İçinde uçsuz bucaksız Evren’in, gezegenler döner dervişler gibi daireler çizip, gitgide hızlanarak ve her bir dönüşte Sonsuz Aşk’a daha da yaklaşarak. Dansları öylesine ilahi, kalplerin ahenkli atışlarıyla- ve nabzıyla bütün Evren’in. Sessizdirler. Dans ederler. Sessizdirler. Dönerler uzayın ve zamanın ötesinde. Sonsuzluğa yelken açarlar bir aşk teknesinde. (Çeviri: Mustafa Seyfi)
Son Yazılar:
JOHN PERKINS VE ROGER CROWLEY YENİ KİTAPLARIYLA TÜRKİYE’YE GELİYOR
EDWARD SAİD’İN “ENTELEKTÜEL” FİGÜRÜ ÜZERİNDEN ÇAĞIMIZIN VİCDAN KRİZİ
Kıkırdama (Öykü)
1. FETHİYE-ÜZÜMLÜ SANAT VE EDEBİYAT FESTİVALİ
NON-CONTEMPORARY
Hüseyin Gökdeniz Özertaş’ın Zaman Koleksiyoneri Üzerine Bir Polemik!
BİR SOPRANONUN ÖZEL DÜNYASI
Roman Sahnede Bilim Işıkçı: Bilişsel Edebiyat Eleştirisi Ne Yapar, Ne Yapmaz?
Kıraathaneler, kültür ve aydınlar
Neden resme bakarız?
Plastik Dil, Estetik Donuklaşma ve Yaratıcılıksız Sanatçılık Üzerine
Anarşinin Maskeleri: Percy Shelley’den Triangle Fabrikası Yangınına Radikal Bir Şiir’in Tarihi
ŞEHRİ FOTOĞRAFLA BULUŞTURAN 212 PHOTOGRAPHY ISTANBUL 26 EYLÜL’DE BAŞLIYOR!
Cevat Çapan’ın Anılarında Özer Kabaş ve Zamanları
Levent Karataş’ın Melez Peri Kitabı Üzerine Bir Poetika ve Direniş Okuması
Haftanın Kitap Seçkisi
Sanat Eleştirisinde Üretken Yapay Zekâ Kullanımı
Görünür Olanın Ötesinde: İran Resim Geleneğinden Güneş Mehrnoosh Goodarzi’nin Ruhsal Evrenine
Fırtına Dindi: Kadir İnanır
Kategori: Litera
EN ÇOK ZAMANIN (ŞİİR)
göz ne zaman kulak ne zaman ellerimiz bir zaman yollarımız bir zaman kumdan kaleleri yıkan dalgalar gibi kavuşurken yalnızlığına kıyıların susarken susulması gereken her yerde konuşurken konuşulması gereken bir yerde bir yüz bir yüze ne anlatır? uykusu bölünmüş çocukların ağrısı kuşun kurdun yaprağın çağrısı kuyuda susuzluk suda kuyusuzluk huysuzluk çağında huy edinen dervişin kişneyen...
ARKADAŞLIK ŞİİRDİR: HAYDAR ERGÜLEN
Türk edebiyatında şair/yazar arkadaşlıklarının pek çok örneği var. Bunların bir kısmı edebiyat içi dayanışmaya adanan uzun arkadaşlıklar, bir kısmıysa çeşitli nedenlerden kısa süren yakınlıklar olarak edebiyat tarihine kaydedilmiş durumda. Akla ilk gelenlerden bazıları şöyle sıralanabilir: Namık Kemal-Ziya Paşa, Recaizade-Fikret, Halit Ziya-Mehmet Rauf, Yakup Kadri-Halide Edip, Haşim-Yahya Kemal, Nâzım Hikmet-Vâ-Nû, Cahit Sıtkı-Ziya Osman, Yaşar Nabi-Ziya Osman,...
evvel zaman (şiir)
uzaktan gürültüyle geçiyor zaman bir adam bakıyor beni, bu boşluğa bir anı gibi kayboluyor şehir alsancak’a giden tramvay ıslanmış kırmızı parmak izi gibi kalıyor yağmur duvarda, aynada, pencerede belki başka bir zamanda bilmediğim bir şeyin ortasında işte sararmış sesinde şu begonvilin bir sokak, bir tramvay, bir anı sessiz, yalnızca bir kalp atışı gibi şu her...
