“Yapmamayı tercih ederim!” diyemeyen, biat kültürünün “entelektüel” aktörlerine… Attilâ İlhan’ın yetmişli yıllarda, kendi mahallesinde pek sevilmediğini okumuştum bir yerlerde. Sol’un bütün sürümlerinin öğrenilmesini önerdiği ve kendi mahallesini içeriden eleştirdiği için. Bugünlerde ise, ortada ne yazık ki ne içeriden ne dışarıdan eleştirilecek kayda değer bir sol program bile yok! Bunu söylerken, iyi niyetli ve özverili çabalar...
Son Yazılar:
Elliler Apartmanı: Öykünün ve Şiirin Yeniden İnşası Üzerine
Hasan Sarıtaş Gallery Sergi: COMMON GROUND
Sanat ve Ölümsüzlük Arzusu: Gılgamış Destanı Üzerine Felsefi Bir Deneme
11. Hitay Vakfı Sanat Yarışması Kazananları Belli Oldu
Teknofeodalizm: Kapitalizmi Öldüren Neydi?
Çatışan Laiklik Anlayışları Arasında Daralan Laiklik Ufku
Aşı Yarası
Odysseus ve Sisyphos’un “Korkunç İşkence”si
TOMITA: BİR JAPON MÜZİK DEHASI
TÜRK SANAT PİYASASINDA ELEŞTİRİNİN ÖLÜMÜ
YAPAY ZEKA FİLM YAPIMLARINDA
Frank Zappa: Sosyo-Politik Hicvin Bestecisi
TEKNİĞİN GÖLGESİNDE RUH ARAYIŞI: YARATICILIKSIZ SANATÇILIK
Doğanın Kanı, Şairin Mürekkebi: Kökler ve Kemikler
Hayatın Kıyısında Durmak: Erdost Akbaba’nın Neredeyse Romanı
Bodrum Golf Club’ta Ayla Turan ve Kemal Tufan’ın Heykel Sergisi Sanatseverlerle Buluştu.
EKSANAT 3. Seçki Çıktı!
Nizameddin Pirinççioğlu: Fotoğraf, Mezopotamya’nın Hafızasını Geleceğe Taşıyan Bir Tanıklıktır
Nihat Özdal’ın Bulut / Haiku Kitabı
Kategori: Kritik
Gece Yarısı Kütüphanesi: Kaos ve Olasılıkların İntihar İhtimalinin Popüler Felsefesi
“Yaşam nedir ve başka türlü yaşanabilir miydi?” Matt Haig’in Gece Yarısı Kütüphanesi (i) adlı romanı, çağdaş edebiyatın sık sık dönüp baktığı bu kadim soruların etrafında dönen bir kitap. Varoluş ve ihtimaller üzerine kurulu olan roman, intiharın eşiğindeki Nora Seed’in yaşamla ölüm arasındaki belirsiz bir mekânda, sonsuz alternatif hayatları deneyimleme fırsatına kavuşması üzerinden ilerliyor. Ancak bu...
SUNDANCE KID: ROBERT REDFORD
Telefon etti. Sesi çok üzgündü.” Bir türlü bağlayamıyorum, ne yapsak olmuyor bir sahnenin kurgusu. Rica etsem bir bakabilir misin acaba? Takıldık kaldık kurgu öylece durdu. Filimi bitiremiyorum. George yardımına ihtiyacım var.” dedi. Çaresizliği sesine yansımıştı. “Tamam yarın stüdyoya geliyorum. Öğleden sonra 3 de oradayım” dedim. Aramızda 1400 milden fazla vardı. Ama gitmeliydim, ilk filmini yapanların...
THEODOR WİESENGRUND ADORNO: AYDINLANMA VE KÜLTÜR ENDÜSTRİSİ
Estetik Modernizm, sanatın romantik devrimle başlayan özetleşme sürecinin bir sonucu olarak kabul edilmektedir. Sanatın özerkleşme sürecindeki en kesin araştırmaları yapan düşünür, Baudelaire dir. Baudelaire, burjuvazinin kurduğu rejime özgü tüm kavramlara, kamuya, topluma, ulusal uygarlığa, bilime ve kurumsallaşmış sanata karşıdır. Adorno, Baudelaire‘nin tezlerini inceleyerek, sanatın ancak özerklik sayesinde siyasal ve toplumsal bir öz kazandığını ifade etmiştir....
