Klasik felsefedeki insanın yüce tabiatı karşısına yerleştirilen insanın hayvan tabiatı, başka bir deyişle insan-hayvan ikiliği kuramsal alanda çoktan geçerliliğini yitirmiş bir çatışmadır fakat belki de bunu insan ve makina arasındaki çatışma üzerinden yeniden tanımlamak gerekiyor. “Fallus’un Anlamı” metninde Lacan, Fallus’u, her şeyi bir arada tutan gösterge olarak tanımlıyor [le père est « dans l’anneau qui...
Son Yazılar:
Yapay Zeka Devrimi Neden Kapitalizmi Öldürebilir?
Sinopale’nin 10. Edisyonu 2 Eylül’de Üretim Süreciyle Başlıyor!
Yazma Uğraşı, Ockham’ın Usturası Ve Bir Tohum Sözcük
Beste Naz Karaca: Özne Olma Sürecinde Benlik İnşası
“Tek başımayım ve perişanım”: Stefan Zweig, Joseph Roth dostluğu
Yapay Zeka İşlerimizi Ele Geçirmeye Gelmiyor. Ücretlerimizi Ele Geçirmeye Geliyor.
Hızlı Gazeteci’nin ilk, daha karikatürize dönemi (1980-1981)
Epik Tiyatro: Brecht, Öngören ve diğerleri…
2025 Arthur C. Clarke Ödüllü ANNIE BOT Şimdi Raflarda!
Ruhun Sessiz Cenneti Reşat Ceylan’ın Resimlerinde İçsel Huzurun ve Görünmeyenin Estetiği
Robert Schild yeni kitabı; Burgazada Adalılar, “İkonlar” ve Mekanlar
Daron Acemoğlu ve The Economist dergisi arasındaki sataşmaya dair AI Google-Veysel Batmaz sohbeti
Türk Grafik Sanatından Bir Tuncer Türkkan Geçti
Kusurun İspatı: Yapay Zekâ Paranoyası Yeni Bir İçsansür Rejimi mi Kuruyor?
Kaygı: Anımsamak, Direnmektir
Kültürel Miras Kimin? Devletin, Kentin, Yoksa Hepimizin mi?
Hasan Sarıtaş Gallery: Are You Content?
Kesişen Gerçeklerin Biçimi: Sait Mingü’de “İnsan Doğası”
Tevfik Talha Okan: Mekanın Gerilimleri
Kategori: Manşet
GUSTAVE DORÉ-RÜYA MAKİNESİ
‘‘Ne yazık ki, Bay Gustave Doré’un kötü bir çizer ve kötü bir ressam olarak ününe kötü heykeltıraşlığı da eklediği not düşülecektir. Bu durum ona ne gibi bir fayda sağlayacaktır?’’ 1877 yılında Jules-Antoine Castagnary tarafından yapılan bu sert yorum, hiç şüphe yok ki -olağanüstü bir üne sahip olan illüstrasyonlarını takdir etmelerine rağmen- Doré’un çağdaşlarının pek çoğunun...
Emin Karaca EKDERGİ Yazıları
“NÂZIM” ÖZNELİ KİTAPLARDA YANLIŞLAR SÜRÜYOR… SOLDA “İLKLER” YARIŞI… BİR “ÜLKÜCÜ” BİR “KOMÜNİST”LE İLGİLİ KİTAP YAZARSA Orhan Suda’nın Anıları: “Bir Ömrün Kıyılarında”ya Dair KISRAKLARI ÇOK YORMUŞSUN BE KARAKOYUNLU KIVILCIMLI; DONANMA DAVASI’NDA YARGILANIRKEN “BİR ARA TAHLİYE Mİ EDİLMİŞ?” REFİK DURBAŞ’IN HATASINDAKİ ISRARI… ALTAN ÖYMEN’İN “ÖFKELİ YILLAR”NI OKUYUNCA… YANLIŞLAR VE HATALAR POTPURİSİ KEMAL TAHİR’İN ROMANLARINA YAPILIR MI BU?...
