Bir yeryüzü kesitinin kent olarak tanımlanabilmesi büyüklüğüne, üzerinde binalar, binaların arasında sokaklar bulunmasına, etrafında surlar olmasına ya da bir kanun metnince kent olarak tanımlanmasına değil, ama üzerinde yaşayanlar arasındaki işbölümünün niteliğine ve düzeyine bağlıdır. Bir araziye, üzerinde çok sayıda insanın yaşamasına olanak verecek şekilde yapılar bina edilmiş olması, bu arazinin yüzölçümü ve üzerinde yaşayan kalabalığın...
Son Yazılar:
Hızlı Gazeteci’nin ilk, daha karikatürize dönemi (1980-1981)
Epik Tiyatro: Brecht, Öngören ve diğerleri…
2025 Arthur C. Clarke Ödüllü ANNIE BOT Şimdi Raflarda!
Ruhun Sessiz Cenneti Reşat Ceylan’ın Resimlerinde İçsel Huzurun ve Görünmeyenin Estetiği
Robert Schild yeni kitabı; Burgazada Adalılar, “İkonlar” ve Mekanlar
Daron Acemoğlu ve The Economist dergisi arasındaki sataşmaya dair AI Google-Veysel Batmaz sohbeti
Türk Grafik Sanatından Bir Tuncer Türkkan Geçti
Kusurun İspatı: Yapay Zekâ Paranoyası Yeni Bir İçsansür Rejimi mi Kuruyor?
Kaygı: Anımsamak, Direnmektir
Kültürel Miras Kimin? Devletin, Kentin, Yoksa Hepimizin mi?
Hasan Sarıtaş Gallery: Are You Content?
Kesişen Gerçeklerin Biçimi: Sait Mingü’de “İnsan Doğası”
Tevfik Talha Okan: Mekanın Gerilimleri
Kapitalizmin Kökleri Köleliğe Dayanır
Post-Formal Düşünce Üzerine
Peride Celal: Kurtlar ve Komünistler
Bir Zaman Haritası
Gerçeğin Gölgesinde İdea’nın Karanlık Metafiziği
Cevat Çapan’dan Hatırlayışlar: Sürgünler Ayrılıklar
Kategori: Manşet
28. Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali başlıyor
13-19 Eylül tarihleri arasında yapılacak festivalin gösterim ve etkinlikleri bu yıl Adana’nın bir çok ilçesinde gerçekleştirilecek. 28. Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali Basın Toplantısı, Adana Büyükşehir Belediyesi Tiyatro Salonu’nda yapıldı. Toplantıya Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar, Atın Koza Film Festivali Yürütme Kurulu Başkanı Menderes Samancılar, 28. Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali Yürütme...
BİR SANAT DALI OLARAK EDEBİYAT
“Edebiyat tüm sanatlarınüzerinde yer alıyor.”[2] Öncelikle edebî değerlendirme veya “eleştiri”nin, nihai kertede “öznel” olduğunun altını ısrarla çizmem gerek. Tamam; yazına ilişkin her türlü kavram ancak yazınla uğraşanlar tarafından geliştirilir ve kalıcılaştırılabilirse de, bunun sınırı öznellik, yaratıcılıktır. Gilbert Murray’ın, “Eleştirmen ne kadar kötüyse, [yapıtta] o kadar çok kusur bulacaktır”;[3] ya da Francis Bacon’ın, “Yalanlamak, reddetmek, inanmak,...
ZÜRÂFAYLA KİRPİ SOYU (ŞİİR)
1 Uyukladığım koltuğa sordum: Hangi uykuya yatayım? Kapat gözlerini, rüyana yat dedi koltuğum. Söz dinledim. Yeter bu kadarı, çıktım bu şiirin ikinci katına. 2 Çilek elbet toprakta yetişir diye başladım -başlamıştım balkonumdaki saksıya dalını gömdüm küllerinden doğdu çilek aşağı balkona, Miyâsânım’a ulaştı duydum: Hoşgördüm dedi, beni sula. 3 Baksana dedi şiir. Nasıl baksaydım, onu yazıyordum...
