Azınlık Olmanın Hediyesi Azınlık olmak bir yanınla bir çoğunluğun karşısında etkisiz, kaybeden ya da katlanan olmak demektir. Fakat bunun yanında azınlık; edilgen olmayan, yola getirilemeyen, karşıt olan da demektir. En azından uzaktan asi gözükebilir, yer yer ironin cool mevkiinde konumlanabilir azınlık. Mağrur- ben demiştim, vakur- öyle imkânı yok, gururlu- çoğunluktan değilim; deme şansını da hediye...
Son Yazılar:
Hiperpolitikadan Sonra Ne Geliyor?
Lambanın İçindeki Karanlık (Öykü)
Sanat Endüstrisinin İklime Etkisi Üzerine Düşünceler
HALİS DOKGÖZ’DEN “TEMASTAKİ İZ AYRINTIDAKİ ŞEYTAN” RAFLARDA
Gülüşümdeki Hançer İpekte Sınanmıştır
Türk Görsel Sanat Eleştirisinde Retorik Estetik ve Gözün Tasfiyesi
Lucky Luke 80 yaşında
LÉVİNAS’IN ÖLÜM, ZAMAN VE ÖTEKİ İLE HESAPLAŞMASI
En Zararlı Varlık İnsana Karşı Benim Yoldaşım Yapay Zeka
BEYOĞLU’NDA 97 ETKİNLİKLE “MUAMMER KARACA TİYATRO BAYRAMI” BAŞLIYOR!
Algoritmik Kapitalizm: Savaş, Kaos ve Düğümler
Otonom’dan Yeni Kitap: Devrimin Neşesi
21. YÜZYILIN GERÇEKLİĞİNDE SANATIN ANLAMI
ZYGMUNT BAUMAN’IN AYNASINDA MODERN İNSANIN SESSİZ ESARETİ
Sanatın Eşiğinde: Bakmak, Anlamak ve Söz Almak
JOHN PERKINS VE ROGER CROWLEY YENİ KİTAPLARIYLA TÜRKİYE’YE GELİYOR
EDWARD SAİD’İN “ENTELEKTÜEL” FİGÜRÜ ÜZERİNDEN ÇAĞIMIZIN VİCDAN KRİZİ
Kıkırdama (Öykü)
1. FETHİYE-ÜZÜMLÜ SANAT VE EDEBİYAT FESTİVALİ
Yazar: Rafet Arslan
Güncel Müdahaleler: İstanbul Sanat Aleminin Nabzı
EKDERDİ! İstanbul sanat sezonu Ekim ayıyla birlikte usulca start aldı. Kimi kesimlerde yazın rehaveti sürerken bazı ataklarda yok değil. Şimdi sanat, tiyatro, müzik başta olmak üzere bir tura başlıyoruz, hazırlanın. Sanat FUARINI SU BASARSA Contemporary İstanbul’un 18. Edisyonu geçtiğimiz hafta izleyiciyle buluştu. Bir kent suçu sayılabilecek Terhane’yi mekân seçen fuara su baskını damgasını vurdu. Galeri...
Sineklerin Tanrısı
Çocukluk hep masumiyetle anılagelmiştir, örneğin çocuklara karşı işlenen suçlar toplumda derin infial yaratır. Benzer bir suç yetişkin birine karşı işlendiğinde, karşılığı gazetelerin 3. sayfa haberleridir. Çocukların işlediği küçük suçlara hoşca bakılır; büyük bir suç işlediklerinde ise toplum sert bir özeleştiri sürecine girerek günah çıkarır. Toplum, çocukları sevmeyen, onlarla anlaşamayan yetişkinlerede hoş gözle bakmaz. Postmodern...
Bir Konser Kaydı: Cenk Taner (Karga)
Zamanın donduğu bir uzamdayım. Oysa ne kadar zordur, böyle bir sözcüğü kurmak. Ve ne kadar tuhaf ve metafizik bir algı-anı başka uzaylarda. Ama burası Kadıköy, hala ilk gençliğimizdeyiz, kulağımın hemen kenarında nereden çıktığı belirsiz bir sivilce.(üstelik hiç tanışmasak daha iyi olurdu) Kusura bakma yaram çok diyor, Cenk Taner ve ben donmuş bir zamanın keyfini Karga’da...