SURATSIZ BİR ÜLKE
Surat ve Maske Surat denilen şey eğer insanda yoksa başka hiçbir hayvanda yoktur, ve karakteri ifade eder. Cicero Tüm canlı varlıklar açıklıktadır, kendilerini birbirlerine gösterirler ve birbirleriyle iletişirler, ama sadece insanın bir suratı vardır; sadece insan, görünüşünü ve başka insanlarla iletişimini kendine has temel deneyimi yapar; sadece insan, suratını kendine has hakikatin mekânına dönüştürür. Suratın...
Beyaz ve Sis (Şiir)
üşüyorum güneşsiz bir kış sabahında yer beyaz gök kül rengi ıssız yolların kavak ağaçlarıdır düşünceler-giderek eriyorlar siste. kumsalda terk edilmiş bir gemi enkazı zaman- yavaş yavaş ve kendiliğinden çürüyor- kargalar kederli bir dize yazıyor bulutların sayfasına geçip giderken, fırsatı kaçırmış karşılaşmalara dair… üşüyorum uzakta yalnız bir ağaç direniyor karlarla kaplı düzlükte simetrisini çoktan yitirmiş...
Antigone’nin direnişi
İki Yunan “khiton”u giymiş kadın sağ ve sol elleri başında sanki sokaktan geçenlere bakmaktadır. Mimarlık tarihinde narin ve kıvrımlı İon, sağlam ve bombeli Dor, çiçekli yapraklarla kıvrım kıvrım, detaylı Korint olarak bilinen Yunan sütunlarına eklenen dördüncü bir sütun olarak adlandırılır Karyatidler. En ünlü örneği ise M.Ö. 406’da inşa edilen Atina Akropolisi’ndeki Erekhtheion Tapınağı’ndaki kadın sütunlarıdır....
Gauss’dan Çıktık Yola Kolmogorov’da Verdik Mola
Kısmetse Olur – II Her şey hem kendisidir hem de değildir, çünkü her şey bir akış halindedir, sürekli olarak değişir, sürekli olarak oluş ve yok oluş halindedir. Herakleitos Eskiden Ankara’da bombaların patlamadığı zamanlarda başı boş sokaklarda gezmeyi severdim. Ne zaman olduğunu unuttum. Bakanlıklar’dan Kavaklıdere’ye doğru yürüyordum, yoruldum. Olgunlar Sokağı’nın girişinde camdan yapılmış Madenci Anıtı’nın...
Tekrar Korkusu: Hakikat-Sonrasına ait birkaç Belirti
Bir Başkadır dizisi üzerine çok sayıda yazı yazıldı. Özellikle son yazılarda bu başlık üzerine tekrar yazı kaleme alanların bir çeşit günah çıkarma çabasına rastlanabilir. Aynı konuda bir yazı daha yazmanın talepkâr kültür dünyasının sakinlerinde yaratacağı bıkkınlığı hesaba katan bir özür dileyerek giriş yaparlar. Aynı suçluluk duyusunun bir başka belirtisi de okura ilginç bir şeyler söylemek...
BİR BAŞKADIR’IN ANIMSATTIKLARI
Yalnızca politik ya da ekonomik değil, kültürel kırılmanın da sonunun bir türlü gelmeyeceğini düşündüren dönemlerden geçiyoruz. Övgüye ya da yergiye boğulan ve sosyolojik bir gerçeklikten yola çıktığı varsayılan dizi ve filmlerin taraftarları yalnızca bulundukları noktayı ele veren eleştiriler yapmaktan kaçınmıyor, üretimleri sanatsal kriterlere göre masaya yatırmayı akıllarından dahi geçirmiyorlar. Yarılmanın geldiği noktaya son olarak bahar...
Machiavelli üzerine bazı notlar
“Kim ne derse desin, sözcükler ve düşünceler dünyayı değiştirebilir.” (Ölü Ozanlar Derneği.) Eğer bana, hayata bakışımı en çok etkileyen üç düşünür sorulsaydı, hiç tereddütsüz şu cevabı verirdim: Marx, Clausewitz, Machiavelli. İlki için söylenecek söz yok. Clausewitz, üstelik de kan ve ölümle cebelleştiği halde duygularının esiri olmayan, gerçek bir Prusyalıdır. Ama ele aldığı konuyu etraflıca, saptırmadan,...









