Saat sabahın dördüne yaklaşıyordu. İclal koridordaki bir banka oturmuş, ellerini dizlerinin üzerine koymuş, ağlamaktan şişmiş gözlerle bakıyordu. Murat ameliyata alınalı beş saati geçmişti. Bir kez bir doktor çıkmış, “Devam ediyor,” demişti. Ada, iki sıra ilerideki bankta, küçücük, kıvrılmış, okul çantası başının altında, İclal’in hırkasını üzerine çekmiş uyuyordu. Sekiz yaşındaydı Ada. Murat’ın gözleri vardı onda, gülerken...
Son Yazılar:
ÇEVİRMEN, KÜLTÜRLER ARASI KÖPRÜ
Öncü Bir Sanatçı: Yücel Dönmez
Mehmet Raif Ersoy: Figür, Emek ve Kültürel Bellek Üzerine Bir Resim Pratiği
İnsanın Bilişsel Üç Sorunu: Kurgucunun Üç Oyunu
ŞİİRİMİZİN “ANDRE BRETON”U!
CNN-MTV VE YAPAY ZEKA
Edip Diye Bir Çocuk -Aynadaki Kelebek (Öykü)
KEDİYE DÖNÜŞEN KADIN (ÖYKÜ)
GOREE ADASI – KÖLELİK – HOLLYWOOD
Gaye Boralıoğlu: İstanbul, Yurtsuzluk ve Varoluş
Ahmet Cemal: Adaşımı anarken
Deniz Göktaş veya “Bulutsuzluk Özlemi”
BABAOCAĞINDAN AYRILMAK DURUMUNDA KALAN SUPERGIRL
Mehmet Atlı: Kürt Müziğinin Modern Sesi
EVREN EROL’DAN “BAŞKA BİR PENCERE” SERGİSİ
Kuzguncuk Sanat Tiyatrosu’ndan “Hrisantos’u Kim Öldürdü?”
DİSTOPİK BİR DOYUMSUZLUK: ”IŞILTILI HAŞERAT
Yolun Yükü
Kadir Ağabey’in Ardından
Ana Sayfa
Murat Erenel