AŞİYAN KEDİSİ (ÖYKÜ)
Sonra Aşiyan’da buluyorum kendimi. Kedi gibi. Kendi yolunda. Bir sarraf olmalıyım ben! Burada olduğuma göre! Masum kedi! Yol gösterdin bana. Tasarımın ve tasarrufun sana ait. Sana göçeceğim dedi Kedi. Sonra düşü onu terk etti. Aşiyan, Antik Çağ’da olsaydı Kedi. Kaydettin mi dedi. Aylak Kedi. Gezintiye çıktığın yerden, her gün aynı saatte evine geri döndüğün dikkatimden...
Dijital Bilgi Ekosisteminde Tek Sesliliğe Doğru
Sosyal medya platformlarının giderek merkezîleşen algoritmik yapısı, bilgi akışı, görünürlük ve uzmanlık temsili üzerinde ciddi etkiler yaratmakta. Özellikle “gatekeeper” tabir edilen etkili ve görünür kişiler, bu platformlarda sürekli ön planda tutularak bilgi akışını yönlendiren, adeta birer “ombudsman” gibi davranan figürlere dönüşüyor. Bu kişiler yalnızca geniş takipçi kitleleriyle değil, aynı zamanda maddi imkânları, kişisel bağlantıları ve...
NİLGÜN MARMARA: ARKA PENCERE LAL RENGİ BİR GEZEGENE AÇILIR
Jung’ın saptadığı gibi ve bana göre de “Anneler Tanrısal’ın uçurumudur.” Ve Nilgün kendini bu uçuruma bırakmamak için çok zorlanmıştır. Bouleuterion’da bulunan güneş saati Nilgün’ün ölümünü gösterdiğinde asırlarca sürecek olan yolculuğunu başlatıyordu. Ekim ışıkları altında arka bahçede onu bulduklarında ağzından hafifçe kan sızıyordu. Bir Kurban’a yaraşır vakarla donanmıştı bedeni. Onu yerinden kaldırdıklarında hiçbir zaman yeri doldurulamayacak...
BİSİKLET SEVİNCİ (ŞİİR)
Aşk seninle içimser incir tanesi Hadde inceliği kalbur üstüsün Gündüze bir merhabasın efsunlu Bir kuğusun sen ürkek ve ebruli Yazın göğsünde bir dağ kekiği Kaval türküsü kırların kalbisin Gökte bir seyyahsın turna kanatlı Gelinciksin sen alevli ve nağmeli Bahar esintisi yaz meltemisin Güneşe gülümseyen ayçiçeği Dönsün dünya iki hece bir aruzla Gel biz...
çerez (şiir)
ben, ne biliyorum: bir parça et, dil kemiği bakış ışıltısında eriyor, sözcüklerin telaşı çocukluğum uzayan yaza doğru ne eksik kim bunlar davetsizlik misafirliği çok ağır sofrasına bağdaş kurulmuş en son eşkıya annem evde değil, avluya çıkıyor ölümle yaşam belirtisi gibi yeniden başlıyorum kuşlar ailesine ilk vize çıkış hasar raporu gökyüzünün nasıl bir şey öğreniyor, kumru...
Sıkıntılı Bir Zaman (Şiir)
Bugün de geçecek hiç anlamadan bari çiçeklere su vermeyi unutma akşam olacak, çekip gidecek güneş kuşlar uçacak bilmediğin bir yere sezdirmeden sokaklara inecek karanlık. Akarsular beklemez kimsenin gelmesini durmadan akar; anla, sen de dışarıya çık nasıl olsa her yerde gözaltındasın duy içindeki bağıran sesi bir şeyler yap işte, artık iyileştir kalbini. İnsan diye dolaşan yaralara...









