En başta toprak bir şeyin tavı geçince önünde bomboş bir yıl içinde derin bir keder yazılır hesabına. Tavındayken ne önce ne sonra -elmayı ısırdığında- bir anlığına dönmeyi unutmalı dünya. -ilk öpüşmenin tadı unutulmaz işte bu yüzden- O demir kara kömür kızarırken akkor deminde çekiçlenir hızla alınır örsün üstünden daldırılır suya, ne geç ne erken. Hâlâ...
Son Yazılar:
JOHN PERKINS VE ROGER CROWLEY YENİ KİTAPLARIYLA TÜRKİYE’YE GELİYOR
EDWARD SAİD’İN “ENTELEKTÜEL” FİGÜRÜ ÜZERİNDEN ÇAĞIMIZIN VİCDAN KRİZİ
Kıkırdama (Öykü)
1. FETHİYE-ÜZÜMLÜ SANAT VE EDEBİYAT FESTİVALİ
NON-CONTEMPORARY
Hüseyin Gökdeniz Özertaş’ın Zaman Koleksiyoneri Üzerine Bir Polemik!
BİR SOPRANONUN ÖZEL DÜNYASI
Roman Sahnede Bilim Işıkçı: Bilişsel Edebiyat Eleştirisi Ne Yapar, Ne Yapmaz?
Kıraathaneler, kültür ve aydınlar
Neden resme bakarız?
Plastik Dil, Estetik Donuklaşma ve Yaratıcılıksız Sanatçılık Üzerine
Anarşinin Maskeleri: Percy Shelley’den Triangle Fabrikası Yangınına Radikal Bir Şiir’in Tarihi
ŞEHRİ FOTOĞRAFLA BULUŞTURAN 212 PHOTOGRAPHY ISTANBUL 26 EYLÜL’DE BAŞLIYOR!
Cevat Çapan’ın Anılarında Özer Kabaş ve Zamanları
Levent Karataş’ın Melez Peri Kitabı Üzerine Bir Poetika ve Direniş Okuması
Haftanın Kitap Seçkisi
Sanat Eleştirisinde Üretken Yapay Zekâ Kullanımı
Görünür Olanın Ötesinde: İran Resim Geleneğinden Güneş Mehrnoosh Goodarzi’nin Ruhsal Evrenine
Fırtına Dindi: Kadir İnanır
Kategori: Litera
Dişi Konçerto (Şiir)
Yarin yüzü ışıldıyor açık yaralarımın göğünde iyileştiriyor bütün mor acılarımı usulca yağarak ruhumun içine – Bir olasılık var sonsuzluğu öpmek için yarim her gün yeniden doğuruyor beni ezelden ebediyete Yarin elleri çiçek açıyor unutulmuş çayırlarında tenimin anımsatıyor bana arzunun kızıl alfabesini gövdemin tarihçesine yazılı – Bir olasılık var sükuneti okşamak için yarim her gün yeniden...
Çığlık (Şiir)
İçimde çalan şarkıyı tahmin edersin Daha kimseler uyanmamışken aşka Tomurcuklar kanar göğe yalan söylediysen Mevsimler sahipsiz kalır, mevsimler Bavullarını toplamış huzursuz bir gece atlar balkondan Mandolinin tellerinden düşen Gözleri sürmeli bir yalandır zaman İçimde çalan şarkıyı unut Yolun karşısında kalmış bir ceylanım Ruhunda kanatlanmış kuş ölüleri kadar uzun bir gece sorarsa beni Kıskıvrak yakalanacak kalbin...
ALO PAPA ÇARLİ TANGO (ŞİİR)
Zorunlu bir gidiş bu Neler olur ve ne halde olur? Zorunlu bir kaçış bu Niçin ve hangi güçle olur? Zorunlu bir iniş bu Nerede ve ne zaman olur? Zorunlu bir gülüş bu Niye ve kime olur? Neden ve nasıl olur? Sanırım Nedensiz olur Bunların hepsi sevmeden olur. Tıpkı kaybolması gibi Bermuda şeytan üçgenindeki O uçağın…...
