Ah bir yatıyor olsaydın, soğuk ve ölü,
Batıda ışıklar solup giderken yavaşça,
Gelip de buraya, eğseydin başını,
Ben de başımı yaslardım bağrına;
Ve sen şefkatli sözler fısıldardın,
Affederdin beni, çünkü artık ölmüştün:
Ne kalkıp giderdin ne kaçardın uzağa,
Ruhunda yaban kuşları kanat çırpsa da,
Ama bilirdin ki saçların bağlanmış ve dolanmış,
Yıldızlara, aya ve güneşe:
Ah sevgilim, keşke bir uzansan şöyle,
Labadalar altında, toprağa karışmış,
Işıklar sönerken tek tek, her bir köşede.
Çeviri: Murat Erenel
* Aedh, Gerçek bir kişi değil; William Butler Yeats’in 1899’da çıkan “The Wind Among the Reeds” (Sazlar Arasındaki Rüzgâr) kitabındaki hayali bir konuşmacıdır. Yeats’in kendi zihninin üç farklı “ilkesini” (principles of the mind) temsil eden sembolik figürlerden biridir.
Sözcüğün İrlandaca kökeni ise Aodh, yani ateş demek. Yeats’in o dönemi, Maud Gonne aşkı yüzünden tam bir mistik delilik dönemiydi; Aedh de bu deliliğin en romantik ve en ürpertici yüzüydü. Yeats, bu şiirin sonraki baskılarında, “Aedh” yerine “He” yazmayı tercih etmiştir.
Aedh wishes his Beloved were Dead
Were you but lying cold and dead,
And lights were paling out of the West,
You would come hither, and bend your head,
And I would lay my head on your breast,
And you would murmur tender words,
Forgiving me, because you were dead:
Nor would you rise and hasten away,
Though you have the will of wild birds,
But know your hair was bound and wound
About the stars and moon and sun:
O would, beloved, that you lay
Under the dock-leaves in the ground,
While lights were paling one by one.
Resim: Gradiva (Vatikan Müzesi)


Bir Cevap Bırakın