Postmodern teriminin felsefeye girmesi ve insani bilimlerde popülerleşmesi, büyük ölçüde Lyotard sayesinde olmuştur. Lyotard’ın “Postmodern Durum” adlı kitabı, terimin felsefe alanında kullanıldığı ilk çalışmadır. Lyotard, her şeyden önce bütünleştirici ve evrenselleştirici kuramlara ve yöntemlere saldırırken tüm kuramsal düzlemlerde ve söylemlerde farklılık ve çoğunluğun bir numaralı yandaşı olarak ortaya çıkmıştır. Söylemlerin heterojenliğini vurgulayan Lyotard, Kant’ı izleyerek...
Son Yazılar:
Anne Carson ile Şiir Üzerine
Yedi Deli Tek Zihin
Hiperpolitikadan Sonra Ne Geliyor?
Lambanın İçindeki Karanlık (Öykü)
Sanat Endüstrisinin İklime Etkisi Üzerine Düşünceler
HALİS DOKGÖZ’DEN “TEMASTAKİ İZ AYRINTIDAKİ ŞEYTAN” RAFLARDA
Gülüşümdeki Hançer İpekte Sınanmıştır
Türk Görsel Sanat Eleştirisinde Retorik Estetik ve Gözün Tasfiyesi
Lucky Luke 80 yaşında
LÉVİNAS’IN ÖLÜM, ZAMAN VE ÖTEKİ İLE HESAPLAŞMASI
En Zararlı Varlık İnsana Karşı Benim Yoldaşım Yapay Zeka
BEYOĞLU’NDA 97 ETKİNLİKLE “MUAMMER KARACA TİYATRO BAYRAMI” BAŞLIYOR!
Algoritmik Kapitalizm: Savaş, Kaos ve Düğümler
Otonom’dan Yeni Kitap: Devrimin Neşesi
21. YÜZYILIN GERÇEKLİĞİNDE SANATIN ANLAMI
ZYGMUNT BAUMAN’IN AYNASINDA MODERN İNSANIN SESSİZ ESARETİ
Sanatın Eşiğinde: Bakmak, Anlamak ve Söz Almak
JOHN PERKINS VE ROGER CROWLEY YENİ KİTAPLARIYLA TÜRKİYE’YE GELİYOR
EDWARD SAİD’İN “ENTELEKTÜEL” FİGÜRÜ ÜZERİNDEN ÇAĞIMIZIN VİCDAN KRİZİ
Kategori: Manşet
İtalo Calvino’da Anlatı Mantığının Ağ Örgülü Doğası
Şehirler vardır; uğramadan şöyle yanından geçtiğiniz. Şehirler vardır; ilk defa uğradığınız ve bir daha dönmemek üzere terk ettiğiniz. Şehirler vardır; bir kere ziyaret etmeye görün, bir daha terk edemediğiniz. “Görünmez Kentler”de[1] İtalo Calvino, Çin’i fetheden Moğol imparatoru Kubilay Han ve Marco Polo’yu sahneye çıkardı. Calvino, “Bin bir Gece Masalları”nı andıran hiper metni için anlatısal hayal...
KIRMIZI GÖMLEK (ŞİİR)
her rüya gördüğünü gizliyor bir başkasının limon ve sirkelerini en beklenmedik kişiler kaybeder gölgesini ağını atıyorsa deri değiştirenler bir mum da sen yak, ince kâğıda basılmış ateşe dayanamaz, yanar böylesi kör gözüm parmağına alışmış kopar beni, dersi tekrar et dikenli teller atlayarak bulayım seni ben kapalı alemlerde büyümüş bir çocuğum tek kale maçına döndürme...
N A B I Z (ŞİİR)
Sıcak, kalın bulamacında batnın Bula bula kimi buldu yakamoz Kaskatı kalktıysa horoz Bir hücum tetiklenmiştir birden Sevgiyle, nefretle baygınken zevce Boşluğa doğru tek el, evet tek el sadece Bu nabzı bir saat daha uzatmak – İlk vuruşu damarın doksan sekiz yıl önce – Namustur, onurdur bizce Diyor uykusuz bir kamar Çırpınan gövdeye hızla inerken ...
