Modern resme doğru yolculuktaki en önemli kırılmalardan birini “manzaranın keşfi” oluşturuyor denilebilir. Kastedtiğim manzaranın bir arkaplan durgunluğundan kurtulup sırf “kendisi” haline dönmesi. Bunun ilk örneklerine Rönesans’tan itibaren rastlıyoruz. Yani doğanın, uzamın insani bir duygulanımın konakladığı bir coğrafyaya dönüşmesini kastediyorum. Alegoriden, tanrılardan, mitolojiden yavaş yavaş kurtulan ve melankolinin, lirizmin ve de hazzın alanına dönüşen dağlar, kırlar,...
Son Yazılar:
Semboller Sanık Sandalyesinde: Epstein vakası kadim tanrıları nasıl komplo kanıtına dönüştürdü?
Dünyadaki Bütün Restoranların Tek Rüyası: Lastikçi
Mizahın Kavramsal Arketipi: Nasrettin Hoca, Çağdaş Felsefe ve Güncel Resim Pratiklerindeki İzdüşümleri
Elliler Apartmanı: Öykünün ve Şiirin Yeniden İnşası Üzerine
Hasan Sarıtaş Gallery Sergi: COMMON GROUND
Sanat ve Ölümsüzlük Arzusu: Gılgamış Destanı Üzerine Felsefi Bir Deneme
11. Hitay Vakfı Sanat Yarışması Kazananları Belli Oldu
Teknofeodalizm: Kapitalizmi Öldüren Neydi?
Çatışan Laiklik Anlayışları Arasında Daralan Laiklik Ufku
Aşı Yarası
Odysseus ve Sisyphos’un “Korkunç İşkence”si
TOMITA: BİR JAPON MÜZİK DEHASI
TÜRK SANAT PİYASASINDA ELEŞTİRİNİN ÖLÜMÜ
YAPAY ZEKA FİLM YAPIMLARINDA
Frank Zappa: Sosyo-Politik Hicvin Bestecisi
TEKNİĞİN GÖLGESİNDE RUH ARAYIŞI: YARATICILIKSIZ SANATÇILIK
Doğanın Kanı, Şairin Mürekkebi: Kökler ve Kemikler
Hayatın Kıyısında Durmak: Erdost Akbaba’nın Neredeyse Romanı
Bodrum Golf Club’ta Ayla Turan ve Kemal Tufan’ın Heykel Sergisi Sanatseverlerle Buluştu.
Kategori: Manşet
007 JAMES BOND YAKALANDI!
İlki 1962 yılında yapılan James Bond filmlerinin yirmi altıncısı bu yıl yapılıyor. Sinema tarihinde rekor sayıda gelir elde eden filmler listesinde en başta bulunan Bond filmleri de günümüze uydu. Teknolojik değişimler, buna bağlı olan toplumsal davranış yönelimleri hiçbir serüveninde ele geçirilemeyen İngiliz ajanı 007 James Bond’u yakaladı. Sinema salonlarının boşalması izleyicilerin dijital platformlara yönelmesi, 1930’larda...
Geleneğin Trajedisi, Kapitalizmin Kısa Öyküsü: Karanfilsiz
Adalet Ağaoğlu’un Karanfilsiz öyküsü; kamyon vb. araç kasalarını süsleyen, geleneksel zanaatını usta-çırak ilişkisi bağlamında dededen beri sürdüren bir esnafın; kaporta boyama iş kolunda -seri üretimin kapitalist biçimde yayılmaya başladığı tarihsel aşamada- geleneksel zanaatın hükmünü yitirmesine neden olan süreçten olumsuz etkilenmesi üzerine kuruludur. Öykü, “İşim mi?.. Eh işte…” sesini kalabalık bir caddede duyan bir gözlemcinin aktarımıyla...
Biz eskiden, İzmirFuar’da DagaDa da Raks ettik sevgili Nisyan!
