Ana Sayfa Kaya Özkaracalar

Yazar: Kaya Özkaracalar

Yazı
Hızlı Gazeteci’nin ilk, daha karikatürize dönemi (1980-1981)

Hızlı Gazeteci’nin ilk, daha karikatürize dönemi (1980-1981)

Necdet Şen’in yazıp çizdiği Hızlı Gazeteci 1984-1992 yılları arasında Cumhuriyet gazetesinde günlük periyottaki yayını ile anımsanan bir çizgi roman. Hızlı Gazeteci’nin özellikle devrimci bir genç kadını odağına alan ‘Bacı’ başlıklı serüveni çok ses getirmiş, devrimci çevrelerden sert eleştiriler almak dahil kamuoyunda tartışmalara konu olmuştu. Şen, Hızlı Gazeteci’nin ilk prototipini aslında Cumhuriyet’te yayına başlamadan dört yıl...

Yazı
Kaygı: Anımsamak, Direnmektir

Kaygı: Anımsamak, Direnmektir

Günümüz Türkiye sineması günümüz Türkiye’sinin sineması olmaktan çok uzak bir profil çiziyor genel olarak; hem ülkenin gidişatına, hem de bu gidişatın artık bizzat ve doğrudan kendi yaşamlarını da etkileyen/etkileyebilecek hal almasına dair kaygıları ve umut arayışları özellikle son yıllarda zirve yapan insanların nüfusun en az yarısını oluşturduğu, nüfusun en az yarısını oluşturan insanların ruh hallerinde,...

Yazı
PETER PAN: KABUSLAR ÜLKESİ – ÇOCUK EDEBİYATI KLASİĞİNİN KUİR KORKU FİLMİ UYARLAMASI

PETER PAN: KABUSLAR ÜLKESİ – ÇOCUK EDEBİYATI KLASİĞİNİN KUİR KORKU FİLMİ UYARLAMASI

Geçen hafta vizyona giren, tekinsiz bir bebeği odağına almasıyla canavar çocuklar odaklı korku filmleri minvalinde bir film olan Karanlıktan Gelen (Nightborn) hakkındaki yazımın (*) başlangıcında “yalnızca çocuklara şiddet uygulanması değil şiddet uygulayan çocuk imgesinin de bir tabu olarak ana akım sinemanın kırmızı çizgileri arasında” olduğunu kaydetmiştim. Ülkemizde bu Cuma vizyona giren Peter Pan: Kabuslar Ülkesi...

Yazı
Karanlıktan Gelen Doğum Sonrası Depresyon Alegorisi mi?

Karanlıktan Gelen Doğum Sonrası Depresyon Alegorisi mi?

Yalnızca çocuklara şiddet uygulanması değil şiddet uygulayan çocuk imgesi de bir tabu olarak ana akım sinemanın kırmızı çizgileri arasında yer alsa da korku sinemasında canavar ve/veya kötücül çocuk imgesi özellikle son elli yılda sık kullanılan bir imge. Sinema tarihinde psikopat (doğaüstü herhangi bir unsur içermemesi açısından sonraki on yıllardaki muadil sinematik temsillerden ayrılan) bir çocuğu...

Yazı
BABAOCAĞINDAN AYRILMAK DURUMUNDA KALAN SUPERGIRL

BABAOCAĞINDAN AYRILMAK DURUMUNDA KALAN SUPERGIRL

Geçen yıl vizyona giren Superman filmi, Filistin sorununa örtük göndermeler ve bu bağlamda Filistin yanlısı bir tutum içerdiğine ilişkin tartışmalar bir yana, son derece iyi kalpli, hatta belki bir hayli naif, dolayısıyla cana yakın bir Superman portresi perdeye getirmesiyle dikkat çekmenin yanı sıra çizgi roman kökenli “süper köpek” Krypto’yu çizgi film mecrası dışında ilk kez...

Yazı
ÖTEKİ YEŞİLÇAM – UÇURUMDAKİ KADIN: TUHAF BİR ‘KENDİNE DÖNÜŞLÜ’ ZERRİN EGELİLER FİLMİ

ÖTEKİ YEŞİLÇAM – UÇURUMDAKİ KADIN: TUHAF BİR ‘KENDİNE DÖNÜŞLÜ’ ZERRİN EGELİLER FİLMİ

Uçurumdaki Kadın her şeye karşın son tahlilde keskin yargılarla değerlendirmekte zorlandığım bir film. Egeliler’in röntgenci hazlara hitap eder tarzda çıplak pozlarının perdeye gelişi ile filmin lafzi düzeyde eleştirdiği “sömürüye” doğrudan yer verişindeki riyakarlık yadsınamaz. Geçtiğimiz haftalardaki bir yazımda, bir filmin ait olduğu türe veya ekole veya geleneğe dair farkındalık içermesi, bu farkındalığı bariz biçimde yansıtması...

