şu pırıltı zarif ve umutla yükselen göğe karanlığım için bir reçine gibi süzülüyor aşağı, kelimelerim ve kalbimdeki o büyük sızı. onun ışıktan köze dönüşü, küle, onun yere düşüşüne bakıyorum. kehribar yüklü bir sabah gibi buradan böyle gitmemeliydi ama buradayım ben gürgen ağaçlarının arasında dört nala geçiyor yanımdan hayat neden bu kadar hızlı bu akıl, bu...
Son Yazılar:
Adolf Hitler ve basın özgürlüğü!
Gece İlahisi (Şiir)
Seyyah (Şiir)
Marx ve Joyce: Paralel Evrenler
Kefaret – Savaş denen melanet üzerine düşündürücü bir film
Göğün Altında (Şiir)
Üzgün Serinlik (Şiir)
Ankara ve İstanbul Resminin Plastik, Sosyolojik ve Ekonomik Diyalektiği
Merdivenler (Şiir)
İnsan ve Şiir
Öğrenciler, sınıf ve ırksal baskı karşısında Fransa
Özlem Üner Resminde Bakışın İktidarına Karşı Sessiz Direniş
Sordum Denize (Şiir)
Ağaç ve… (Şiir)
yurdu geniştir şiirin
kıs(s)alar… (şiir)
Her Akşam 8’de (Şiir)
“Das Kapital” Neden Sabırlı? Çin Modernleşmesi Perspektifinden ‘Das Kapital’i Yeniden Okumak
Mélenchon ve Teknofeodalizm: Fransız Solu İçin Strateji Nedir?
Kategori: Litera
dalgalar-parçacıklar (şiir)
sonra yarım bırakılmış farklı şeylerin çokluğunda bakıp en küçük zaman eşiğinden oluşun her sonlu aralığına sızıp geçtim yanılsamalar denizini tüketilmiş bir soluktan karanlık bir veda bırakıp arkamda. bir bulut uçuşu bu ya da bir hiç için adları bilinmezlerin geçit töreni Resim: Yves Tanguy
Başında Kavak Yelleri (Şiir)
İstanbul Türkçesi’yle sokakları temizliyor Her yer çer çöp Elleri yok Kendi kendine topluyor süpürgesi Çok sarışın bir kadın geçiyor Gülfidanı sokağından ...
Tozla, Tortuyla, Zarafetle: Murat Batmankaya’nın Kırılganlık Atölyesi
Her şeyin hızla tükendiği bir çağda, düşüncenin bile bakıma muhtaç olduğu bir zaman diliminde… Murat Batmankaya, “Yaralı Zarafet” ile insanın kırılgan yanına bir etik ve estetik teklif sunuyor. Cağaloğlu yokuşunun gürültüsünden sıyrılıp bir sokağa sapıyoruz. Neon tabelalar, hışımla karıştırılan çay bardaklarının uğultusu, nice parfümle yarışan kâğıt kokusu… Bütün bu karmaşanın ortasında, camında solmuş bir kedi...
Güz Çiçekleri Kurudu Ankara’da (Şiir)
Mavi tren uğuldadı Ankara’nın kalbinde Sevgiyle, sevinçle, barışla Ellerinde karanfil Yüreklerinde sevda türküleri Dört diyarın hasreti omuz omuza Sabahın gar meydanında Bir ak güvercin kanat çırptı Pencerenin pervazında Gökyüzü gülümsedi Mavi bir türküydü Ankara Türküler söylendi, zılgıtlar çekildi Halaya durdu binlerce el Maviliklere dalgalandı al mendiller Birden kara bir ses! Barış alev aldı kalbi kara...
Beşinci Rüya: Hayatın Normal Yasaları (Şiir)
hayatın normal yasaları var, ve tabii bir de diğer yasalar: rüyanın içinden dışarı doğru sarkan boşluk elimizi uzatınca tuttuğumuz her bir mesele devinen ancak kendimize gelemeyen ve burada anlatamayacağım kimi şeyler kıtaların kayma teorisine göre afrikalı olabilirdik gözlerimiz önde değil, kafamızın iki yanında bulunabilirdi örneğin maya takvimine inananlar için şirince kiyamet gününe hazırdı doğduğu anda...
BİR ŞEYİN TAVI GEÇİNCE (ŞİİR)
En başta toprak bir şeyin tavı geçince önünde bomboş bir yıl içinde derin bir keder yazılır hesabına. Tavındayken ne önce ne sonra -elmayı ısırdığında- bir anlığına dönmeyi unutmalı dünya. -ilk öpüşmenin tadı unutulmaz işte bu yüzden- O demir kara kömür kızarırken akkor deminde çekiçlenir hızla alınır örsün üstünden daldırılır suya, ne geç ne erken. Hâlâ...
Dişi Konçerto (Şiir)
Yarin yüzü ışıldıyor açık yaralarımın göğünde iyileştiriyor bütün mor acılarımı usulca yağarak ruhumun içine – Bir olasılık var sonsuzluğu öpmek için yarim her gün yeniden doğuruyor beni ezelden ebediyete Yarin elleri çiçek açıyor unutulmuş çayırlarında tenimin anımsatıyor bana arzunun kızıl alfabesini gövdemin tarihçesine yazılı – Bir olasılık var sükuneti okşamak için yarim her gün yeniden...
Çığlık (Şiir)
İçimde çalan şarkıyı tahmin edersin Daha kimseler uyanmamışken aşka Tomurcuklar kanar göğe yalan söylediysen Mevsimler sahipsiz kalır, mevsimler Bavullarını toplamış huzursuz bir gece atlar balkondan Mandolinin tellerinden düşen Gözleri sürmeli bir yalandır zaman İçimde çalan şarkıyı unut Yolun karşısında kalmış bir ceylanım Ruhunda kanatlanmış kuş ölüleri kadar uzun bir gece sorarsa beni Kıskıvrak yakalanacak kalbin...
ALO PAPA ÇARLİ TANGO (ŞİİR)
Zorunlu bir gidiş bu Neler olur ve ne halde olur? Zorunlu bir kaçış bu Niçin ve hangi güçle olur? Zorunlu bir iniş bu Nerede ve ne zaman olur? Zorunlu bir gülüş bu Niye ve kime olur? Neden ve nasıl olur? Sanırım Nedensiz olur Bunların hepsi sevmeden olur. Tıpkı kaybolması gibi Bermuda şeytan üçgenindeki O uçağın…...









