Saat 03:00, saniye çubuğu (göstergesi?, kolu?) 1’in üzerinde. Akrep ve yelkovan her zamanki gibi. Zaman içinde zaman sunacak. Portakalı soydum, baş ucuma koydum (girişi böyleydi, mantık aramadan). Önün, arkan, sağın, solun; sobe. Saklanmayan ebe. Gel ve ne yapmam gerekiyor söyle. Mantıklı bulmuş olarak. İki tam tur yaptı akrep, yelkovan ise yirmi dördüncü turunu tamamlamak üzere....
Son Yazılar:
Plastik Dil, Estetik Donuklaşma ve Yaratıcılıksız Sanatçılık Üzerine
Anarşinin Maskeleri: Percy Shelley’den Triangle Fabrikası Yangınına Radikal Bir Şiir’in Tarihi
ŞEHRİ FOTOĞRAFLA BULUŞTURAN 212 PHOTOGRAPHY ISTANBUL 26 EYLÜL’DE BAŞLIYOR!
Cevat Çapan’ın Anılarında Özer Kabaş ve Zamanları
Levent Karataş’ın Melez Peri Kitabı Üzerine Bir Poetika ve Direniş Okuması
Haftanın Kitap Seçkisi
Sanat Eleştirisinde Üretken Yapay Zekâ Kullanımı
Görünür Olanın Ötesinde: İran Resim Geleneğinden Güneş Mehrnoosh Goodarzi’nin Ruhsal Evrenine
Fırtına Dindi: Kadir İnanır
Geç kalınmış gibi değil de, artık gerek kalmamış gibi NİHİL
Mesut Aşkın: Şiirin Soğuk Mevsimi ve Bir Hafıza Arkeolojisi
İçimdeki Yabancı – Geri Gelmemecesine Yitirdiklerimizden Baki Kalan Anılarımız
Yılmaz Kömürcü “Büyük Yalnızlık”la Geri Döndü
Çağdaş Sanatta Akışkan Form
Göz, Dil ve Sözcükler
Fotoğraf ve Felsefe
TOZAN ALKAN’IN ŞİİRİNDE HAFIZA, SİYASET, DİL VE KAYBEDENLERİN TARİHİ
Bozlu Art sonbaharı “Wabi-sabi” başlıklı yeni sergisiyle karşılıyor!
Asmalımescit-Tepebaşı-Şişhane Hattı: Bir Sanat Coğrafyasının 1990 Sonrası Dönüşümü
Ana Sayfa
Alper Ağdaşan
Yazar: Alper Ağdaşan
MY FUNCTIONS (ŞİİR)
my functions= (einem geschenkten gaul schaut man nicht ins maul) Bir ağacın yongasına, bir taşın köşesine, bir dağın yamacına, bir dalganın genliğine, bir nehrin yatağına ve nicelerine de yazmıştım: “Hayattan en az şairler kadar, bir beklentim olmadığı için nasıl davrandıklarını kavrayamıyorum bazen. Onun için kıtı kıtına iyiyim.”. Kuşaradım. Hiç kırık. Bu, ama;...
ILGIM SALGIM (ÖYKÜ)
Hayat, bir gün daha fazla düşünmekten ileri geliyordu… Bir kıvılcım en az iki etkenle ve farklı kombinasyonlarıyla büyüyebilirdi: – Rüzgâr ve hava – Kıvılcımı beslemek – … Hangisinin ya da hangilerinin olası bir büyümeye vesile olduğunu anlamak, bunlardan en az birisini deneyerek ve kıvılcımı gözlemlemekle mümkündü. Ne sen ne de ben göreceli sonlukta ve/veya sonsuzlukta...


