Sustun işte! Beden olup bir gömleğin içinde Ateşin yaksın seni, çığlık da yok, her neyse Diyelim ki dal hışırtısı rüzgârda O bile yok. Olmasın, olmayacak da Bundan hoşnut kalacak en uzun konuşanlar Bunda hoşnut kalacak. Ölürsen dünya! Sustun işte! Irmak akmayı kesti Ufalanmayı göze aldı kayanın biri Beyaz kâğıt beyaz kaldı Konuşmak mürekkepti Sustun işte!...
Son Yazılar:
Beat kuşağı ve Beatnikler hakkında 10 film
Osmanlı’da Bayramın Zarafeti: Bir Kartpostalın Anlattıkları
Göğün Altında (Şiir)
Bir Tiyatro Mirası: Antonin Artaud ve Bali Tiyatrosu
SENDEN YANA
BESBELLİ (ŞİİR)
Döngü (Şiir)
Leyla Qasim’a (Şiir)
Işıkla Yazan Yaprak: Işıkla Yazılan Fotoğraf
FİKRET MUALLA’NIN FİLMİNİ ÇEKMEK VE ANILAR…
Galeri Kev’den Yeni Sergi: Fırat Altındal-Yapısöküm
John Ruskin’in Eseri Modern Düşünce ve Yaşama Etkisi – V
cenneti gördüm (şiir)
Gözleri İki Pankart! (Şiir)
ŞAMDANLARI DONATINCA (ŞİİR)
EDİP CANSEVER ŞİİRLERİ ÜZERİNE BİR OKUMA
Yanılgı Lekesi (Şiir)
SÖYLEŞİRKEN BİR ŞAİR DOSTLA (ŞİİR)
Stefan Zweig ve Viyana
Kategori: Litera
Proust’ta Belleğin Hiper-Nesneleri
Hatıra, bir tür büyüdür; zamanı durdurur, ama aynı zamanda onu bozar. Kelimelerin tam olarak yakalayamadığı bir şeyi hatırlamak, nereden bakarsanız, bir meydan okuma. Bu meydan okumayı göğüslemek için bir nesneye ihtiyaç var; geçmişi bugüne bağlayan kurtarıcı bir imgeye ihtiyaç var. Çünkü geçmişin belleğe kaydedilebilmesi, ancak parçaları bir araya getiren, onları örüp bağlayan bir hiper-nesneyle mümkün....
Enis Batur Denemeciliği Üzerine Eksik Bir Deneme
Enis Batur’un 2014 tarihli “Yazboz” denemeler serisi yalnızca “yazı” kavramını dört koldan kuşatan, tarihini felsefesiyle, sosyolojisini antropolojisiyle, estetiğini edimiyle kavuşturan bir toplam değil. Enis Batur; yazıyı kendi nesnesine yönelttiğinde, edimin nesnesiyle edimi birleştirdiğinde ortaya çıkan yalnızca yazının iç yüzüne açılan bir anahtar deliği değil. Bu denemeler serisi, Enis Batur’un bir edebi tür olarak denemeye kattığı...
Epirus Müziği: Dağların Yankılanan Ruhu
İlk kez Epirus müziğini, Atina’da duyduğum anı hiç unutmam. Nota nota uzayan her ses, havada asılı kalıyor, yankılanıyor, sonra bir başka sesin kollarına düşüyordu. Bu müzik ağlamıyordu ama gözyaşlarını içinde taşıyordu; isyan etmiyordu ama boyun eğmiyordu da. Bulutların arasında kaybolmuş bir Epirus köyünde, hiç tanımadığım insanların arasında, kendimi bir anda binlerce yıllık bir hikâyenin içinde...
Virginia Woolf: Kimseyi Esirgemez Bu Dalgalar
Virginia Woolf’un Dalgalar adlı romanı, altı bölümlük bir koral gibi kurgulanmış bir hikâye. Hikâye, Bernard, Louis, Neville, Suzanne, Rhoda ve Jinny’nin, ergenliğin başlangıcından orta yaşlara kadar süren hayat yolculuklarını, iç monologları aracılığıyla, bir tür uçuruma yerleştirmeyle, sonsuz derinliklere yapılan piklerle (mise en abyme) aktarıyor. Bu karakterler albümü, ergenlikteki grup bağına özgü olan ve hem arkaik...
ÖĞRETMENLİK İLE ÖĞRETMEN OLMAK ARASINDA
Toplumların kaderi, çoğu zaman en görünmeyen ellerle çizilir: Öğretenlerin elleriyle. Bu yüzden eğitim üzerine konuşurken sözü dolandırmak, kavramları cilalamak ya da günübirlik övgüler dizmek yerine, en temel yerden başlamak gerekiyor: Öğretmenlik dediğimiz şeyin ne olduğundan, daha doğrusu ne olması gerektiğinden. Ve o noktada aynı soruyla yeniden yüzleşiyoruz: Bir sıfatı taşımak mı önemlidir, yoksa o sıfatın...
Predator: Vahşi Topraklar
Alien serisiyle kesişen filmler dahil serinin yedinci sinema filmi olan Predator: Vahşi Topraklar’ın konusu dünyamızda değil diğer gezegenlerde geçiyor ve film boyunca hiçbir insan perdeye gelmiyor. Zevk için insanları avlayan acımasız uzaylı avcılar etrafında dönen Predator filmleri serisinin bu ay başında vizyona giren yeni halkası Predator: Vahşi Topraklar (Predator: Badlands) ile 38 yıllık serinin beklenmedik...
Franco: İspanya’da Hafıza Savaşının Elli Yılı
Franco, otuz yılı aşkın bir süre İspanya’yı demir yumrukla yönetti. Başlangıçta, Atlantik kıyısındaki bu çelimsiz, ufak tefek çocuğun bir gün 20. Yüzyılın en uzun süre görev yapan faşist diktatörü olacağına dair hiçbir işaret bulunmuyordu. Francisco Franco, 4 Aralık 1892’de El Ferrol’da doğdu. Galiçya kıyı kasabasındaki hayat, Franco ailesinin hayatı gibi, donanmanın hakimiyeti altındaydı. Babası orada...
Köylüler (Şiir)
Şair, romancı ve gazeteci Syl Cheney Coker, 28 Haziran 1945 tarihinde Freetown’da doğdu. İlk öğrenimini Sierra Leone’de tamamladı. Yüksek öğrenimini ise, 1966 yılında gittiği Amerika Birleşik Devletleri’nde yaptı; Kaliforniya, Oregon, Wisconsin üniversitelerinde. Kısa süreliğine Sierra Leone’ye döndü. !975’te Filipinler Üniversitesi’nden bir çağrı aldı. İki yıl sonra Maiduguri Üniversitesi’nde ders vermek üzere Nijerya’ya taşındı. 1988’de Amerika...
sefih bir yaşam (şiir)
şatafatlı yaşamın hazları bu dünyaya ait değilmiş gibi görünen bir yüz -ne muhteşem bir tablo!- dâhi insanları kandırmak kolaydır lanetli gülümsemesinin karşılığını bir aşk sözcüğüyle aldıktan sonra, ona kurumuş kolunu uzattı —-bu genç vampir, bu kadavrayı hangi mezarlıktan çıkarmış?- taş kesilmiş bir halde göğüslerini örten tülün arasından zambak beyazlığındaki bir ten kim...