TRAJEDİNİN SUSKUNLUĞU: ANLATININ -GÜCÜNÜ KAYBEDEN- İFADESİZLİĞİ
Özgür ol[a]mayan düşünce kendisini kendi kavramlardan soyutlayarak, kurtarabilme süreci XVII. yüzyıldaki ‘aydın’ tanımlanmasından bu yana, kendi kurallarını kendi içine hapsederek ‘deney yaratmak’ ve ‘simgeci görüntü’yü kullanabilmeyle koşul[lu] bir öneri haline ‘özgürlüğe ulaşma tekniği’ konusunda Rus düşünürleri temelden sarsacak yeni önermeler sunuyordu. İçe/içeriye dönük olan ve kapanan simge‘nin, biçim düzeyinde alınıp, anlatının her türlü işlevinde [resim/sinema/heykel/mimari/edebiyat/tiyatro]...
ÇEVİRİ VE ÇEVİRMENLİK ÜZERİNE DÜŞÜNCELER
Çeviri, insanlık tarihi boyunca kültürlerarası iletişimin en güçlü araçlarından biri olmuştur. Farklı dillerde üretilen edebiyat, felsefe, bilim ya da sanat metinleri çeviri sayesinde yalnızca kendi ulusal bağlamlarında kalmaz evrensel dolaşıma girer. Bu nedenle çeviri, salt dilsel bir aktarım değil, aynı zamanda kültürel ve entelektüel bir müzakere alanıdır. Tarihsel olarak bakıldığında, antik çağdan Ortaçağ’a, Rönesans’tan moderniteye...
RAKAR: UNUTULMUŞ BİR SOSYAL ADALETÇİ VE ANTİEMPERYALİST ÇİZGİ ROMAN
Günümüzde ülkemizdeki çizgi roman piyasası, kitapçılarda satılan çizgi roman albümlerinden ve aylık periyotta ama fiilen rötarlı yayınlanıp yine ancak bazı kitapçılardan temin edilebilen birkaç çizgi roman dergisinden ibaret. Gazete bayiilerinde onlarca haftalık çizgi roman dergisinin bulunduğu 1960’lı, 1970’li yılların bereketi çok geride kaldı. Gerçi bugünkü yayınların baskı kalitesi çok daha yüksek ve daha özenli bir...
DÜNYA’YA UFOLARI TANITAN ADAM: HANS HOLZER
New York’ta yaşamaya başladığımda, en çok dikkatimi çeken konulardan biri UFO’lardı. Hangi kitapçıya gitsem bu konuda kitaplar bulunuyordu. Arada bir TV’lerde bu konuda detaylı haberler, özel programlar yer alıyordu. Devamlı olarak bilmediğim konuları öğrenmek istememe rağmen, genellikle UFO’larla ilgili konuları öğrenme arzusu duymuyordum. Bir gün Prof. Dr. Hans Holzer’le tanıştım. Viyana doğumlu olan Hans Holzer...
Dijital Bilgi Ekosisteminde Tek Sesliliğe Doğru
Sosyal medya platformlarının giderek merkezîleşen algoritmik yapısı, bilgi akışı, görünürlük ve uzmanlık temsili üzerinde ciddi etkiler yaratmakta. Özellikle “gatekeeper” tabir edilen etkili ve görünür kişiler, bu platformlarda sürekli ön planda tutularak bilgi akışını yönlendiren, adeta birer “ombudsman” gibi davranan figürlere dönüşüyor. Bu kişiler yalnızca geniş takipçi kitleleriyle değil, aynı zamanda maddi imkânları, kişisel bağlantıları ve...
GİTTİ, ÖLDÜRÜLDÜ; TROÇKİ
Senin bir mayıslarını gördük Uğultularla duyduk Kocaman bir çam gibi haykıran Troçki’yi Nazım’ın şiirindeki Troçki, dünya tarihini değiştirecek bir kişiydi. 1917 Bolşevik devrimini Stalin’le gerçekleştiren bu kişi, 1929 yılında Rusya’dan Stalin tarafından atıldı. Bütün ülkeler kendisini kabul etmezken. Atatürk’ün yeni kurduğu Türkiye Cumhuriyeti onu kabul etti. Sürgünde yaşadığı 11 yılın en uzun dönemi olan dört buçuk yılını Türkiye’de...