Depresyona Karşı Şiir ya da Direniş
Vahşi bir çağdayız, güncellenmiş bir ortaçağın içindeyiz sanki. Küçücük botlara sığmaya çalışan mülteciler, açılan, kapana ya da duvar örülen sınırlar, savaşlar, ekonomik krizler, her yanda pörtleyen polis devletleri; kıssaca her geçen gün nefes almayı zorlaştıran küresel sistem. Dünya çapında korku, panik dalgaları yaratan, herkesi herkesten şüphe eder pataloji yaratan, kalabalık yerlerden korku doğuran salgın hastalıklar....
Dada/Sürrealizmin Erk ile Çifte İmtihanı
André Breton ve Marcel Duchamp önce dada hareketinin ardından da sürrealizmin en önce gelen fiğürleri oldular. Metnimizde; önce sofra adabı ardından şiirsel eşitlik hakkı üzerinden iki örnekle dada/sürrealizm geleneğinin biyo-politikasına bakış atacağız. Sınıfsal kast sistemleri yanında farklı ideolojilerde yemek yeme eylemi üzerinden ifade edilir. Örneğin sofranın nasıl kurulacağı kadar onun nasıl sunulacağı da ideolojik bir...
Suç Fiili Olarak Dikizleme
Sudaki yansımasından kendi imgesine çarpılan Narkisos’tan, Borges’in öyküsünde çoğaltma gücü nedeniyle korkulan aynalara, Camera obsuca’dan, Benjamin’in altını çizdiği modern yeniden üretme tekniklerine ve oradan herkesin gözetleyici-kaydedici olduğu günümüzün high-tech kültürüne; uygar insanın tarihi bir çeşit izleme-izlettirme uygarlığı ola gelmiştir. 50. yılında bir gözetleme-gözetleme klasiği olan Michael Powell’ın Pepping Tom filmi üzerinden, insan ruhunun karanlık dehlizlerinden,...
Yemek Yemenin Ekonomi-Politiği: Ölüm Kadar Hakikattir!
Eski çağlarda baharı karşılayan şenlikler hasadın bolluk getirmesi, hayvan sürülerinin hastalıklara yakalanmaması için yapılan tören, adak ve ritüeller ile biçimlenirdi. Tanrıların gazabını uzak tutmak ve onların hoşgörüsü kazanarak bolluğun hasıl olmasını sağlayacak bir pozitif enerji yaratmak amaçlanırdı. Kıtlık tehlikeliydi, o sadece açlık değil aynı zaman da huzursuzluk ve savaş demekti. Onun yanında bolluk imgesi, geçmişte...
Entelektüel Bir Pratik Olarak Yamyamlık
İntro “Yeme isteği olmadan sevmek, anoreksik bir durum olsa gerektir.” Jacques Derrida Et insan ruhunun kabuğu ya da örtüsüdür ve insanın et ile ilgili problemi tarih boyunca çözülememiştir. Başkasının etini yeme hasreti; doymak bilmez şehvetin son durağı ya da ötekinin meziyetlerinin iliğine dek sindirilerek sömürgeleştirilmesi imgelerinde sürekli dirilir. George Bataille, Dali resmindeki “göz”...
PROTESTO YILLIKLARI
1500 ‘lerden itibaren aydınlanmacı yazarlar dünyanın tam bir haritası çıkarılamadığı, ortak küresel bir kültür, bilgi birikimi oluşturulamadığı koşullarda dünyanın uzak ve gizil köşelerine düşsel seyahatler düzenlediler. Bu tip yapıtlar düş ufkunu açan bir serüven yazını yaratıyor ve yazarlarının gönlündeki felsefi, dinsel, toplumsal görüşleri aktarmalarını sağlıyordu. Pusulanın keşfi, uzun ve zorlu yolculuklara dayanıklı gemilerin yapımı ile...









