Bu yazımda, özgürce resim yapmak isteyen, üstelik kendi portresini yapma cesareti gösteren ilk kadın ressamlardan söz etmek istedim. Çok değil, 17. Yüzyıllara kadar kadınların resim yapmasının bile kabul edilebilir bir şey olmadığı düşünülürse, söylemek istediğim şey daha kolay anlaşılır. Bu kadınların birçoğunun cesaretinden etkilendiğimi söylemek isterim. Bir atölyelerinin varlığını duyumsatmak amacıyla, otoportrelerini, kendilerini atölye ortamında...
Son Yazılar:
Hiperpolitikadan Sonra Ne Geliyor?
Lambanın İçindeki Karanlık (Öykü)
Sanat Endüstrisinin İklime Etkisi Üzerine Düşünceler
HALİS DOKGÖZ’DEN “TEMASTAKİ İZ AYRINTIDAKİ ŞEYTAN” RAFLARDA
Gülüşümdeki Hançer İpekte Sınanmıştır
Türk Görsel Sanat Eleştirisinde Retorik Estetik ve Gözün Tasfiyesi
Lucky Luke 80 yaşında
LÉVİNAS’IN ÖLÜM, ZAMAN VE ÖTEKİ İLE HESAPLAŞMASI
En Zararlı Varlık İnsana Karşı Benim Yoldaşım Yapay Zeka
BEYOĞLU’NDA 97 ETKİNLİKLE “MUAMMER KARACA TİYATRO BAYRAMI” BAŞLIYOR!
Algoritmik Kapitalizm: Savaş, Kaos ve Düğümler
Otonom’dan Yeni Kitap: Devrimin Neşesi
21. YÜZYILIN GERÇEKLİĞİNDE SANATIN ANLAMI
ZYGMUNT BAUMAN’IN AYNASINDA MODERN İNSANIN SESSİZ ESARETİ
Sanatın Eşiğinde: Bakmak, Anlamak ve Söz Almak
JOHN PERKINS VE ROGER CROWLEY YENİ KİTAPLARIYLA TÜRKİYE’YE GELİYOR
EDWARD SAİD’İN “ENTELEKTÜEL” FİGÜRÜ ÜZERİNDEN ÇAĞIMIZIN VİCDAN KRİZİ
Kıkırdama (Öykü)
1. FETHİYE-ÜZÜMLÜ SANAT VE EDEBİYAT FESTİVALİ
Kategori: Manşet
ÖLÜLER BAŞ UCUMDA (ŞİİR)
güvertede biriken sularda yerimi aldım kaynıyordu deniz, ben beton tekneler arasında penceresini indirmiş perdesini rüzgâr altı sahiline kilitlemiş biri: “rüzgâr altında vapur var söyle söyle hüseyin, duysunlar ölüler seni tekrar gömsünler kendimize ayıracak zamanımız yok” de evet, biraz ateşim var dümen kovanı söndürüyor beni özlüyorum kalan geleceğimi fora diyorum, halat düzeni çözülsün vira, halatlar yükselsin...
Mike Davis İle Sosyalizm ve Kapitalizmin Suçları Üzerine
RÖPORTAJ: Meagan Day Onlarca yıldır sosyalizmin sadece bir « ceset sayımı » olduğunu duyduk. Mike Davis, Stalin, Mao ve on dokuzuncu yüzyıl kapitalizminin en parlak döneminin sarsıcı soykırımlarını tartışıyor. Bu yaz seçim dalgası ABD sosyalist soluna alışıldıktan çok daha büyük bir izleyici kitlesi kazandırdı. ABD sosyalist solu, sadece siyasi fikirleri için olağanüstü geniş bir dinleyici kitlesi kazanmakla...
YABANCI, İNATÇI, YIKIK: EDEBİYATTA YABANCILAŞMA ÜZERİNE
“Ben bir bütünün parçası değilim, hiçbir şeyle bağım yok, dâhil olamıyorum.”1 –Soren Kierkegaard “Her şey bana yabancı, her şey, bana ait bir insan yok, bu yarayı kapatacak bir yer yok. Burada ne yapıyorum, bu hareketler, bu gülüşler ne anlama geliyor? Buralı değilim – başka bir yerden de değilim. Yüreğimin hiçbir destek bulamadığı bu yerde dünya...
