Şair kendine giden yolu bulduğunda kendi özünün tınısını sözcüklere dönüştürür. Bu eylem bir doğum anıdır. Eldeki kalem sözü, imi, imgeyi dile getirirken altın tozu gibi bembeyaz kağıda yağar. Gidilecek yollar karanlıksa simge ona ışık taşır, imge dönüşümü talep eder, istektir talepdir, olması gerekenin olmasını ister ; böylece şairin içindeki özgürlük başkalaşarak güneşsi bir güçle donanır....
Son Yazılar:
Anne Carson ile Şiir Üzerine
Yedi Deli Tek Zihin
Hiperpolitikadan Sonra Ne Geliyor?
Lambanın İçindeki Karanlık (Öykü)
Sanat Endüstrisinin İklime Etkisi Üzerine Düşünceler
HALİS DOKGÖZ’DEN “TEMASTAKİ İZ AYRINTIDAKİ ŞEYTAN” RAFLARDA
Gülüşümdeki Hançer İpekte Sınanmıştır
Türk Görsel Sanat Eleştirisinde Retorik Estetik ve Gözün Tasfiyesi
Lucky Luke 80 yaşında
LÉVİNAS’IN ÖLÜM, ZAMAN VE ÖTEKİ İLE HESAPLAŞMASI
En Zararlı Varlık İnsana Karşı Benim Yoldaşım Yapay Zeka
BEYOĞLU’NDA 97 ETKİNLİKLE “MUAMMER KARACA TİYATRO BAYRAMI” BAŞLIYOR!
Algoritmik Kapitalizm: Savaş, Kaos ve Düğümler
Otonom’dan Yeni Kitap: Devrimin Neşesi
21. YÜZYILIN GERÇEKLİĞİNDE SANATIN ANLAMI
ZYGMUNT BAUMAN’IN AYNASINDA MODERN İNSANIN SESSİZ ESARETİ
Sanatın Eşiğinde: Bakmak, Anlamak ve Söz Almak
JOHN PERKINS VE ROGER CROWLEY YENİ KİTAPLARIYLA TÜRKİYE’YE GELİYOR
EDWARD SAİD’İN “ENTELEKTÜEL” FİGÜRÜ ÜZERİNDEN ÇAĞIMIZIN VİCDAN KRİZİ
Kategori: Manşet
2023 YIL SONU EDEBİYAT DEĞERLENDİRMESİ
2023’te yayıncılık faaliyetleri, yarışmalar, festivaller, dinletiler, söyleşiler, paneller, sosyal medya yayınları, zaman zaman olumsuz içerikte örneklerle varlık gösterdiler. Kişisel çatışmalar, intihaller, kutuplaşmalar, sözlü/yazılı linç girişimleri, eleştiriye tahammülsüzlük, ölçütsüz gelgeç yargıların artışı, ekonominin seyrinden kaynaklı alım gücünün düşüşü gibi unsurlar, yazın tarihine kalacak eserin/yazarın önüne geçti. Bu durum, önceki yıllardan çok farklı değil aslında. Bu türden...
Görsel İletişim ve Zihin: İdeolojiyi Anlamak ve Çözmek
“Görsel iletişim” beş duyunun kamusal ve mekânsal olan ikisi ile (işitmek ve görmek)[2] ideoloji ve gerçekliğin birbirleriyle olan üçlü karşıtlığı ve etkileşimi sürecinde yapılandırılır. [Görsel iletişim = (Görmek / İşitmek) + İdeoloji + Gerçeklik] Tarih boyunca merkezi ve kitlesel olarak üretilen görkemin (büyünün), gücün (korkunun) ve gizemin (arzunun) iletişimi olarak sürekli bir akış içindeki ideoloji[3]...
YİRMİ YILLIK YOLCULUK-BU BİR SÖYLEŞİ KİTABIDIR
Uzun zaman önceydi. Parkta buluşacaktık. Saçları dağınıktı. Belli ki uykusuzdu. Üstü başı dökülmüştü zira yaralanmış bir yaşamın çiğneyip attığı herkesin üstü başı dağılırdı. Bir derdi vardı hayatla. Bense okuduğum kitapların içimde neye dönüşebileceklerini düşünüyordum. Zor yıllardı. Biz gençken herkes yaşlıydı. Belki de hayatımızın en büyük eksikliği buydu. Çocukları görmüyorduk. Yaşlıydı herkes ve ciddiydi. Dans ederken,...