Afrika’nın Sömürgecilik ve Emperyalizme Karşı Entelektüel Direnişi: Sömürge Sonrası Afrika Yazını
Afrika, dünya üzerindeki stratejik konumu ve kapladığı alanda haiz olduğu doğal kaynaklardan dolayı tarihsel süreç içerisinde birçok ülkenin kendi çıkarları doğrultusunda faydalanmak istediği, jeopolitik öneme sahip bir bölge mahiyetindedir. Afrika’yı eşsiz ve aynı zamanda da şanssız kılan tüm bu özellikler şüphesiz ki tarihimizin karanlık yüzlerinden olan “sömürgecilik” kavramının ortaya çıkmasına ve söz konusu kavramın ihtiva...
ESTETİĞİN FELSEFİ DÜŞLERİ
Klasik tarz sanatın egemen olduğu dönemlerde realizm adına görkemli yapıtlar üretildi. Çağ, ‘dönem dönem’ değiştiğinde ise yenilikçi sanatı önemseyenler, fütürizme gönül verenler, eskiyi tekrarlamanın gereksizliğini, belki de olanaksızlığını görebiliyorlardı. Zaten toplumsal, siyasi, politik değişimler ve sosyal gelişme noktalarının varlığı, yeni sanatçıları döneme uygun yapıtlar üretme çabalarına zorladı. Örnekse, empresyonizmin ilk aldığı tepkiler onları yollarından çeviremedi....
Aki Kaurismäki Sinemasında Sosyal Momentin Sınıfsızlaştırılması
“Kauas Pilvet Karkaavat” (Bulutlar Uzağa Gittiler, 1996) toplumsal gözlemi keskinleştiren çerçevesi sayesinde, Aki Kaurismäki’nin en anlatısal filmi olageldi. Gözlem komedisi ve absürdün umutsuzluğu, bu filmde de olduğu gibi, sinemasının ana silahları olarak, dramatik anlatının hizmetine girdiler. Kaurismäki, “Bulutlar Uzağa Gittiler”de Helsinki atmosferine savurduğu insan yazgılarına yaptığı incelikli pikler ve yükselmelerle, izleyiciyi uzağa; Helsinki göğündeki kasvetli...
MASKENİN ARDINDAKİ GERÇEKLER: ŞARLATAN
Belçikalı gazeteci/yazar Thomas Moller Nielsen’ın ünlü Sloven Marksist sosyolog/filozof Slavoj Žižek ve İsrailli tarihçi/yazar Yuval Noah Harari’nin maskelerini düşüren makaleleri, şair/yazar Dolunay Aker’in derlemesi ve şair/çevirmen Burak Bayülgen’in çevirisiyle ilk kez Türkçeye kazandırıldı. Aleni Kitap’tan çıkan ‘Şarlatan (Žižek ve Harari)’ adlı dikkat çekici kitap, akademik camiada hayli ses getireceğe benziyor. Zira kitap, Žižek ve Harari’yi...
SOSYAL GERÇEKÇİ YAKLAŞIMLA SANAT ANALİZİ
Tarihsel süreç içerisinde pek çok değişkenlerden etkilenmiş olan sanat, yeni yollar arama ve kendini ortaya koyma çabalarından ötürü toplumların kültürlerini, insanlığın izlerini geleceğe taşıyan önemli roller üstlenmektedir. Sanat, çok çeşitli etkenlerden tetiklenmekte, bazen tepki olarak kimi zamanda bu etkenlerin yanında yer alarak varlığını ortaya koymaktadır. Sanat, insanların duygularında, bilinçlerinde güzellik anlayışlarında etkili olan subjektif bir...
Virginia Woolf: Delirmemek İçin Ölmeyi Seçenin Hikayesi
Virginia Woolf bir tutunamama varlığıydı. Protagonistleri (başkahramanları) gibi o da bu dünyayı bir kaybolmuşluk arazisi olarak algıladı. Woolf, bir topaç çılgınlığınca dönen zamanın girdaplarında kaybolan silüetimsi bir varlığı andırıyordu. Örneğin, “Yazılmamış Bir Roman” adlı kısa öyküsündeki Minnie Marsh, anlatıcının bir trende kazara karşılaştığı protagonistin adıydı. Sonunda tren durdu, Minnie Marsh aşağı inip, anlatıcının da varlığını...









