Kadın doğasını en iyi anlamış yönetmenler, dünya sineması odağından bakacak olursak, Bergman, Cassevetes ve Kieslowski bence. Daha doğrusu kadının içsel doğası üzerine yeterince düşünmüş. Bergman’ın Güz Sonatı’nı anmadan geçmeyelim burada. Ve de Sessizlik filmini. Cassevetes’in Etki Altında Bir Kadın filmi “bir kadın niçin delirir,” sorusunun yanıtını toplumsal bir fonda yanıtlamayı başaran bir film. Psikoloji ile...
Son Yazılar:
Hiperpolitikadan Sonra Ne Geliyor?
Lambanın İçindeki Karanlık (Öykü)
Sanat Endüstrisinin İklime Etkisi Üzerine Düşünceler
HALİS DOKGÖZ’DEN “TEMASTAKİ İZ AYRINTIDAKİ ŞEYTAN” RAFLARDA
Gülüşümdeki Hançer İpekte Sınanmıştır
Türk Görsel Sanat Eleştirisinde Retorik Estetik ve Gözün Tasfiyesi
Lucky Luke 80 yaşında
LÉVİNAS’IN ÖLÜM, ZAMAN VE ÖTEKİ İLE HESAPLAŞMASI
En Zararlı Varlık İnsana Karşı Benim Yoldaşım Yapay Zeka
BEYOĞLU’NDA 97 ETKİNLİKLE “MUAMMER KARACA TİYATRO BAYRAMI” BAŞLIYOR!
Algoritmik Kapitalizm: Savaş, Kaos ve Düğümler
Otonom’dan Yeni Kitap: Devrimin Neşesi
21. YÜZYILIN GERÇEKLİĞİNDE SANATIN ANLAMI
ZYGMUNT BAUMAN’IN AYNASINDA MODERN İNSANIN SESSİZ ESARETİ
Sanatın Eşiğinde: Bakmak, Anlamak ve Söz Almak
JOHN PERKINS VE ROGER CROWLEY YENİ KİTAPLARIYLA TÜRKİYE’YE GELİYOR
EDWARD SAİD’İN “ENTELEKTÜEL” FİGÜRÜ ÜZERİNDEN ÇAĞIMIZIN VİCDAN KRİZİ
Kıkırdama (Öykü)
1. FETHİYE-ÜZÜMLÜ SANAT VE EDEBİYAT FESTİVALİ
Kategori: Manşet
ARKADAŞLIK ŞİİRDİR: HAYDAR ERGÜLEN
Türk edebiyatında şair/yazar arkadaşlıklarının pek çok örneği var. Bunların bir kısmı edebiyat içi dayanışmaya adanan uzun arkadaşlıklar, bir kısmıysa çeşitli nedenlerden kısa süren yakınlıklar olarak edebiyat tarihine kaydedilmiş durumda. Akla ilk gelenlerden bazıları şöyle sıralanabilir: Namık Kemal-Ziya Paşa, Recaizade-Fikret, Halit Ziya-Mehmet Rauf, Yakup Kadri-Halide Edip, Haşim-Yahya Kemal, Nâzım Hikmet-Vâ-Nû, Cahit Sıtkı-Ziya Osman, Yaşar Nabi-Ziya Osman,...
evvel zaman (şiir)
uzaktan gürültüyle geçiyor zaman bir adam bakıyor beni, bu boşluğa bir anı gibi kayboluyor şehir alsancak’a giden tramvay ıslanmış kırmızı parmak izi gibi kalıyor yağmur duvarda, aynada, pencerede belki başka bir zamanda bilmediğim bir şeyin ortasında işte sararmış sesinde şu begonvilin bir sokak, bir tramvay, bir anı sessiz, yalnızca bir kalp atışı gibi şu her...
RAKAR: UNUTULMUŞ BİR SOSYAL ADALETÇİ VE ANTİEMPERYALİST ÇİZGİ ROMAN
Günümüzde ülkemizdeki çizgi roman piyasası, kitapçılarda satılan çizgi roman albümlerinden ve aylık periyotta ama fiilen rötarlı yayınlanıp yine ancak bazı kitapçılardan temin edilebilen birkaç çizgi roman dergisinden ibaret. Gazete bayiilerinde onlarca haftalık çizgi roman dergisinin bulunduğu 1960’lı, 1970’li yılların bereketi çok geride kaldı. Gerçi bugünkü yayınların baskı kalitesi çok daha yüksek ve daha özenli bir...