Yazı
İSLAMİ MOTİFLİ KORKU FİLMLERİ: ALPER MESTÇİ VE DİŞE DOKUNUR BİR KORKU FİLMİ OLARAK SİCCİN 9

İSLAMİ MOTİFLİ KORKU FİLMLERİ: ALPER MESTÇİ VE DİŞE DOKUNUR BİR KORKU FİLMİ OLARAK SİCCİN 9

Siccin 9’un meziyeti yalnızca konusunda ve bu konunun senaryolaştırılmasında değil, görselleştirilmesinde de kendini gösteriyor. Yeşilçam döneminde çekilen yerli korku filmlerinin sayısı yaklaşık olarak bir elin parmakları kadardı. 2004’ten bu yana ise yerli sinemada bir korku filmleri patlaması yaşanıyor. Öyle ki artık bir ‘Türk korku sinemasından’ sözetmek mümkün. Korku filmleri günümüzde güldürü filmleri ve romantik filmlerden...

Yazı
ÖTEKİ YEŞİLÇAM: “BANA FİLMLERDEKİ HAYALİN YETER”- KENDİNE DÖNÜŞLÜ BİR ZERRİN EGELİLER FİLMİ

ÖTEKİ YEŞİLÇAM: “BANA FİLMLERDEKİ HAYALİN YETER”- KENDİNE DÖNÜŞLÜ BİR ZERRİN EGELİLER FİLMİ

Oooh Oh! (1978) adlı erotik güldürü filmi hakkında Eleştirel Kültür’de yayınlanan yazımın (*) giriş kısmında “Yeşilçam’daki erotik filmlerde Yeşilçam’a göndermelerle karşılaşılması, hatta tamamen kendine dönüşlülük eksenli Yeşilçam erotik filmlerine rastlanılması ender bir durum değil” saptamasını yapmış, bu minvalde erken ve en bilinen örneklerden birinin Mine Mutlu’nun kendini canlandırdığı, bir grup hayranının Mine Mutlu’yu kaçırıp alıkoymasını...

Yazı
ÖTEKİ YEŞİLÇAM: KUİR MİZANSENLİ AYDEMİR AKBAŞ FİLMİ OOOH OH!

ÖTEKİ YEŞİLÇAM: KUİR MİZANSENLİ AYDEMİR AKBAŞ FİLMİ OOOH OH!

Yeşilçam’da 1970’li yılların ikinci yarısındaki erotik güldürü filmleri (o dönemin terminolojisiyle “seks komedileri”) furyasının en sıra dışı yıldızı Aydemir Akbaş’tı. Bu filmlerin erkek başrol oyuncularının çoğu yakışıklı sayılabilecek, en azından “fiziği düzgün” erkekler iken Aydemir Akbaş ise Agah Özgüç’ün ifadesiyle “keskin hatlı, harita yüzlü, yamuk yumuk yürüyen bir küçük adamdı.” Özgüç, Akbaş’ın erotik güldürülerin ilk...

Yazı
ÖTEKİ YEŞİLÇAM – SALDIRGANLAR’DA TECAVÜZ MİZANSENLERİ VE NAMUS RETORİĞİ

ÖTEKİ YEŞİLÇAM – SALDIRGANLAR’DA TECAVÜZ MİZANSENLERİ VE NAMUS RETORİĞİ

Düşük bütçeli Amerikan istismar sinemasının (*) en tartışmalı janrlarından biri “tecavüz-intikam” filmleridir. En tipik örneklerinde, tecavüze uğrayan bir kadının kendisine tecavüz eden erkekleri öldürmesini öyküleyen bu filmler önce anaakım eleştirmenler tarafından yerden yere vurulmuşlar ancak daha sonra özellikle akademideki film çalışmaları alanındaki bazı yazarlar tarafından daha nüanslı değerlendirmelere tabii tutulmuşlardı. Hatta örneğin feminist Carol Clover...