Telefon etti. Sesi çok üzgündü.” Bir türlü bağlayamıyorum, ne yapsak olmuyor bir sahnenin kurgusu. Rica etsem bir bakabilir misin acaba? Takıldık kaldık kurgu öylece durdu. Filimi bitiremiyorum. George yardımına ihtiyacım var.” dedi. Çaresizliği sesine yansımıştı. “Tamam yarın stüdyoya geliyorum. Öğleden sonra 3 de oradayım” dedim. Aramızda 1400 milden fazla vardı. Ama gitmeliydim, ilk filmini yapanların...
Son Yazılar:
Cumartesi Anneleri ya da Masanın Altındaki Hayalet
Toprağın Altından Vitrine: Kazı Bilgisi Müzeye Ulaşabiliyor mu?
Ali Kazma’nın yeni kişisel sergisi “Oficios de la tinta [Mürekkep Zanaatları]”, Meksiko’daki Franz Mayer Müzesi’nde!
Genç Hitler‘in Viyana yılları
ÖTEKİ YEŞİLÇAM – UÇURUMDAKİ KADIN: TUHAF BİR ‘KENDİNE DÖNÜŞLÜ’ ZERRİN EGELİLER FİLMİ
Barnett Newman’ın Devrimi
Beat kuşağı ve Beatnikler hakkında 10 film
Osmanlı’da Bayramın Zarafeti: Bir Kartpostalın Anlattıkları
Göğün Altında (Şiir)
Bir Tiyatro Mirası: Antonin Artaud ve Bali Tiyatrosu
SENDEN YANA
BESBELLİ (ŞİİR)
Döngü (Şiir)
Leyla Qasim’a (Şiir)
Işıkla Yazan Yaprak: Işıkla Yazılan Fotoğraf
FİKRET MUALLA’NIN FİLMİNİ ÇEKMEK VE ANILAR…
Galeri Kev’den Yeni Sergi: Fırat Altındal-Yapısöküm
John Ruskin’in Eseri Modern Düşünce ve Yaşama Etkisi – V
cenneti gördüm (şiir)
Kategori: Kritik
THEODOR WİESENGRUND ADORNO: AYDINLANMA VE KÜLTÜR ENDÜSTRİSİ
Estetik Modernizm, sanatın romantik devrimle başlayan özetleşme sürecinin bir sonucu olarak kabul edilmektedir. Sanatın özerkleşme sürecindeki en kesin araştırmaları yapan düşünür, Baudelaire dir. Baudelaire, burjuvazinin kurduğu rejime özgü tüm kavramlara, kamuya, topluma, ulusal uygarlığa, bilime ve kurumsallaşmış sanata karşıdır. Adorno, Baudelaire‘nin tezlerini inceleyerek, sanatın ancak özerklik sayesinde siyasal ve toplumsal bir öz kazandığını ifade etmiştir....
TRAJEDİNİN SUSKUNLUĞU: ANLATININ -GÜCÜNÜ KAYBEDEN- İFADESİZLİĞİ
Özgür ol[a]mayan düşünce kendisini kendi kavramlardan soyutlayarak, kurtarabilme süreci XVII. yüzyıldaki ‘aydın’ tanımlanmasından bu yana, kendi kurallarını kendi içine hapsederek ‘deney yaratmak’ ve ‘simgeci görüntü’yü kullanabilmeyle koşul[lu] bir öneri haline ‘özgürlüğe ulaşma tekniği’ konusunda Rus düşünürleri temelden sarsacak yeni önermeler sunuyordu. İçe/içeriye dönük olan ve kapanan simge‘nin, biçim düzeyinde alınıp, anlatının her türlü işlevinde [resim/sinema/heykel/mimari/edebiyat/tiyatro]...
ÇEVİRİ VE ÇEVİRMENLİK ÜZERİNE DÜŞÜNCELER
Çeviri, insanlık tarihi boyunca kültürlerarası iletişimin en güçlü araçlarından biri olmuştur. Farklı dillerde üretilen edebiyat, felsefe, bilim ya da sanat metinleri çeviri sayesinde yalnızca kendi ulusal bağlamlarında kalmaz evrensel dolaşıma girer. Bu nedenle çeviri, salt dilsel bir aktarım değil, aynı zamanda kültürel ve entelektüel bir müzakere alanıdır. Tarihsel olarak bakıldığında, antik çağdan Ortaçağ’a, Rönesans’tan moderniteye...
