Sirenlerin pervasız çığlığı, Yüreklerini paraladı, ana babaların Füzeler, Şafak tellerinde asılı rüyalarına daldı bahar çiçeği çocukların. Çiçek kokulu kepeneklerine, yanan kuzucuklarını saran çobanlar şaşkın. Yamaçlar toz bulutu. Gökyüzü korkutucu bir aydınlıkta gece vakti, Çakan şimşekler çok yüksekten yere düşüyor, alev alev… Tanrıya yakaran hayatın çığlığı Her şimşek kuyruğunda donuk bir yıldız Kirlenmiş şehirlerin nefesi… Tutuşmuş...
Son Yazılar:
Justine Dupaquer: Essaouira Bir Enerjidir
G-Art Yeni Sergi: Konuşan Eller
Savaş Karşıtı Bir “Destan”: Troya Blues
Fredric Jameson ve Raymond Chandler: Tavizsiz Diyalektik
Yapay Zeka ve Wall Street Endişesi
Yuvanın Resmi
Serdar Koçak’ın Dilinde Egemenlik, Aidiyet ve Özgürlüğün İmkânsız Anatomisi
Adolf Hitler ve basın özgürlüğü!
Gece İlahisi (Şiir)
Seyyah (Şiir)
Marx ve Joyce: Paralel Evrenler
Kefaret – Savaş denen melanet üzerine düşündürücü bir film
Göğün Altında (Şiir)
Üzgün Serinlik (Şiir)
Ankara ve İstanbul Resminin Plastik, Sosyolojik ve Ekonomik Diyalektiği
Merdivenler (Şiir)
İnsan ve Şiir
Öğrenciler, sınıf ve ırksal baskı karşısında Fransa
Özlem Üner Resminde Bakışın İktidarına Karşı Sessiz Direniş
Kategori: Manşet
Umut evden dışarıda (Şiir)
Resim: Ekrem Kahraman
EFLATUN (ŞİİR)
– çiçekli mısralar gölgesi…- Çiçekli mısralar gölgesine “Eflatun” diyerek...
Deniz Çöpçüsü (Şiir)
Pazartesi bir bot buldum – Paslı ve tuzlu bir deri. Geri verdim onu denize, içinde dans etsin diye. Salı günü otuz şilin değerinde bir gemi kalası. Gelecek kış Bir sandalye olacak, bir tabut, bir yatak. Çarşamba yarım teneke İsveç içkisi. Kafaya diktim. Sahil, deniz kızları ve meleklerle soğumuştu. Perşembe hiçbir şey geçmedi...
Hiçbir Şey Öğrenmemişiz Tarihten (Şiir)
Kurşunlanıp öldürüldü, hapsedildi zavallı çocuklar Diyorlar ki bize bıraktığınız gelecek gelecek bu… Kimse yoktu evde, savaştan kaçıyordu Şimdi güvende olmak evde olmak demek Gömülecek ceset yok, aklımız bize karşı. Bizim bombalarımızdı savaşı başlatan, Uzakta bir öfke seli, geçiştiriyoruz hepsini Yabancıdır diye kurbanları, umutsuzca çekip giden bizdik, Dedik bizim işimiz değil burayı güzel bir ülkeye...
Acıda Dinlenmiş Yüz (Şiir)
Bilemedin hangi aşkın fakiri olduğunu ışık çemberinden geçerken gölgelere sırrını bırakan gençliğin Gecelerin şerrinden kaçarken beyaz çarşaflara dökülen irin gövdesine hapsoldu yaşadığın çağın Kirlendi bir zaman baktığın her yer nefretin hazinesi oldu öfkenin doğurduğu torunlara Kimse bilmez yüreğinden geçenleri kendi yaprakları arasında kaybolmuş narin bir çiçeğin yanına otururken Şavkı yüzünde solmuş...
YAŞAM DERDİ (ŞİİR)
Tanı ağrı Anı ağ. ı An n a r Tan ağrısı Ta Ağrı’dan görünür ışığı Tanır onu utanır sanır ki sanrıdır Ölümsüz bir düşün peşinde insana inanır An inan Ağrı’dan ağrıya ağ ağ örülür Yaşlanır ömür beden gömülür üstüne örtülü gerçekler Gün be gün gün yüzüne elbet çıkar Çıkarır çıkarı çirkin yuvasından bir yılan gibi...
Carlo Ginzburg: Tarihte olduğu gibi sinemada da her yakın çekim, perde arkasında yaşanan bir sahneyi ima eder.
1939 doğumlu Carlo Ginzburg, Pisa’daki École Normale Supérieure’de, Bologna Üniversitesi’nde ve ardından Los Angeles’taki Kaliforniya Üniversitesi’nde (UCLA) ders vermiş, şüphesiz çağımızın en önemli tarihçilerinden biridir. İtalyan tarihçi Carlo Ginzburg, önde gelen temsilcilerinden biri olduğu mikrotarih yöntemini ve çalışmalarının bazı temalarını ve kavramlarını ele alıyor. Adınız ve çalışmalarınız hâlâ ‘mikro tarih’ olarak adlandırılan kavramla ilişkilendiriliyor. Bunun...
MERDİVEN MASALI (ŞİİR)
Hayat mı çocuğum Bir merdivenden çıkar gibidir Her basamakta başka bir ormana dalarsın Ağaçların dallarında Anka kuşunu ararsın Sarp surları aşınca Kırk odalı saraya ulaşırsın Kırkıncı odanın avlusunda Belki aşkı bulursun Kıdım kıdım çıkarsın bulacağını düşleyerek Hayat mı çocuğum Bir merdivenden iner gibidir Kendi izlerini izleyerek geri dönersin Dinlenerek, demlenerek Anka kuşuna kavuşamadığına üzülerek ...