Yüzeydeki Umut ya da Yırtık Hava
Resimde modernliği önemli ölçüde doğaçlama duygusunun gelişmesi olarak da görmek mümkün mü? Uçu açıklık, belirsizlik, erime, formsuzluk, hız ve zamansallık. Doğaçlama öncelikle özgürlük duygusunu pekiştirir ve sınırsızlığa bir davet içerir. Çağdaş sanatın diğer önemli yönü ise, doğaçlamaya eşlik eden bir katılım yani “çoklu bakışı” talep etmesidir. Bu doğaçlama ve eskiz eğilimi olgunlaşmasaydı yirminci yüzyılın en...
Güncel Müdahaleler III- Gündemde Neler Var ve İKSV Strike Back!
Sokaktaki insanın bedene/bedenine bakışı ile; sanatçının, bohemin, bipolar ya da şizofrenin bakışı farklıdır. İlk grup normal bir kabullenmeyle işer, dışkılar, sevişir. İkinci grup ise bu eylemler birer sorunsaldır. Salvador Dali’nin büyük masturbatör olması, Antonin Artaud’nun dışkısallık arayışı, Kathy Acker’ın sado-mazoşizmi ya da Junky yazar W. S. Burroughs’un bedeni et olarak ele alışı gibi. Sürrealistler bedeni...
Jerry Saltz Yapay Zeka Süperstarı Refik Anadol’a Karşı
Saltz, MoMA’daki son enstalasyonuna itibar etmeyerek Anadol’u kızdırdı. Bir dijital sanat eserini ekran koruyucuyla karşılaştırmak saygısızlık olarak nitelendirilebilir mi? Ünlü yapay zeka sanatçısı Refik Anadol ile New York Magazine’in kıdemli sanat eleştirmeni Jerry Saltz arasında sosyal medya üzerinden süren tartışma Şükran Günü hafta sonunda X’te tam bir kavgaya dönüştü. Olay sanat eleştirmenlerinin rolüyle ilgili asırlık...
Veysel Batmaz’dan 13 Derste Otoriteryen Kişilik
“Orhan Kemal Adorno’yu okudu mu?” Savaşlarla, sınır ötesi operasyonlarla, göçmenlik, kimlik, sosyal statü sorunlarıyla boğuştuğumuz bir zamanda yaşıyoruz. Böyle zamanlarda tarihte pek çok kez olduğu gibi neo-Nazist, faşist eğilimler de dünya çapında görünür olmaya başlıyor. Peki, “insanın biyolojik bir örgütlenmesinin sonucunda zorunlu olarak ortaya çıkmış olan otoritenin türevinin belli bir durumda politik güç haline gelerek...
YAZILAMAYAN ŞİİR
farklıdır yazılmayan veya birçok hiç bitirilmeyen şiirden —siste kaybolan, rüzgârsız enlemlerde başıboş sürüklenen teknelerden, işe yaramaz haritalardan, yitirilen sulardan— Yazılamayan şiirde yoktur hiçbir tehlike, hiçbir ağır anlam yükü, hiçbir anlam. Ki bu, onun ihtişamıdır, bu şekilde imkânsızın simgesine dönüşür, başarısızlığın ya da kaybın değil. Böylece rüzgâr yükselir. Gün...
Cyberpunk Kurguya Giriş
Cyberpunk 1980’lerin başında edebiyat, müzik, sinema, çizgi roman ve bilgisayar oyunlarında kendini göstermiş bilimkurgu sanatının bir alt türüdür. Gerek edebi çalışmaları gerekse de kuramvari yazılarıyla akımın önde gelen figürlerinden olan Bruce Syetling cyberpunk’ı bilimkurgunun sokağa inmiş hali olarak özetlemiştir. Cyberpunk ile bilimkurgu ve yaşama döndüyse, peki öncesinde neredeydi? Bilimkurgu; post-apokaliptik senaryolarda yıkım sonrası hayatta kalma...