Kandırmaca (Şiir)
tutunacak bir dalım yok diyorsun inanmadıklarına sarılarak üstelik eşin yok kendini kandırmakta uzakta gördüğün ışığı uydurdum diyorsun az şey mi bu keşke hepimiz uydurabilsek çarşı pazarda dilini bilmediğim eşlik edemediğim şarkılar dinliyorum diyorsun ülkenden bir şarkı söyleyip eşlik et kendi şarkına hayatı yanlış anladım diyorsun doğru anlasan olmazdı tadı tuzu önümüzdeki günlerde de yanlışı doğru...
GİDELİM BURALARDAN (ŞİİR)
Gitmek istedim gidemezdim demiştin Kim istemez ki gitmeyi Demek ki Kopamadık birbirimizden Neydi o bağ aramızdaki Sanki görünmez bir pranga Hayatta nelerden vazgeçtik oysa Vazgeçemedik birbirimizden İyi mi ettik acaba? Boşver Fromm’u, Freud’u vesaireyi Kim bilebilir seni benden iyi Unut çözümlemeyi Neyse ne geçti mi elli küsur yıl Sen git şimdi istediğine bayıl Gitmek iste...
GİZ (ŞİİR)
Işığın gizlediği ne varsa onu taşıyorum, diyorsun diyelim kendi kendine konuşan bir eski gölge senin gölgen, kimsesiz bir çocuk gibi tutmuş elinden. Seninle yaz güllerinin güne uyanışı, kıvılcımların çığlığı seninle bir çağlayan düşüp dursa kendine, hırçın durgunluğunda ovanın o sular senin suların, duruyum, aşkın ne öğrettiyse yarın, bizimdir tayların sonsuzlukla yıkandığı bir beyazlık vardı hani,...
2025-08 YILDIZ CİNAYETİ ŞÜPHELİ İFADE TUTANAĞI (ÖYKÜ)
“Yaz: 21.08.2025 tarihinde ölü bulunan yıldızın katline ilişkin cinayet soruşturması kapsamında gözaltına alınan şüpheli şahsın ifadesi… Ne? Uzun mu oldu? Düzelt bakalım. Tamam, böyle dursun. Tekrar yaz: Şüpheliye adı soruldu. Adın ne lan?” “2005 yılının üstünden 20 yıl geçmiş olamaz. ’98 yazını, yani O’nun doğduğu yazı dünden daha iyi anımsıyorum hâlâ. Brezilya-Fransa finali vardı. İzlediğim...
CASABLANCA: RICK’S CAFE
İkinci Dünya Savaşı’nın başlamasıyla, tutsak Avrupa’daki birçok göz umutla, çaresizlikle özgür Amerika’ya yöneldi. Lizbon önemli bir kalkış noktası oldu. Ama herkes doğrudan Lizbon’a gidemediği için uzun ve dolambaçlı bir mülteci rotası çıktı. Paris’ten Marsilya’ya, oradan Akdeniz’i aşıp (Cezayir) Oran’a, oradan da Afrika kıyısı boyunca tren veya otomobille ya da yürüyerek Fransa’nın yönetimindeki Fas’ın Casablanca şehrine...
kıs(s)alar… (şiir)
saat 21.00 atardın kolunu sıra dağların omzuna ağaçları bırakırdı kuşlar gövdene gelirdi yuva yapmaya bir papatya güzellemesi başlardı dünyanın saç teline kadar saat 22.00 ne mezar ne toprak alırdı beni gömülebileceğim tek yer vardı kucağın saat 23.00 kaç parça kopardıysan benden birleştire birleştire bir başka sen yaptım saat 24.00 kendini yiye yiye bitirebilirdi insan bitti...