RAKAR: UNUTULMUŞ BİR SOSYAL ADALETÇİ VE ANTİEMPERYALİST ÇİZGİ ROMAN
Günümüzde ülkemizdeki çizgi roman piyasası, kitapçılarda satılan çizgi roman albümlerinden ve aylık periyotta ama fiilen rötarlı yayınlanıp yine ancak bazı kitapçılardan temin edilebilen birkaç çizgi roman dergisinden ibaret. Gazete bayiilerinde onlarca haftalık çizgi roman dergisinin bulunduğu 1960’lı, 1970’li yılların bereketi çok geride kaldı. Gerçi bugünkü yayınların baskı kalitesi çok daha yüksek ve daha özenli bir...
DÜNYA’YA UFOLARI TANITAN ADAM: HANS HOLZER
New York’ta yaşamaya başladığımda, en çok dikkatimi çeken konulardan biri UFO’lardı. Hangi kitapçıya gitsem bu konuda kitaplar bulunuyordu. Arada bir TV’lerde bu konuda detaylı haberler, özel programlar yer alıyordu. Devamlı olarak bilmediğim konuları öğrenmek istememe rağmen, genellikle UFO’larla ilgili konuları öğrenme arzusu duymuyordum. Bir gün Prof. Dr. Hans Holzer’le tanıştım. Viyana doğumlu olan Hans Holzer...
Dijital Bilgi Ekosisteminde Tek Sesliliğe Doğru
Sosyal medya platformlarının giderek merkezîleşen algoritmik yapısı, bilgi akışı, görünürlük ve uzmanlık temsili üzerinde ciddi etkiler yaratmakta. Özellikle “gatekeeper” tabir edilen etkili ve görünür kişiler, bu platformlarda sürekli ön planda tutularak bilgi akışını yönlendiren, adeta birer “ombudsman” gibi davranan figürlere dönüşüyor. Bu kişiler yalnızca geniş takipçi kitleleriyle değil, aynı zamanda maddi imkânları, kişisel bağlantıları ve...
GİTTİ, ÖLDÜRÜLDÜ; TROÇKİ
Senin bir mayıslarını gördük Uğultularla duyduk Kocaman bir çam gibi haykıran Troçki’yi Nazım’ın şiirindeki Troçki, dünya tarihini değiştirecek bir kişiydi. 1917 Bolşevik devrimini Stalin’le gerçekleştiren bu kişi, 1929 yılında Rusya’dan Stalin tarafından atıldı. Bütün ülkeler kendisini kabul etmezken. Atatürk’ün yeni kurduğu Türkiye Cumhuriyeti onu kabul etti. Sürgünde yaşadığı 11 yılın en uzun dönemi olan dört buçuk yılını Türkiye’de...
Miles Davis ile Bir New York Gecesi
Amerika’ya gidince, öncelikle en çok bilgi edinmek istediğim iki konu vardı: Caz ve 1929’daki Büyük Ekonomik Kriz. Bu konuları en detaylı biçimde bir belgesel film yaparak öğrenebilirdim. Ben de Amerika’daki ilk belgeselim olan, Jazz and Great Depression’ı yapmaya başladım. Caza ilgim çok eskilerde başlamıştı. Amerika ise cazın merkeziydi.1929’daki New York borsasının çöküşü ise başta ABD’de...
TENTEN’İN “FAŞİSTLİĞİ” VE SÖMÜRGECİLİĞİ
Çoğumuzun ya da en azından 40 yaş üstü kuşakların çoğunun çocukluktan beri aşina olduğu ve hoş duygularla anımsadığı Tenten hem doğrudan kimi serüvenlerinden hem de dolaylı olarak yaratıcısı Hergé’nin gerçek yaşamından hareketle siyasi açıdan yoğun eleştirilere tabii tutulmuş Belçika menşeili bir çizgi romandır. Bu konuda her ikisi kuşkusuz kısmen örtüşmekle birlikte belki de yaratıcısı Hergé’yi...









