Bense bir mermiye sahibim Aile tepeden tırnağa bir trajedidir dersen Ben de sana Bir...









