Söyleşi boyunca şiir bir etik sessizlik alanı olarak belirdi. Çünkü Koray Feyiz’in dilinde şiir, anlamın değil yankının; anlatının değil tanıklığın alanıdır. Şiir, hem bugünün hızına karşı bir direniş hem de insanın kendi eksikliğini sevmeyi öğrenme biçimidir. Şiir, bir düşünme biçimi olmaktan çıkıp bir görünme biçimi oldu. Beğeni sayısı üzerinden ölçülen bir duygulanım ekonomisi var artık....
Son Yazılar:
Jean-Marc Veliscek: “Fransız sineması, bir film laboratuvarıdır.”
Seslerin Yerleştiği Konak: Edirne Müzik Müzesi
Kültürel Zeynalar ve Ninalar: Türkiye’deki Sinema ve Dizi Endüstrilerinde Teknik Alanda Yaratıcı Kadın Emeği
Cumartesi Anneleri ya da Masanın Altındaki Hayalet
Toprağın Altından Vitrine: Kazı Bilgisi Müzeye Ulaşabiliyor mu?
Ali Kazma’nın yeni kişisel sergisi “Oficios de la tinta [Mürekkep Zanaatları]”, Meksiko’daki Franz Mayer Müzesi’nde!
Genç Hitler‘in Viyana yılları
ÖTEKİ YEŞİLÇAM – UÇURUMDAKİ KADIN: TUHAF BİR ‘KENDİNE DÖNÜŞLÜ’ ZERRİN EGELİLER FİLMİ
Barnett Newman’ın Devrimi
Beat kuşağı ve Beatnikler hakkında 10 film
Osmanlı’da Bayramın Zarafeti: Bir Kartpostalın Anlattıkları
Göğün Altında (Şiir)
Bir Tiyatro Mirası: Antonin Artaud ve Bali Tiyatrosu
SENDEN YANA
BESBELLİ (ŞİİR)
Döngü (Şiir)
Leyla Qasim’a (Şiir)
Işıkla Yazan Yaprak: Işıkla Yazılan Fotoğraf
FİKRET MUALLA’NIN FİLMİNİ ÇEKMEK VE ANILAR…
Kategori: Manşet
Sakal
Erkekle kadın arasındaki ayrımın kıl bağlamında yetişkinlikteki ayırıcı toplamı sakal. Kadınlar sakal bıyık yekûnundan düşünecek olursak neredeyse çocuk. Tüysüzlük biraz da çocuk olmakla eşdeğer görülmüyor mu? Sakallı kadınların yaşadığı toplumlar da var. Genel anlamda sakalın tarih içindeki serpilişine baktığımızda erkeklerle ilgili. Berberliğin tarihi de sakalın bıyığın tarihi gibi sonsuz. Önlerinde beyaz önlük, kapılara dizilmiş ıslak...
JOHN BERGER’İN GÖZÜNDEN: ŞİİRDE SESSİZ İMGELER
Şiirde İmgeler Nasıl Düşünmez? John Berger, bir imgeyi gördüğümüzde onun “kendi başına” hiçbir şey düşünmediğini söylerdi. İmge, kendi sessizliğinde durur; onun adına düşünen, anlamı kuran, bağlamı yerleştiren biziz. Berger’e göre imge, ancak gördüğümüzle bildiğimiz arasındaki boşlukta hareket eder. Bu boşluk, hem bizi ona yaklaştırır hem de ondan uzak tutar. Peki bu “imge” dediğimiz şey, şiire...
Hasan Sarıtaş Gallery’den Mümin Candaş-Sessiz Döngü sergisi
Hasan Sarıtaş Gallery, Mümin Candaş’ın Sessiz Döngü isimli sergisini 7 Şubat tarihinde, İbrahim Karaoğlu küratörlüğünde izleyiciyle buluşturuyor. Sergi, döngüler, sessizlik, hafıza ve zamanın katmanları üzerinden ilerleyen bir anlatı kurarken; izleyiciyi yavaşlamaya, bakmaya ve içsel bir ritme kulak vermeye davet ediyor. Sergi 23 Şubat tarihine kadar Kadıköy’de ziyaret edilebilir. SESSİZ DÖNGÜYE DAİR İbrahim Karaoğlu Uzun soluklu...
