Derin bir iç çekiş. Arkama yaslanıyorum. Bir başınalık. Sen ömrümün en uzak yolu. Ne sevmekten vazgeçtim ne de sevginin sonsuz yükünü taşımaktan. Sen şimdi kış mısın, yoksa sonbahar mı? Yerlere bakıyorum; gökyüzü utanç. Kaybolan neşem birkaç meyvenin arasında, Çıkan sesin coşkusu hala büyük bir umut var ediyor. Ne dersin? Seni bir ağacın kovuğunda unutabilir miyim?...
Son Yazılar:
Adolf Hitler ve basın özgürlüğü!
Gece İlahisi (Şiir)
Seyyah (Şiir)
Marx ve Joyce: Paralel Evrenler
Kefaret – Savaş denen melanet üzerine düşündürücü bir film
Göğün Altında (Şiir)
Üzgün Serinlik (Şiir)
Ankara ve İstanbul Resminin Plastik, Sosyolojik ve Ekonomik Diyalektiği
Merdivenler (Şiir)
İnsan ve Şiir
Öğrenciler, sınıf ve ırksal baskı karşısında Fransa
Özlem Üner Resminde Bakışın İktidarına Karşı Sessiz Direniş
Sordum Denize (Şiir)
Ağaç ve… (Şiir)
yurdu geniştir şiirin
kıs(s)alar… (şiir)
Her Akşam 8’de (Şiir)
“Das Kapital” Neden Sabırlı? Çin Modernleşmesi Perspektifinden ‘Das Kapital’i Yeniden Okumak
Mélenchon ve Teknofeodalizm: Fransız Solu İçin Strateji Nedir?
Ana Sayfa
Burak Abatay