DÜNYA’YA UFOLARI TANITAN ADAM: HANS HOLZER
New York’ta yaşamaya başladığımda, en çok dikkatimi çeken konulardan biri UFO’lardı. Hangi kitapçıya gitsem bu konuda kitaplar bulunuyordu. Arada bir TV’lerde bu konuda detaylı haberler, özel programlar yer alıyordu. Devamlı olarak bilmediğim konuları öğrenmek istememe rağmen, genellikle UFO’larla ilgili konuları öğrenme arzusu duymuyordum. Bir gün Prof. Dr. Hans Holzer’le tanıştım. Viyana doğumlu olan Hans Holzer...
Mohsen Mohammad Zadeh: Görünmeyenin Ressamı, Kültürlerarası Bir Köprü
Çağdaş sanatçı, küratör ve galerici Mohsen Mohammad Zadeh, otuz yıla yaklaşan sanatsal üretiminde görünür ile görünmeyenin sınırlarını sorguluyor. Sanat, kimi zaman yalnızca gördüğümüzün değil, görmediğimizin de dili olur. İstanbul merkezli çağdaş sanatçı ve küratör Mohsen Mohammad Zadeh, neredeyse otuz yıllık yolculuğunda bu hakikatin izini sürüyor. Onun tuvallerinde figürler belirdiği kadar çözülür; renkler savrulur, ışık bükülür,...
İKLİM TAMKAN’DAN YENİ TEKLİ: “ÉLÉGIE”, TÜM DİJİTAL PLATFORMLARDA!
“Bu kayıt, barış uğruna emek vermiş, iz bırakmış ve hatıraları ebediyen yaşayanların aziz hatıralarına ithaf edilmiştir.” Piyanist, klavsen sanatçısı ve besteci İklim Tamkan, Ermeni besteci Arno Babajanian’ın “Élégie” isimli eserini yorumladığı yeni kaydını Iklim Tamkan Productions etiketiyle dinleyicilerle buluşturdu! Babajanian’ın, dostu Aram Khachaturian’ın anısına ve 18. yüzyılın büyük Ermeni ozanı Sayat Nova’nın “Kani vour jan im” adlı halk ezgisi...
Sarkis’in Edirnekâri Çerçevelerinde; Zamanın Parmak İzleri
Dirimart Dolapdere’nin sessiz salonunda, yüzyılları aşarak bugüne ulaşan Edirnekâri çerçeveler, Sarkis’in parmak izleriyle yeniden hayat buluyor. Ahşabın ince desenlerinde Anadolu estetik hafızasının katmanları saklı; aynalar ise artık yalnızca bir yansıtıcı değil, belleğin sahnesi hâline geliyor. Sarkis’in sanat yolculuğu, 1960’larda İstanbul’dan Paris’e uzanırken hep aynı soruya tutundu: Zamanın hafızası nasıl korunur, nasıl dönüştürülür? Onun pratiği, resimden...
AŞİYAN KEDİSİ (ÖYKÜ)
Sonra Aşiyan’da buluyorum kendimi. Kedi gibi. Kendi yolunda. Bir sarraf olmalıyım ben! Burada olduğuma göre! Masum kedi! Yol gösterdin bana. Tasarımın ve tasarrufun sana ait. Sana göçeceğim dedi Kedi. Sonra düşü onu terk etti. Aşiyan, Antik Çağ’da olsaydı Kedi. Kaydettin mi dedi. Aylak Kedi. Gezintiye çıktığın yerden, her gün aynı saatte evine geri döndüğün dikkatimden...
Kurşunlu Han’da Başak Çoraklı’dan Kader Motifi Sergisi
Her adımda tarihin içinde yürüdüğünüz Karaköy’de; paslı kapılar, eğilmiş bacalar ve bir zamanlar denize bakan hanlar arasında, tarihi Kurşunlu Han sessizce, içe çökmüş bir yüzyıl gibi bekler sizi. Hanın geçmişi, 13. yüzyılda Cenevizliler tarafından yapılan görkemli Saint Michele Katedrali’ne dayanır; yani taşların hafızası Latincedir ilkin deniz kokar, Akdeniz’in kurşuni sesiyle konuşur. Sonra gelir Rüstem Paşa:...