Kaos Sevdalısı Beyaz Yakalılar: Uysallar
Netflix’in Uysallar dizisini seyrederken tekrar düşündüm orta sınıf ve sinema ilişkisini. Senaryosunu Hakan Günday’ın yazığı Onur Saylak’ın yönettiği dizi, Maslak plazalarından bir mimar, estetik ameliyatla eski güzelliğine kavuşmaya çalışan mutsuz işletme mühendisi eşi ve ailesi üzerinden, 80 doğumlu bir kuşağı ve orta yaş krizlerini anlatmaya çalışıyor. İlk bölümdeki ritm problemlerine rağmen diziyi sevdiğimi söylemeliyim. Günday,...
ELOĞLU BOYUNU ELİFLE ÖLÇER BİZİMKİ KARANLIK OBUZA CUMBURLOP ELİFLEMESİNE
Metin Eloğlu’na /Döngeri ettiğinde başını Boyunkıran bir dikkatle bakmaya zorlayan Elif/ – Nerden aarı geldin gördün köpeği? – Durduk yere seğrimez ya sağrısı Ya bir melek tökezledi ya köpek – Her gizde mola m’olur hıyarağası Yürü gerisingeri tamamlansın hikmet dairesi _____ ERKAN KARAKİRAZ’IN YORUMU Yerel ağızlara, buluş/uydurma/kasıtlı-bozulmuş sözcüklere şiirde yer verirken, kendi adıma, tereddüt yaşıyorum;...
Gülüş (Şiir)
İki yarım kalmış iz uçlanmak için çizgileriyle yitik. Oh sokaklar attığım taşları lütfen geri veriniz. Çünkü gözlerim kördü o vakitler. Hoş şimdi de ellerim ortasız, oh oh ne hoş. Günlerim ünlenmemiş öylece geçiyor, oh ne iyi yağmurların bitip ipleriyle ömrümün uluması camlarınızda, duvarlarınızda bir uz gibi baharın. _____ ERKAN KARAKİRAZ’IN YORUMU Hüseyin Doğu’nun ‘Gülüş’ü, sahiciliğini,...
Pencere Boşluğundan Sızan Nemesis
Artık mutfak penceresini kapatamıyordu. Anlaşılan, pencerenin metal düzeneği bozulmuştu. Dışarıdan esen rüzgarın duyulduğu bir boşluk oluşmuştu. Füzeler uçuşuyordu dışarıda. Bölgede tekrar bir yangın olursa dairesinin dumana maruz kalacağından korkuyordu. Akşam olmuştu. Pencereleri karartmak gerekiyordu. « Su uyur düşman uyumazdı » çünkü. Pencereye kalın çarşaflar serdi. Camlar kararmıştı, ışık neredeyse yok olmuştu ama çatlaktan hala hava sızıyordu. İnsanlar...
Gerçeküstü Miras
Bölüm 3- ara sekme- Bu topraklardaki gerçeküstü mirasa dair düzensiz, sıralamasız ve göçebe devam edeceğiz bu ara geçitte. Şimdi kemerlerinizi bağlayın lütfen, başlıyoruz.. Neyzen Teyfik Anadolu tasavvuf düşüncesi; iktidarlarla ile bütünleşmiş dinsel elitlerin tüm dezenformasyon çabalarına rağmen, sürekli çağıldayan heteredoks bir pınar olmuştur. İdrak’a giden pek çok kapı, yol, geçit vardır. Açtıkları kapılar, Taptuk...
Deli İbram Divanı’nı Okumak
“Peki, iyilik mi yaptı bana? Bu ikinci oldu açlıkla sınadığı. Haydi, bir başına olsam ya da yaşlı anam babam sağ olsa da onlarla kırılsam yine şükür derdim. Ya çocuklar? Bu gözleriyle etime batıyorlar. Açlık boz bir köpek ağzı olmuş dolaşıyor bizim evde. “ Mekânsal tasarımı Uzun Ada olarak da bilinen Köstence Adası olan, denizci ada...









