Guillermo Del Toro, son 30 yılın fantastik imgeleminde önemli yer tutan bir sanatçı. Del Toro’nun Chuck Hogan ile birlikte önce roman ardından dizi formatında takipçisi ile buluşan Strain üçlemesinden yola çıkarak onun sinemasında faşizm kavramının ele alışı üzerine düşünmek istiyorum. Faşizm gerçeği, Tel Toro’nun korku ve gerilim ile donanımlı fantastik evreninde tuhaf bir rastlantı olarak...
Son Yazılar:
Tevfik Talha Okan: Mekanın Gerilimleri
Kapitalizmin Kökleri Köleliğe Dayanır
Post-Formal Düşünce Üzerine
Peride Celal: Kurtlar ve Komünistler
Bir Zaman Haritası
Gerçeğin Gölgesinde İdea’nın Karanlık Metafiziği
Cevat Çapan’dan Hatırlayışlar: Sürgünler Ayrılıklar
Salyangoz Haiku dergisi, ikinci sayısıyla okurla buluştu.
Hikâyede Kalmasın
Barış Yıldırım’ın üçüncü şiir kitabı Rüzgâr Dindiğinde: Seyrüsefer Günlükleri çıktı
Strain: Faşizmin Gen Havuzundaki Sevgi Ve Nefret
Medeniyetin Sonunda Odysseus
PETER PAN: KABUSLAR ÜLKESİ – ÇOCUK EDEBİYATI KLASİĞİNİN KUİR KORKU FİLMİ UYARLAMASI
Odysseia, heyecan verici ve gerici bir ağıttır
Anadolu Keçelerini Dünyaya Tanıtan Sanatçı: Selçuk Gürışık
Odyssey ve kültürel sağın tutarsızlığı üzerine düşünceler
Brecht: O küçük insanları severdi
Karanlıktan Gelen Doğum Sonrası Depresyon Alegorisi mi?
Özer Kabaş Salt’ta: Denizaşırı ve Zamanları
Yazar: Rafet Arslan
Herkes Kahraman Olmak İster; Peki Delikanlılık Nedir?
Biz bir toplum değiliz artık- belki de hiç olamadık… Toplumları yan yana tutan şey bir ortak düşe, rüyaya sahip olmak ve onu büyütmektir. Ortak düşler nasıl yaratılır? Her şeyden önce empati ve tahammül gerekir, çünkü toplum dediğimiz şeyi kuran aynılıkları değil farklılıklarıdır. Farklılıklar içinden doğan ortak his ve ruhsallık bir toplum olmanın teminatıdır. Ama ya...
Poltergeist ya da Sinyalsiz Ekrandan Dışarı Fırlayan Dehşet
Son yarım yüzyılın imge dünyasında sinyalsiz ekran görüntüsü neden bu kadar geniş bir yer tutmakta? Neden bu imge, Freud’un tekinsiz mevhumunu incelerken hep geri dönen “bastırılmış olan” metaforu gibi sürekli geri gelmekte; bu yazının temel sorunsalı bu olacak. Sinyalsiz ekranların; Ballard ya da PK Dick gibi kâhin yazarlar ya da Lynch, Haneke, Cronenberg gibi öncü...
Bedreddin’den Gezi’ye- Anadolu’da Halkçı Kültürün Şafağı ve Tasfiye Girişimi (1)
Bir Kopuşun Anatomisi ‘Neden korkuyorsun, ruhumuzun Şeytan’ın eline geçmesinden mi?” “Hayır, ona verecek bir ruhumuz olmamasından.” Kesişen Yazgılar Şatosu/Calvino Türkiye’de sol, modernitenin çalkantılı sularında hem halkla bağ kurmaya çalışmış, hem de halkı eğitilecek bir nesne olarak görme ikileminden hiç kurtulamamıştır. Buna rağmen kültür-sanat alanında bu güne dek canlı kalan yer yer avangart çıkışlar yapma kudretine...
Biz eskiden, İzmirFuar’da DagaDa da Raks ettik sevgili Nisyan!
“Adımların dünya yapıyor.” Bir kadın elinde boombox tape ile gelir, tape’i bir yere koyar, düğmeye basar, çıtır diye bir ses gelir, müzik yükselir, kadın dans eder, dünya dans eder. Dans. – “Buralar yandı.” Şair Nihat Özdal bir gün bana bir kaset-kitap ile geldi. Kaseti kına taktım, kulaklıkları usulca yerleştirip hedefine, gözü kapadım. aktı dizeler, en...
Kırık Örüntü Evrenine Dalış
“Tanrının dudaklarından konuştuğu kadınlar: Sbyl” Walter Burkert Şimdi gözlerinizi kapatın. Ve bir soyut uzay düşleyin. Ama yep yeni bir uzam, sanatçının zihninden, okumalarından ve düşlerinden oluşan. Kuşkusuz ne çekici ve tekinsiz bir imge denizidir bu. Şimdi gözlerinizi açın Sibel Kırık’ın imge dünyasına bakın ve ona düşmekten korkmayın. Formların akışına, lekelerin örüntüsüne, renklerin dansına ve ritmine,...
Güncel Müdahaleler III- Gündemde Neler Var ve İKSV Strike Back!
Sokaktaki insanın bedene/bedenine bakışı ile; sanatçının, bohemin, bipolar ya da şizofrenin bakışı farklıdır. İlk grup normal bir kabullenmeyle işer, dışkılar, sevişir. İkinci grup ise bu eylemler birer sorunsaldır. Salvador Dali’nin büyük masturbatör olması, Antonin Artaud’nun dışkısallık arayışı, Kathy Acker’ın sado-mazoşizmi ya da Junky yazar W. S. Burroughs’un bedeni et olarak ele alışı gibi. Sürrealistler bedeni...
Cyberpunk Kurguya Giriş
Cyberpunk 1980’lerin başında edebiyat, müzik, sinema, çizgi roman ve bilgisayar oyunlarında kendini göstermiş bilimkurgu sanatının bir alt türüdür. Gerek edebi çalışmaları gerekse de kuramvari yazılarıyla akımın önde gelen figürlerinden olan Bruce Syetling cyberpunk’ı bilimkurgunun sokağa inmiş hali olarak özetlemiştir. Cyberpunk ile bilimkurgu ve yaşama döndüyse, peki öncesinde neredeydi? Bilimkurgu; post-apokaliptik senaryolarda yıkım sonrası hayatta kalma...
Güncel Müdahaleler II- Bir Otopsi İhtiyacı
Defne Ayas’ın danışma kurulunca en çok oy almasına rağmen Bienal küratörlüğüne seçilmemesi mevcut iktidara hoş görünmek amacıyla yapılsa da, Vasıf beyin uzun yıllardır inşa ettiği güç alanını yok sayan ve onu muhalefet konumuna sürükleyen bir tavırdı. Bu durum çoktandır sessiz olan bazı kuvvetlerin sahada ağırlığını koymasına yol açtı. Basına verilen ard arda demeçlerle İKSV’nin zaman...
Olmadığım Yerde Huzur
Azınlık Olmanın Hediyesi Azınlık olmak bir yanınla bir çoğunluğun karşısında etkisiz, kaybeden ya da katlanan olmak demektir. Fakat bunun yanında azınlık; edilgen olmayan, yola getirilemeyen, karşıt olan da demektir. En azından uzaktan asi gözükebilir, yer yer ironin cool mevkiinde konumlanabilir azınlık. Mağrur- ben demiştim, vakur- öyle imkânı yok, gururlu- çoğunluktan değilim; deme şansını da hediye...









