Ana Sayfa Manşet

Kategori: Manşet

Yazı
BİR ZARFIN HATIRLATTIKLARI: TAN GAZETESİ, AYDINLAR ve SESSİZ BİR BASKIN

BİR ZARFIN HATIRLATTIKLARI: TAN GAZETESİ, AYDINLAR ve SESSİZ BİR BASKIN

Türk basın tarihinde bazı belgeler vardır ki, tek başlarına bir dönemin siyasal ve entelektüel iklimini anlatmaya yeter. Tan Gazetesi’ne ait bu zarf da, 1940’lı yılların Türkiye’sinde basın, siyaset ve aydınlar arasındaki gerilimli ilişkiyi somutlaştıran nadir tanıklıklardan biridir. Bir gazete zarfı üzerinden okunabilecek bu hikâye, yalnızca bir yayın organının değil, bir düşünce çevresinin ve bir entelektüel...

Yazı
PERDE AÇILIRKEN: İNSANIN KENDİNE BAKIŞI

PERDE AÇILIRKEN: İNSANIN KENDİNE BAKIŞI

Sahne karanlıktır önce. Sonra bir ışık düşer. Bir yüzün üzerine, bir sözün kıyısına, bir susuşun derinliğine. Ve o an başlar tiyatro. İnsanın, kendine bakmaya cesaret ettiği anda. 27 Mart Dünya Tiyatro Günü, bir kutlamadan çok bir hatırlamadır. Unutulmuş olanın, bastırılmış olanın, ertelenmiş olanın yeniden sahneye çağrılmasıdır. Çünkü tiyatro; yalnızca bir sanat değil, insanın kendini, başkasını...

Yazı
Yayınevi Emekçileri ve Dayanışma: Hangi Yayıncılar Birliği?

Yayınevi Emekçileri ve Dayanışma: Hangi Yayıncılar Birliği?

Sosyal medyada zaman zaman yayınevi emekçilerinin kötü koşullarını okuyoruz. En son Say Yayınları’nın çalışanları izleyen video kameraları ve kötü yemekleri okumuştum aynı mecrada. Başta çevirmenler olmak üzere editör ve idari personelin yaşadıkları sıkıntı yıllardır biliniyor. Burada hemen bir mazeretçi yorum da devreye giriyor kaçınılmaz olarak… Zaten okumayan bir ülkede yayınevleri ne yapsın? Ama kazın ayağı...

Yazı
Anlatısal Bir Proje Olarak Demokrasi ve İç Sömürgecilik

Anlatısal Bir Proje Olarak Demokrasi ve İç Sömürgecilik

Öncelikle bu yazının, sömürgeciliğin merkezi güçlerinin, kültürel ve ekonomik olarak yerel halk üzerindeki hâkimiyetini ve özdeşleşme biçimlerini ortaya koyan kavramsal bir aparata yaslandığını belirteyim. Kimlikçi fantezilere yönelen siyasal elitler ile yönetmek istedikleri toplumların gerçekliği arasında, giderek bir kültürel kopuş somutluk kazanıyor. Franz Fanon’a göre iktidar, yalnızca dışsal bir baskı değil, bireyin bedenine, zihnine ve duygularına...

Yazı
GALERİLERİN SATIŞ İÇİN SANATÇILARIN ALGORİTMASINI OLUŞTURMASI

GALERİLERİN SATIŞ İÇİN SANATÇILARIN ALGORİTMASINI OLUŞTURMASI

“Kim bu genç ressamlar ve bu galeriler?” diye soranlara cevap “Etrafındaki galerilerde çok satılan resimlerin sanatçılarına dikkatli bak, göreceksin!” olacaktır. Sanatçının en önemli özelliği teorik özgürlüğün hiçbir zaman olamayacağı bu dünyada kendi yarattığı özgün ve özgür iç dünyasında sürekli yaratıcılığını kullanarak eserlerini ortaya koyabilmesidir. Sanatçı her ne kadar iç dünyasında özgürlüğünü yaşasa da çevresinde onun...

Yazı
MÜZE, MELANKOLİ, BURUKLUK YA DA ÇALMA, AŞIRMA, ARAKLAMA EYLEMİ ODAĞINDA MASUMİYET MÜZESİ

MÜZE, MELANKOLİ, BURUKLUK YA DA ÇALMA, AŞIRMA, ARAKLAMA EYLEMİ ODAĞINDA MASUMİYET MÜZESİ

Çalma eylemi, etik dışı özelliği bir yana, aynı zamanda her zaman “içinde bulunulan o an”dan koparılana işaret eder; şimdiyi ötelere fırlatma, yarına bir şeyler saklama… Gelecekte var olacak özneye şimdide var olan şölenden bir şeyler araklama… Araklama için önce bir “aralama” gerekiyor. Yani ayırt etme, seçme. Aralama sözcüğü içinse uyanık bir akıl. Dürer’in zamanın ağırlığına...

Yazı
James Monroe’nun Çiti ya da Donroe’nun Altın Varaklı Balyozu Arasında

James Monroe’nun Çiti ya da Donroe’nun Altın Varaklı Balyozu Arasında

Monroe’nun Çiti (1823 – Başlangıç) ABD Başkanı James Monroe, Kongre’de o ünlü sözleri (“Amerika Amerikalılarındır”) sarf ettiğinde yıl 1823tü ve aslında Latin Amerika’nın etrafına görünmez bir çit çekiyordu. Bu çit, sözde “Avrupalı sömürgecilere” karşı kalkandı; ama özünde, kıtanın tapusunu Washington’daki kasaya kilitleyen bir mülkiyet ilanıydı. Bugün de Donald Trump’ın, Amerikan basınında verilen ismiyle “Donroe Doktrini”...

Yazı
gün batımı (şiir)

gün batımı (şiir)

güneşi önüme aldım bulutlar beklesin iz verdim cigaraya dönüyor sırılsıklam ateşi çalan çalmış bize kalan kül her taraf kapital ve sürekli reklam güzellikler hep bir badireyle eklem seçimi kazansa da içeride ekrem söz ulaşmaz muktedire yetişmez eylem bizim sonumuz ancak mutsuz bağlam söylenerek yorulan dil bir mevsime salata yürek ve böbrek ayrı usul doğrama senden...

Yazı
ÇUHA (ŞİİR)

ÇUHA (ŞİİR)

‘’umur-ı mülkiyede müstahdem olacak memurlara mahreç olmak üzere’’ açılmış mektepte ben, leyli denirmiş, parasız yatılı. Lisan-ı Rumi ve Lisan-ı Bulgari dersleri kaldırıldı. Artık o topraklar başkalarının vatanı. Koğuşumda demirden dolap, yırtık pabuçlar ve jilet kâğıtları. Usturamın ucunda altın bir güvercin. Kirli ayıptır eski değil.   Bitmiş yılların ardından sesleniyorum sana Yeşil çuhalı üstenci masaların gücü...