Şair, romancı ve gazeteci Syl Cheney Coker, 28 Haziran 1945 tarihinde Freetown’da doğdu. İlk öğrenimini Sierra Leone’de tamamladı. Yüksek öğrenimini ise, 1966 yılında gittiği Amerika Birleşik Devletleri’nde yaptı; Kaliforniya, Oregon, Wisconsin üniversitelerinde. Kısa süreliğine Sierra Leone’ye döndü. !975’te Filipinler Üniversitesi’nden bir çağrı aldı. İki yıl sonra Maiduguri Üniversitesi’nde ders vermek üzere Nijerya’ya taşındı. 1988’de Amerika...
Son Yazılar:
Dünyadaki Bütün Restoranların Tek Rüyası: Lastikçi
Mizahın Kavramsal Arketipi: Nasrettin Hoca, Çağdaş Felsefe ve Güncel Resim Pratiklerindeki İzdüşümleri
Elliler Apartmanı: Öykünün ve Şiirin Yeniden İnşası Üzerine
Hasan Sarıtaş Gallery Sergi: COMMON GROUND
Sanat ve Ölümsüzlük Arzusu: Gılgamış Destanı Üzerine Felsefi Bir Deneme
11. Hitay Vakfı Sanat Yarışması Kazananları Belli Oldu
Teknofeodalizm: Kapitalizmi Öldüren Neydi?
Çatışan Laiklik Anlayışları Arasında Daralan Laiklik Ufku
Aşı Yarası
Odysseus ve Sisyphos’un “Korkunç İşkence”si
TOMITA: BİR JAPON MÜZİK DEHASI
TÜRK SANAT PİYASASINDA ELEŞTİRİNİN ÖLÜMÜ
YAPAY ZEKA FİLM YAPIMLARINDA
Frank Zappa: Sosyo-Politik Hicvin Bestecisi
TEKNİĞİN GÖLGESİNDE RUH ARAYIŞI: YARATICILIKSIZ SANATÇILIK
Doğanın Kanı, Şairin Mürekkebi: Kökler ve Kemikler
Hayatın Kıyısında Durmak: Erdost Akbaba’nın Neredeyse Romanı
Bodrum Golf Club’ta Ayla Turan ve Kemal Tufan’ın Heykel Sergisi Sanatseverlerle Buluştu.
EKSANAT 3. Seçki Çıktı!
Kategori: Manşet
sefih bir yaşam (şiir)
şatafatlı yaşamın hazları bu dünyaya ait değilmiş gibi görünen bir yüz -ne muhteşem bir tablo!- dâhi insanları kandırmak kolaydır lanetli gülümsemesinin karşılığını bir aşk sözcüğüyle aldıktan sonra, ona kurumuş kolunu uzattı —-bu genç vampir, bu kadavrayı hangi mezarlıktan çıkarmış?- taş kesilmiş bir halde göğüslerini örten tülün arasından zambak beyazlığındaki bir ten kim...
Dönüş (Öykü)
Uçağın kapısına ulaştığımda, yüzüme çarpan o sert rüzgârı hatırladım, bir zamanlar beni hasta eden, kemiklerimin arasına kadar giren, içimi titreten eski, unutulmuş bir tanıdık… Yıllar sonra, o rüzgârda bir yakınlık vardı, sanki biri adımı fısıldadı, Cihan diye, yabancı bir şehirden değil, içimden gelen, belki de çocukluğumun derinlerinden yükselen bir sesle… Bedenin belleği vardır derler hani,...
ÇELDİREN AĞAÇ (ŞİİR)
Turuncu sakalların salkım portakal Merhemden anahtar kelimelerin Döner dolaşır da Gelir acının gediğine konar Şimdi ben gecenin bu vaktinde Yalınayak pijamalı Gizlice girdimse bahçene Maraza meyyalimden değil sadece Her akşam her akşam Tıklatır şiirlerin penceremi Anneme sezdirmeden Gülten Edip Cemal yetmezmiş gibi Söğüt dalıdır uzanıverir geceden Dahasını demeyeceğim ama Aşkolsun Haydar Ergülen
YOLCU (ŞİİR)
gece gezgini hatıram geçiyor rüya sokaklarından silinmez keder lekesi zamanı bulandıran üzen dudak kıvrımı sözü boğan anlam kırılan ışık sessizlikte kendi ekseninde dönen an geçiyorum zamandan önemli bir önemsiz olarak bırakıyorum izimi yanlış hatıraya işaret ver bana kalbe tüneyen kuş ufuktaki renkle hışırtısıyla gecenin tada sızan ürperişle bir gemi bekliyorum limanda İçinden bir yolcu inecek...
“İBİD. ŞİİR” DERGİSİNİN 10. SAYISI VEVEYA.NET’TE
Genel yayın yönetmenliğini Ercan y Yılmaz’ın yaptığı veveya.net edebiyat sitesinin Fuat Eren ve Erkan Karakiraz tarafından yayına hazırlanan dijital şiir dergisi ibid. Şiir, 10. sayısında, “kuzey” sözcüğünün çoklu çağrışımları üzerine düşünüyor. “Kuzey”, kimileri için yön, yönlendirme, yuva, sığınak, varış noktası, sevgi, umut, ütopya iken kimileri için de sıla, uzak, soğuk, yabancı, sert rüzgârlar, nefret, distopya anlamlarına gelebiliyor. “Kuzey”in...
Zihinden Sağ Çıkma Denemesi (Şiir)
Poseidon’un üç çatallı mızrağı saplansa bağrıma. Dalgaları, fırtınaları dizginlesem: kurtarsam denizle sınanan kayayı. Issız otogarlardan eve nasıl dönülür, göstersen bana. Sen konuştukça iyileşse susmaların etrafındaki yaralar. Kalbinden vurularak ölsem. Sağ çıkabilsem zihnimden. Resim: Caspar David Friedrich
Yaz Tarlaları (Şiir)
Kuruduvarın üstündeki altmış ikili kedi miyavlayınca görünüyor, ilerde bomboş yaz tarlaları. Yaz tarlalarının üstünde çın çın ötüyor gökyüzü, kuş çizgileri silinmiş, düşmüş kanat- cümleden – cümle kanatsız kalmış, denize inen yolun iki kenarında tek tük ağaçlar beklemekten çok beklemekten küçülmüş, nereye gideceksin, dön dolaş, …yine yaz tarlaları, aynı göğün altında, sönük altında. Yaz tarlalarında git...
GECE-GÜNDÜZ (ŞİİR)
Gece eteklerini topluyordu bulutların üzerinden Gözleri penceremde Ben, dilimde birkaç yarım cümle dün geceden ve içimde sönmeyen bir umut Sabır topluyorum gizlice Perde kıpırdadı hafifçe bir ışık eşiği geçti usulca Ne telaş vardı gelişinde ne de gidişinde acele Her şey olması gerektiği kadar yavaşdı Bir bulut geçti gökyüzünden olası yükü yağmur Kararsız, Tembel bir gün...
SOSYAL ÇELİŞKİLERİN MİSTİFİKASYONU OLARAK BUGONIA
Dünya sinemasının 15-20 yıllık yakın dönemdeki önde gelen auteur sinemacıları arasında sayılan Yorgos Lanthimos’un yönettiği Bugonia geçen ay sonundan beri ülkemizde de sinemalarda gösterimde. Lanthimos, Jigureul jikyeora! (2003) adlı bir Güney Kore filminin yeniden çevrimi olan Bugonia’da aslında “memur yönetmen” konumunda sayılabilir; Bugonia bir yeniden çevrim olduğu için değil ama Kore filmini yeniden çevrime uyarlayan...









