Sahne Işıkları Söndüğünde: Günlük hayatımda sadelikten yanayım. Yoğun prova ve temsil temposunun ardından zihnimi dinlendirmenin en güzel yolu sessiz ortamlarda kitap okumak ve doğa yürüyüşleri yapmak. Denge ve İlham Kaynağı: Operanın gerektirdiği disiplini özel hayatıma yansıtırken, ailemle ve sevdiklerimle geçirdiğim zaman ruhsal dengemi sağlıyor. Klasik sanatın getirdiği yoğunluğu, evimdeki huzurlu rutinlerle dengeliyorum. Farklı Dönemlerin Etkisi:...
Son Yazılar:
Göğün Altında (Şiir)
Üzgün Serinlik (Şiir)
Ankara ve İstanbul Resminin Plastik, Sosyolojik ve Ekonomik Diyalektiği
Merdivenler (Şiir)
İnsan ve Şiir
Öğrenciler, sınıf ve ırksal baskı karşısında Fransa
Özlem Üner Resminde Bakışın İktidarına Karşı Sessiz Direniş
Sordum Denize (Şiir)
Ağaç ve… (Şiir)
yurdu geniştir şiirin
kıs(s)alar… (şiir)
Her Akşam 8’de (Şiir)
“Das Kapital” Neden Sabırlı? Çin Modernleşmesi Perspektifinden ‘Das Kapital’i Yeniden Okumak
Mélenchon ve Teknofeodalizm: Fransız Solu İçin Strateji Nedir?
Kıyamet Şimdi ve Sonra: Yapay Zekâ, Kapitalizmin Nihai Hedefidir
Misale Masal Hicran (Şiir)
akşam (şiir)
kalbim (şiir)
Soğuk Yazgı (Şiir)
Yazar: Ahmet Özbek
MODERNİZMİN GÖRÜNTÜSEL YAPISI
Bilimden Beyazperdeye Bir Etkileşim ___________ İyi sinema ayrı şeydir, Modern sinema ayrı şey.. ___________ Bazen bu iki nitelik aynı yapıtta birlikte var olur. Bu bir dahilik oyunudur. Ama sinemanın görsel bir sanat olduğunu unutmayın olur mu? Bu görselliğin plastik sanatlardan aldığı çok şey vardır. Karel Reisz John Fowles’ı sinemaya aktarırken tehlikeli bir şey...
YEDİNCİ SANATIN BİZDE BIRAKTIĞI İZLER
Yedinci sanatın bizde bıraktığı izler düz bir anlatıma dayalı bir “hikaye” ile sınırlıysa, bir anlamda çağa ilişkin hiçbir şey yaratamıyoruz demektir. Modern tiyatronun , çağa tanıklık etme anlamındaki başarıları, düşünsel bir sinemaya da yeni olanak kapıları açtı aslında. Sinemanın avantajı, bu bilinenlere çok yönlü görsellik katma şansını sağlamaya yönelik bir şeydi. Bu görsellik ise plastik...
AŞK ÖLDÜRÜR (ÖYKÜ)
1. Uçurum. Vedanın gözyaşları. Büyük bir kırgınlık ve yenilmişlik. İlk kez kendi için ağlamak. Son melankoli. Korku yok. Çünkü asıl yaşamak korkusu sarıyor bir zamanlar aşkla yanan bedenni. Böyle olmamalıydı: (Korkunç kelime) Az sonra bitecek ama…. Damlalar: Boş gözlerle dünyaya bakış. Dehşet yok. Kötü bir sevgiliye sarılmak gibi her şey. Ölüm de öyle… Düşerken ne...
rashomon veya karenina (öykü)
Roy Andersson için Bir kadın gördüm: Geniş tren bekleme odasını arşınlayan; bir bebek arabasını çıplak ayaklarla bir sağa, bir sola sürerek.. Her gün aynı saatte aynı yerde gördüm onu. “Hiroshima Mon Amour”** bakışıyla bir an baktı sanki bana: galiba ağladı. Bir adam, çocuğunu sinirle elinden çekiştirerek peronlara yöneldi: “Uçaktan korkarsan böyle olur, kim çekecek,...
Deniz Kızı (Şiir)
denizde gün ışığı var damla damla eriyor yaz yitik mevsimlerin göbeğinde ılık yaz, senin o zarif bedenin tuzla parıldıyor gün altında titreşen tenini ışık ışık öpüyor kuşlar sen bütün denizlerin uslanmaz, şirin, sevgili kadını: uzaksın biliyorum ölesiye sevdalardan yıllardan beri, ben de sevdim seni, hadi sen de bunu söyle, susuyor upuzun susuyor güneşle çarpışıyor gözleri...
ESKİ BİR KALP AĞRISI İÇİN (ŞİİR)
hangi tanrının esiriyiz -ki, güneş burada nasıl soldu- burada! bu esrarlı bir tarihe uzanan kapılarda leylaklar uzardı: modigliani boynu kadınlar ay yüzüyle tül perdeler aralığından çiçek sulayan parmaklar ayrılık kokardı her yer kapalı bir hüzün kokardı -ıpıssız- karanlık bir yaraydı geçmiş zamanlardan o eski aşklar veda kokardı eksik tanrıların yalnız bıraktığı gönüller her...
AŞK ÜZERİNE ÇİZGİ DIŞI BİR TEZ
yaşamımızın şiiri: kirletilmiş aşk duygusu / SELİM İLERİ Beni mi sordunuz? Dünyanın en yalnız erkeğiyim . Ama fiziki ve ruhsal açıdan değil. Düşlerim/düşüncelerim/fikirlerim yalnız. Bunları acı. Yani demiryolu rayları üzerinde yürürken her an bir tünel/bir tren… Kiminle konuşsam…. “vazgeçilemeyen bir aşk”tan söz ediyor. Ünlü yazarlar da öyle. İyi de herkes için bunu düşünmek doğru değil....
MODERNİZM ÜZERİNE BİR DENEME
İyi sinema ayrı şeydir, Modern sinema ayrı şey.. Bazen bu iki nitelik aynı yapıtta birlikte var olur. Bu bir dahilik oyunudur. Ama sinemanın görsel bir sanat olduğunu unutmayın olur mu? Bu görselliğin plastik sanatlardan aldığı çok şey vardır. Karel Reisz John Fowles’ı sinemaya aktarırken tehlikeli bir şey yapıyordu. Ama o tehlikenin içine korkusuzca ve duraksamadan...
AŞK’IN KANAYAN HİKÂYESİ
sevmek üzerine bir not Selim İleri bıkmadan, yorulmadan toplumdaki sevgisizliği yansıttı kitaplarında. Aslında benim de katilim oldu: Ben de diğer insanlar gibi gündelik ilintileri aşk ya da sevgi sanacaktım, ve bu bakışla sıradan/mutlu biri olacaktım. Oysa dünyanın en iyi, en güzel insanı tarafından sevildim. Çok rastlanır bir şey değildi bu. Yani Fromm’dan Selim İleti’ye...









