Kırk kapıdan geçtim de Ne girdim ne de çıktım Beşikte kırk cevher buldum Her eşikte bıraktım ** Bitsin istersin bitmez Döküp saçsan eksilmez Sen bu tası kimden aldın Baksan dibi görünmez Kâğıt bitti taşa kazdım Taş almadı yere yazdım Kardaşlarım göğe ağdı Elde kalem kalakaldım O göklerde kuşlar uçar Kuşlar uzağımdan...
Son Yazılar:
Yeni Dünya Düzeni: Etobur Yırtıcıların Geçit Töreni
haplar ve laflar dünyasının paslı yazgısına şiirden merhem ezen çocuğun hikayesi (şiir)
ÇAĞILTI (ŞİİR)
KOMANDOKARA III. FASİKÜL (ŞİİR)
HAYDAR ÜNAL’DA TARİH, BELLEK VE DİRENİŞİN POETİKASI
Karanlık Kuşağın Künhü (Şiir)
Dip Adası (Şiir)
kan kırmızı gecelerin masalları (şiir)
Deniz Kıyısındaki Meyhane (Şiir)
Kütleçekim (Şiir)
Kaç Adım (Şiir)
Yapay Zeka Çağında İş Nasıl Bu Kadar Kötüleşti
NURETTİN BELİKIRIK: “NEDEN SORUSU, YAPTIĞIM RESİMLERİMİM BİR İFADESİ OLARAK ORADA DURUYOR.”
Sven Beckert: Kapitalizmin bir başlangıcı vardı ve bir gün sona erecek!
Fincanın Kıyısından Odak Etiğine
DÜNYAYI İKİ KERE GEZMİŞ OLAN KİŞİ İSTANBUL’DA
OLAN BİTEN; OKUL CİNAYETLERİ, SARI ZARFLAR, ŞİMDİKİ ÇOCUKLAR
“Paslanmış kapıyı açmak isteyene anahtar”: Yakanıza Gül
VECDİ ÇIRACIOĞLU’NUN “MAVİDEN / DENİZ GÜZELDİR” KİTABI ÜZERİNE
Kategori: Litera
KÜS (ŞİİR)
Nasıl mı yaşıyorum son zamanlar? Babamın kış günlerindeki yarası gibi… Gün boyu alçak taburelerden insan yamaçlarına bakarak. Hiçbiriyle göz göze gelmeyerek omur kaymasından ötürü. Dört yanım beş yıldızlı denizlerle çevrili ama su damlasından daha çorak. Bazı teraslara çıkıyorum gölge yapmak için gecede. Arafım bildiğim dağlar sımsıcak. Düşüyorum kalbimdeki bir yere, sarmaşık mezarı bahçe duvarlarına tutunarak…...
Eloğlu’nun Güneşi (şiir)
Eloğlu Metin’e Üsküdar’ı kuşladın mı kuşladın, oh be baba! Sen git Üsküdar’ı ‘öylebigüzel’leki gazeller filan yanaşamasın yanına, öylebigazel, sonra da sokak sesini duymasın, güneş seni görmesin diye...
DİONİZYAK TAŞKINLIK (ŞİİR)
sürüncemede kafileler geçiyor bir zaman sonra eksik saracak sarmal. numune saklamak istiyoruz, doğacı android bir seçenek. sağlam bağışıklık kazanacak önermeler ve kesinlik arayan nesillerde derimizin sertliğinden bahsediyorum. bize yaramasa da anlık duygu durumunu elbette bir yere taşıyacak. oldu epey, akladım deliliği ecza dolabında serserilik. makbet koşusuna kadar ben ki hâlâ sevmenin en bereketsiz yerindeyim: “kımıldamaya...
Çünkü çok şeydir yollarda olmak (Şiir)
Kara bir gölde yüzen kuğu gibiydin Toroslardan aşağı kendine bakınca Bütün baharları bir çuvala koyup taşımak istedin Yer incinmesin diye yavaş yürüyen adamlara Uzaklarda ışıyan bir köy gibi çocukluk Birbirini tamamlayan iki imgeydi dağlarla Ufukta kaybolan küçük bir noktaya döndü Kendine yüklediğin bütün ödevler İnsanlığın hâlâ nefes aldığı Zulümden kaçan köylerde Günbatımına ölülerin gölgesini asan...
ISLAK YAPRAK (ŞİİR)
doğan ergül için şaşırmayı hâlâ unutmamışım işte yine ağzımda o acı su ne zaman öğreneceğim tanrım her zamansız gidişin bir yaprağın kalbine olduğunu yaşamaktan yaralı bir tümce nasıl şaşırırsa ölümüne sözcüklerinin...
ANNEM VE AĞUSTOS BÖCEKLERİ (ŞİİR)
Bahçeleri sulanmış akşamın, suskun serinliğinde ağustos böcekleri arzuyu ölümden kaçırmak için çığrışıyor. annemi büyütüyoruz kardeşlerimle ne dünden ayrılıyor ne de yaşıyor bugünde Kör yalnızlık içinde dolaşıyor kendince gerilere dönünce torun gibi elinden tutmuş ömrünü gezdiriyor korkularla kaygıları çadır açmış tanıdık arıyor, içini deşsin birkaç sözcükle Önce büyütür, sonra küçültür zaman omuzları kült acılar çökgünü sevinçlerin...
yansıma (şiir)
şu pırıltı zarif ve umutla yükselen göğe karanlığım için bir reçine gibi süzülüyor aşağı, kelimelerim ve kalbimdeki o büyük sızı. onun ışıktan köze dönüşü, küle, onun yere düşüşüne bakıyorum. kehribar yüklü bir sabah gibi buradan böyle gitmemeliydi ama buradayım ben gürgen ağaçlarının arasında dört nala geçiyor yanımdan hayat neden bu kadar hızlı bu akıl, bu...
dalgalar-parçacıklar (şiir)
sonra yarım bırakılmış farklı şeylerin çokluğunda bakıp en küçük zaman eşiğinden oluşun her sonlu aralığına sızıp geçtim yanılsamalar denizini tüketilmiş bir soluktan karanlık bir veda bırakıp arkamda. bir bulut uçuşu bu ya da bir hiç için adları bilinmezlerin geçit töreni Resim: Yves Tanguy
Başında Kavak Yelleri (Şiir)
İstanbul Türkçesi’yle sokakları temizliyor Her yer çer çöp Elleri yok Kendi kendine topluyor süpürgesi Çok sarışın bir kadın geçiyor Gülfidanı sokağından ...









