akşamlarda gidip gelen solgun inat ağzımızda şarabın lekesi söyleşir kimse bilmez vakitsiz öldüğümüzü dostlar ki bizden önce varmış boşluğa altmış yetmiş seksen nolu peronlarda bir yas trenidir yaşamak geçer içimizden alıp götürür gönülden sevincin kamçısını şiddet gülüdür kalan ağrılarında dostlar görmez olur sayısız öteleri gündüzlerde devlet diliyle bastırılan korkular geceler ansızın kundaklar inancı dost sesi...
Son Yazılar:
Daron Acemoğlu ve The Economist dergisi arasındaki sataşmaya dair AI Google-Veysel Batmaz sohbeti
Türk Grafik Sanatından Bir Tuncer Türkkan Geçti
Kusurun İspatı: Yapay Zekâ Paranoyası Yeni Bir İçsansür Rejimi mi Kuruyor?
Kaygı: Anımsamak, Direnmektir
Kültürel Miras Kimin? Devletin, Kentin, Yoksa Hepimizin mi?
Hasan Sarıtaş Gallery: Are You Content?
Kesişen Gerçeklerin Biçimi: Sait Mingü’de “İnsan Doğası”
Tevfik Talha Okan: Mekanın Gerilimleri
Kapitalizmin Kökleri Köleliğe Dayanır
Post-Formal Düşünce Üzerine
Peride Celal: Kurtlar ve Komünistler
Bir Zaman Haritası
Gerçeğin Gölgesinde İdea’nın Karanlık Metafiziği
Cevat Çapan’dan Hatırlayışlar: Sürgünler Ayrılıklar
Salyangoz Haiku dergisi, ikinci sayısıyla okurla buluştu.
Hikâyede Kalmasın
Barış Yıldırım’ın üçüncü şiir kitabı Rüzgâr Dindiğinde: Seyrüsefer Günlükleri çıktı
Strain: Faşizmin Gen Havuzundaki Sevgi Ve Nefret
Medeniyetin Sonunda Odysseus
Yazar: Neval Savak
çakallar kapıda (şiir)
adınız ihanet kurşunu ülkeme doğrultulan aralanan sayfalarda duyulur dünyanın soluduğu hastalıklı boşluk hatırlanmaz hangi anıların güldüğü geceyle gündüzün çelişkisi gibi bir suçluluk gelip oturur soframıza çünkü kendi kanını içmektir tarih arayış çabası bu yol hep isyana çıkar incinmiş okul çatılarında dedim bir ülkeyi sevmek uzun uzun düşünmeye benzer ölümü ve insan çok denklemli...
KARŞILAŞMALAR (ÖYKÜ)
“Hiç kimse doğuştan masum değildir.”, diyerek elindeki neşteri ameliyat malzemelerinin bulunduğu metal tepsiye sert bir şekilde kaydırarak bıraktıktı. Yürürken kanlı eldivenlerini ellerinden sıyırıp ameliyathanenin kapısından çıkıp gözden kayboldu. Onu biraz olsun tanımıyor olsam neden bu mesleği seçtiğini sormak isteğiyle bu kadar yanıp tutuşmazdım. Elimde göbek kordonu, kalakaldım. Metal masada solunum cihazına bağlı, kalp atışları giderek...