ELEKTRONİK MÜZİĞİN NERESİNDEN?
Bu yazı sadece en özet olarak çok geniş ve bambaşka bir ekosistemi içerir. Üretici ve model teknolojilerle özdeşleşmiştir. Günümüze kadar gelen bu yolculukta terminolojilerde monofonik, duofonik, stereofonik, quadrofonik, parafonik, 19.yy’da yaşamış Fransız matematikçi Joseph Fourier, FFT ( Fast Fourier Transformation), additive/subtractive, sampling, FM algoritmalar, PCM, Wave table, granular ve morphing sentezleme, DJ Müzik derken şimdi...
Düşünme Üzerine Düşünme – Metacognition Mercek Altında
İnsan zihninin en merak uyandıran yönlerinden biri yalnızca düşünmesi değil; bunun ötesinde, kendi düşünme süreçlerinin farkına varabilmesi, izlemesi ve gerektiğinde yeniden biçimlendirebilmesidir. Bu ikinci mertebe bilişsel farkındalık yani psikoloji ve öğrenme bilimlerinde “üstbiliş” ya da metacognition olarak adlandırılır. İnsanı sıradan bir algılayıcıdan öznel denetim sahibi bir bilişsel aktöre dönüştüren kritik bir zihinsel kapasitedir. Jean Flavell’in...
Nuremberg: Hesaplaşmanın Sıradanlığı
Hollywood’da daha çok yazar ve yapımcı olarak tanınan (Zodiac, The Amazing Spider-Man) James Vanderblit’in merakla beklenen filmi Nuremberg, 2. Dünya Savaşı’nın hemen sonrasında yapılan Nazi yargılamalarına odaklanıyor. Sinema tarihinde çeşitli filmlerde karşımıza çıkan konu, kuşkusuz en çok klasik mahkeme filmlerinin tanınmış yönetmeni Stanley Kramer’ın Judgment at Nuremberg (1961) adlı filminden hatırlanıyor. Bu bağlamda, o güçlü...
Suskunluk (Öykü)
Saat sabahın dördüne yaklaşıyordu. İclal koridordaki bir banka oturmuş, ellerini dizlerinin üzerine koymuş, ağlamaktan şişmiş gözlerle bakıyordu. Murat ameliyata alınalı beş saati geçmişti. Bir kez bir doktor çıkmış, “Devam ediyor,” demişti. Ada, iki sıra ilerideki bankta, küçücük, kıvrılmış, okul çantası başının altında, İclal’in hırkasını üzerine çekmiş uyuyordu. Sekiz yaşındaydı Ada. Murat’ın gözleri vardı onda, gülerken...
Hannah Arendt ve Avrupalı-olmayan Halklar Üzerine Trabzansız Düşünmek
Hannah Arendt (1906-1975) günümüzün küresel akademisinde büyük ölçüde iki imge etrafında değerlendirilmektedir. Bir yanda tam da Türkiye’de okunup yorumlandığı şekilde “totalitarizmi en derinlemesine kavramış filozof”, yirminci yüzyılın karanlığında “saf siyasetin ve sivil cesaretin hür sesi” olarak idealize edilmiş; diğer yanda ise neredeyse –sadece Amerikan akademisinin Siyahi ırk çalışmaları çevreleri dışında– hiç konuşulmayan, görmezden gelinen “öteki...
Fizikte Yeni Ufukların Peşindeki Dahi: Sabrina Gonzalez Pasterski
Bilim tarihi, zaman zaman sınırları zorlayan hatta onların ötesine geçen isimlerin portreleriyle zenginleşir. Tıpkı Albert Einstein’ın görelilik devrimi ve Emmy Noether’in matematiksel simetrilerde yarattığı kırılma gibi…1990’ların sonunda doğmuş bir fizikçi olan Sabrina Gonzalez Pasterski’nin hikâyesi de, geleneksel bilimsel akademi çizgisini takip etmektense merakın ve disiplinin bir araya geldiği sıra dışı bir yolculuğun ifadesi olarak karşımıza...