ZAFER YALÇINPINAR İLE ORUÇ ARUOBA VE USTA DEFTERİ’NE DAİR
31 Mayıs 2020 tarihinde vefat eden ustamız Oruç Aruoba’yı saygıyla anıyoruz: Emrah Sönmezışık, Alparslan Beyhan, Cem Onur Seçkin ve B. Emir Alisipahi, 6:45 Yayın tarafından basılı nüshası gerçekleştirilen Oruç Aruoba, Usta Defteri hakkında Zafer Yalçınpınar’a çeşitli sorular yönelterek, usta ve ustalık olgularını irdeliyor… ORUÇ ARUOBA, USTA, USTALIK VE USTA DEFTERİ‘NE DAİR… Emrah Sönmezışık: Oruç Oruoba ile gerçekleştirdiğiniz görüşmelerin “ustalık ile yaşama onuru” kıymeti taşıdığını belirtiyorsun....
LALE MÜLDÜR VE GÜNLÜK DİLİN İMKȂNSIZLIĞI
Günlük dilin imkânı ile kurulan şiir, bir topun içinde yuvarlanabilir, ama yine de bu, sivri burçlarını dışa doğru çevirmek içindir. Elbette dili yansıtabilir veya konuşabilir, ancak asla kendi kendine geri dönmez, asla ölüm getiren makineler gibi kendi kendine hareket etmez. Olay her zaman mutlak bilgiyi kesintiye uğratır veya bozar, ototelik özellikler… Kendisine yakın olmak… Bu kalbin...
MODERNİZM ANTİ-MODERNİST MİYDİ?
GEÇ VICTORIA ÇAĞINDAN HİROŞİMA’YA BİR PANORAMA DENEMESİ Edebi modernizm, toplumsal düşüncede Marx, fen bilimlerinde Darwin, felsefi düşüncede Nietzsche, kozmik düşüncede Einstein ve psikolojide Freud’un kurduğu yeni paradigmalarla, daha önceki düşünme, açıklama, yorumlama biçimlerini terk etmeye başlayan sanatçıların 19. yüzyılın sonlarıyla 20. yüzyılın başlarında, özellikle Avrupa ve Kuzey Amerika’da ortaya çıkardığı ve 1920’lerde altın çağını yaşayan...
Bir aşk fısıltısı: Henüz sana tamamen güvenemiyorum!
Kemanı arşesiyle beraber sol elinde kutsal bir emanet gibi tutuyor. Öte yandan, sağ eliyle, kuyruklu piyanosu başından kaldırıp ve hafifçe ayaklandırarak kucakladığı genç kadını büyük bir ihtirasla öpüyor. Kadınsa, omuzları düşük ve dökümlü bir abiye elbise içinde tir tir titremektedir, nefes alıp verdikçe elbisesinin ve korsesinin kumaş hışırtısını resimden yansıdığı gibi, işitiyoruz. Çünkü, Lev Tolstoy’un...
Gar, Düşler ve Başka Hurdalıklar (Öykü)
Birkaç beden eksik yaşamanın ruha sinmiş zindeliği miydi, yeniyetmelik yıllarının kendi halinin yorgunluğuna bırakılmışlığı mı ya da? Tam karar veremiyorum şimdi… Tek hatırladığım, ilk kara trenin telaşlı sesiyle bir Cumhuriyet Bayramı kutlamaları sırasında tanışmış olmam. Bu yüzden de ilk düşündüğüm şey şuydu belki: Neden bir hafta sonu ya da mesire gününde değil de resmȋ bir...
Ücretsiz e-kitap: Daniil Harms-Şardam Sirki (Çocuk Öykülerinden Seçki)
Daniil Harms’tan Şardam Sirki (Çocuk Öykülerinden Seçki) e-kitabı çıktı. Eyüp Karakuş’un çevirisiyle gün yüzüne çıkan bu e-kitap, Dönüşüm Yayın’ın sitesinden (https://donusumyayin.wordpress.com/) ücretsiz bir biçimde temin edebilir durumda. ‘’Müdür: Bu kadar. Şimdi ikinci bölüme geçiyoruz. Vertunov diye biri yok artık, engel olacak kimse de kalmadı… (Müzik tekrar başlar). Durun! Beklesenize! Çalmayın canım, durun! Sözlerimi bitirmedim daha, bekleyin!...