“Adımların dünya yapıyor.” Bir kadın elinde boombox tape ile gelir, tape’i bir yere koyar, düğmeye basar, çıtır diye bir ses gelir, müzik yükselir, kadın dans eder, dünya dans eder. Dans. – “Buralar yandı.” Şair Nihat Özdal bir gün bana bir kaset-kitap ile geldi. Kaseti kına taktım, kulaklıkları usulca yerleştirip hedefine, gözü kapadım. aktı dizeler, en...
ÖDÜL TÖRENLERİNE KATILMAYAN EN İYİ KADIN ve ERKEK OYUNCULAR FİLMİ
Sabah beş buçuk gibi indim otobüsten. Terminal çıkışında bekleyen Taksilerden sıradakine atladım, “Çukurambar.” Dedim. Beş dakikada gökdelenlerden birinin önündeydim. Güvenlik görevlisinden anahtarı aldım, Asansöre bindim Ve Orta katlardan birindeki kapının Kilidini açtım. Dairenin kendine has Yeni mobilya, tıbbi malzeme, Mutfak ve havalandırma sistemi kokusu İçinde; Biraz önce söndürülmüş sigaramın baskınlığındaki, Soğuk ellerim ve pardösümün Dışarı...
Çok mu karışık, Metamodernizm nasıl anlatılır?
GİRİŞ: “Metamodernizm” terimi; ilk olarak akademik kültürel çalışmalar alanında, kültürel teorisyenlerin ve sanat eleştirmenlerinin postmodernizmden bu yana yeni kültürel gelişmeleri kavramsallaştırmaları ve çerçevelemeleri için bir yol olarak ortaya çıktı. Bu söylem, bu gelişmeler hakkında önemli içgörüler ve post-postmodern sanat eserlerini değerlendirmek için yeni bir ölçüt sunan iki Hollandalı kültür teorisyeninin 2010 yılında yayınladığı “Metamodernizm Üzerine...
AŞK HERŞEYİ EŞİTLER
1990’ların ortasında New York’ ta Mevlana filmini ve Mesnevi’den tiyatro oyununu yaparken, ABD’de ki Mevlana konusunda araştırmalar yapıp, kitap yazan kişilerle temasa geçtim. O yıllarda Mevlana konusunda kitap yazmış veya eserlerini çevirmiş kişi sayısı bir elin parmaklarını geçmiyordu. Bunlardan en bilgili sadece üç kişiyi buldum ve onlarla uzun görüşmeler yaptım. 2000’lerin ortasına doğru ise Mevlana Amerika’da...
boş vestiyer (şiir)
bu yapraklar hışırtısı karanlık bir gecenin iç geçiriyorum pencerelere doğru koşmaya kırmızı renkte olan her şeyi reddediyorum zorluyor kendini kafeste tutuklu mutluluk kuşları ağaçlar uyumuş toprak rahat ediyor biraz ne de olsa kök damarları suyu çekmiyor artık evin içinde dış kapının hemen yanında bir vestiyer kimse yok boş duruyor şimdilik saat on ikiye kadar radyo...
İRONİK YAPI ÜZERİNE
Yoksa sözlerim karanlıkta yok mu oluyor? Sanatın özgürlükle ilişkisi tartışılmazdır. Gücünü aldığı asal kaynak, bu özgürlük zemininde tesis edilir zira. Bunun sönümlendiği her devirde vazifesini icra edemez hale geldiği, sunî bir görünüme büründüğü fark edilecektir. Kimyasını ‘hesap vermezlik’ üzere dengeleyen bütün sanat edimleri zapturapt altına alınmaya kalkışıldığında büyük bir alt üst yaşayacaklarını bildiklerinden buna karşı...
John Ruskin’in Eseri: Modern Düşünce ve Yaşama Etkisi – I
Çeviri: Deniz Gökduman Eleştirinin pratik faydaya sahip olduğu iddiasının tartışmasız şekilde kanıtlandığını söylemek güçtür. Kitaplar üzerine yazılmış kitapların, dikkat çeken kişilerin yayımlanmış eserleri hakkında kaleme alınan eleştiri ve yorumların her geçen gün kabaran listesine şöyle bir göz gezdiren her düşünceli insan zaman zaman kendine şu soruyu sormuştur: “Acaba büyük eserlerle okur kitlesi arasına bu şekilde...









