BİR DAĞI YANILTMAK İnsanın öznesi yalnızlığıdır Ne giyerse üstüne onunla zenginleşir Güler insan çoğalır Susar insan serinletir Gider insan, özlemi kabusa döndürür Bir dağı bile yanıltır insan Dağ insanın aymazlığıdır *** AİT OLMAK Aitim, sana mı peki, bunun yanıtı zor O yanıta aitim belki Alkol ve gözyaşı iyidir, aşktan söz etmedim daha Bir yokluğun var...
Son Yazılar:
Ahmet Güntan’a Birinci Mektup
1937 Enternasyonal Fuarının Kayıp Maketleri: Efes ve Bergama Harabeleri
Uzaktan Dokunmak: Bakılmanın Hissi
Felsefe Bilmeden Çağdaş Sanat Yapılabilir mi?
Primitif Sanat ve Uygarlık: Sanatsal Düşüncede İlkel İmgelerin Yeniden İnşası
Ömer Erdem’in Evvel’inde Dilin Kaybettiği Dünya ve Dünyanın Kaybettiği Dil
NÂZIM HİKMET’İN EN KAPSAMLI SERGİSİ “ROMANTİKA” İZMİR’DE AÇILDI
Boşluğun Çağrısı Üzerine: İntihar, Hayat ve Direniş Üstüne Kazı
Cenk Gündoğdu’nun son kitabı üzerine: Yaz Bunaltısı, Yaz Melankolisi
Edebiyatta Teorinin Gerekliliği
Yapay Zeka Devrimi Neden Kapitalizmi Öldürebilir?
Sinopale’nin 10. Edisyonu 2 Eylül’de Üretim Süreciyle Başlıyor!
Yazma Uğraşı, Ockham’ın Usturası Ve Bir Tohum Sözcük
Beste Naz Karaca: Özne Olma Sürecinde Benlik İnşası
“Tek başımayım ve perişanım”: Stefan Zweig, Joseph Roth dostluğu
Yapay Zeka İşlerimizi Ele Geçirmeye Gelmiyor. Ücretlerimizi Ele Geçirmeye Geliyor.
Hızlı Gazeteci’nin ilk, daha karikatürize dönemi (1980-1981)
Epik Tiyatro: Brecht, Öngören ve diğerleri…
2025 Arthur C. Clarke Ödüllü ANNIE BOT Şimdi Raflarda!
Yazar: Ahmet Önel
KIRMIZI ŞAPKALI TESPİT BÖCEĞİ
Kolaylıkla zenginleştirebildiğimiz, kendimize göre yeniden biçimlendirebildiğimiz popüler masal hangisidir? Kırmızı Şapkalı Kız, doğru bildiniz! Öncelikle bir cazibe barındırıyor; evet, yalnızca anlatıcı olmakla yetinmeyin, masal kahramanlarından birinin rolünü de üstlenmek için özel bir çağrı mı bekliyorsunuz yoksa? Rol seçiminde sonuna kadar özgürsüzünüz ama kulağınıza fısıldayıverelim; seçim meselesinin işin içine karıştığı her durumda olduğu gibi, burada da...
GÜNÜMÜZ ÖYKÜSÜNDE YAZINSAL YOLCULUĞUN ROTASI
Öykü yazarı tam da “buldum” dediği anda yitirdiği kahraman için bambaşka bir öyküde ağıtlar yakabilir, ancak kayboluşun; anlatılanla paralel olarak ortaya çıkan o “yok oluşun” hazzını yalnızca kendisiyle paylaşacaktır. Öncelikle bir okur gözüyle belirtmem gerekenlerden yola çıkmalıyım. Öykücü, bir olay aktaran, kısa da olsa bir serüvene çağıran kimliğin ötesine geçmiştir bugün. Bir kimliği, bir iç...


